Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5845 E. 2026/3118 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5845
Karar No
2026/3118
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/91 E., 2024/131 K.

Mahkemece verilen karar, birleştirilen davada davacı ... vekili, asli müdahil ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R -

Dava, tapusuz taşınmazın mülkiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.

Dava konusu bölüm,... ili,...lçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan ve 28.11.1975 tarihinde yapılan kadastro sırasında 4 parsel numarası ile 70.650, 00... yüz ölçümlü olarak belirlenip genel mahkemede davalı olduğu belirtilerek malik hanesi açık bırakıldıktan sonra 54.210, 00... yüz ölçümündeki kısım hükmen tescil harici bırakılmıştır.

Asıl davada davacılar; 1975 yılında tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava dilekçesinde sınırları belirtilen taşınmazlara davalıların yaptığı haksız müdahalelerin önlenmesini istemiş, birleştirilen davaya da asli müdahil talebinde bulunarak sular altında kalan taşınmazların mülkiyetinin kendilerine ait olduğunun tespitini istemişlerdir.

Yargılama sırasında asıl davanın davacıları açtıkları davadan feragat etmişlerdir.

Birleştirilen davada davacı ... vekili; hükmen tescil harici bırakılan ve baraj suları altında kalan taşınmaz bölümü hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak bu bölümün mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitini istemiştir.

Yargılama sırasında 20.09.2021 tarihli dilekçe ile ..., dava konusu bölüm hakkında 1938 tarihli vergi kadı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak asli müdahele talebinde bulunmuştur.

Davalı Hazine vekili, ... vekili, ... vekili ve ... vekili; yargılama sırasında ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Mahkemece; davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda gösterilen 54.210, 00... 'lik kısmın mülkiyetinin davacı ...'e ait olduğunun tespitine dair verilen karar, davalı Hazine ve DSİ vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.12.2020 tarihli ve 2019/1760 Esas, 2020/6336 Karar sayılı kararıyla; “6360 sayılı Kanun gereğince Arguvan Belediye Başkanlığına ve... Büyükşehir Belediye Başkanlığına husumet yaygınlaştırılıp taraf teşkilinin sağlanması, işin esası yönünde yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, taşınmazın baraj suları altında kalmadan önceki niteliğinin belirlenmesi için hava ve uydu fotoğraflarından yararlanılması, çekişmeli taşınmaz kamulaştırılan alan içerisinde kaldığından DSİ Bölge Müdürlüğünden kamulaştırma evrakının getirtilmesi, kadastro tespit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması'' gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanıkların beyanları itibari ile dava konusu taşınmazın köylülerin ortak malı olduğu, köylülerin bu yeri beraberce kullandıkları, malik sıfatıyla zilyetlik sıfatının oluşmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre birleştirilen davada davacı ... yönünden zilyetlikle mülk edinme koşulları, özellikle nizasız fasılasız zilyetlik koşulunun oluşmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ... vekili tarafından ve davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriğine göre Mahkemece ...'in asli müdahillik talebinin kabulüne karar verildiği halde asli müdahilin talebi hakkında olumlu yahut olumsuz karar verilmediği gibi asli müdahilin karar başlığında dahi isminin yer almaması hususu isabetsizdir.

Kabule göre de asıl dava hakkında feragat nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esastan reddine karar verilmesi doğru değildir.

Yukarıda Açıklanan nedenlerden ötürü; Birleştirilen davada davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz istemlerinin ayrı ayrı reddine,

Asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davacı ... ve asli müdahile iadesine, Dosyanın... 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5845, K. 2026/3118, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5845-e-2026-3118-k-488425a0791b