Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5440 E. 2026/3052 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5440
Karar No
2026/3052
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/676 E., 2024/354 K.

Mahkeme kararı davacılar vekili, davalı Hazine vekili, davalı TOKİ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılmış iken, yargılama sırasında ihdas ve imar suretiyle tapuya tescil edilen taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucunda,...ili, ...ilçesi,... Mahallesi çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmaz tescil harici bırakılmış, bilahare dava tarihinden sonra 2009 yılında ihdasen tapuya tescil edilmiş ardında imar uygulaması kapsamında gösterilen dağıtıma tabi tutulmuştur.

Davacı ...vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları gösterilen taşınmazın davacı tarafından imar-ihya edildiğini, 1972 yılından beri aralıksız ve çekişmesiz olarak malik sıfatıyla kullanıldığını bitişikteki 1208 sayılı parselin davacıya babasından kaldığını ve babasının ölümüyle davacı tarafından tasarruf edildiğini açıklayarak dava konusu taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine, ... ve...... vekilleri, dava konusu taşınmazda imar-ihya işlemlerinin yapılmadığını, taşınmazın TMK'nın 641. maddesi kapsamında kalan yerlerden olduğunu, taşınmazı kapsayan imar planlarının mevcut olduğunu, tescili istenen yerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığını ileri sürmüş ve davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, hava fotoğraflarından istifade edilmesi ve ziraat mühendisi bilirkişiden rapor alınması suretiyle taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesi, dava konusu taşınmazın imar suretiyle hangi parsellere dağıtıldığı yöntemince belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinen önceki tarihli bozma kararlarına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile karar yerinde gösterildiği haliyle hükme esas bilirkişi raporunun sonuç bölümünün hüküm olarak tesisine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, davacı...ün, kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz bölümünün adına tescili istemiyle imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak dava açtığı, taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 19 94... yıllarında imar uygulaması yapıldığı, yargılama sırasında da nizalı taşınmaz bölümünün “ihdas 3” numarası ve 7.956,19 metrekare yüz ölçümüyle imar uygulamasına alındığı, 2009 yılında taşınmazın bulunduğu yerde çeşitli imar parsellerinin oluştuğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olduğu gibi hükmün infazının kabil olduğunu da söylemek güçtür. Bilindiği üzere, Mahkeme kararları her türlü çelişkiden uzak, infazı elverişli şekilde ve uyuşmazlığın çözümü ile hakkın tesisine imkan verecek nitelikte olmalıdır. Somut olayda, Mahkemece bilirkişi raporunun değerlendirme ve sonuç kısmı aynen hüküm olarak alınmış, sözü edilen kararın infazının ise kabil olmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan bozma ilamında açıkça değinildiği halde taşınmaz yönünden yürürlük bulan imar planının hangisi olduğu, bu imar planında davacının iddiasına konu taşınmazın hangi imar parsellerine isabet ettiği yöntemince belirlenip, niteliği itibariyle tescile tabi olmayan yahut dava dışı 3. kişiler adına imar suretiyle tapuya kaydedilen taşınmaz bölümleri var ise bunlar ayrı ayrı belirtilmemiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.

Doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle, nizalı taşınmaz bölümü yönünden yürürlük bulan en son ve güncel imar planının hangisi olduğu belirlenmeli, taşınmazın imar uygulamasıyla hangi imar parsellerine dağıtıldığına ilişkin belediye encümen kararları, şüyulandırma cetvellerinin tamamı, şekilde tüm intikalleri gösterir, kütük sayfalarını da içerir tedavüllü tapu kayıtları getirtilip dosya arasına alınmalı, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra, imar işlerinden anlayan 3 kişilik fen bilirkişi kurulu heyetinden, nizalı taşınmazın ne şekilde imar uygulamasına alındığı, taşınmazın imar uygulamasıyla hangi imar parsellerine dağıtıldığına ilişkin denetime elverişli rapor alınmalı, imar sonucunda imar yoluna yahut kamu hizmetine tahsis edilmiş parseller ile dava dışı 3. kişilere ait taşınmazlara isabet eden bölümler yönünden iktisap koşulları oluştuğu taktirde ancak davacı yararına mülkiyetin tespitine hükmedilebileceği yönü üzerinde durulmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek HMK’nın 297. maddesi uyarınca infazı kabil, hakimin vardığı sonucu ve gerekçeyi içeren, bilirkişi raporunun alıntılanmadığı, uyuşmazlığın çözümüne yarayacak şekilde karar verilmelidir.

Açıklanan nedenlerle davacılar vekili ile davalı Hazine vekili ve davalı TOKİ vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Davacılar ile davalı TOKİ tarafından yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine, Dosyanın kararı veren ...(Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5440, K. 2026/3052, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5440-e-2026-3052-k-2f376f1e8d64