Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4184 E. 2026/2067 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4184
- Karar No
- 2026/2067
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/222 E., 2022/316 K.
Mahkeme kararı davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı asil ... ve vekili Avukat ..., davalı asil ... geldi. Davacı adına gelen olmadı. Davalı asiller ve vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.02.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Tarım İl Müdürlüğü tarafından hayvan küpesi ve aşısı satın alındığını, kurumda görevli davalılar tarafından 224.223,00 TL tutarındaki malzeme bedelinin satıcı firmalara ödenmediğinin müfettiş incelemesi sonucu ortaya çıkması sonrası Bakanlık tarafından firmalara ödendiğini belirterek uğranılan zararın giderilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; ... İl Tarım Müdürlüğünde döner sermaye ambar memuru olarak görev yaptığını, para ile fiziki teması bulunmadığını, müfettişin merkez ilçenin sayımını yapmadığını ve hesaba katmadığını, hayvan küpelerinin satın alınan fiyatın altında satışının yapıldığını ancak bunun sebebinin idarenin yaptığı kampanya olduğunu, müfettişin bunu dikkate almadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde; 1995-2005 yılları arasında ... Tarım İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğünde şube müdürü olarak çalıştığını, 2005 yılında emekli olduğunu, çalıştığı dönemde ilaç ve aşı zayii ve imhasının asgari düzeyde kaldığını, 2004 yılı sonunda daha çok alınmaya başlanan kulak küpesinin yarı fiyatına satılmaya başlandığını, alınan aşı, ilaç ve küpelerin döner sermaye işletmesi ambar memuru ...'e teslim edildiğini, döner sermaye işletmesini denetleme yetkisi bulunmadığını, mali sonuçların şube müdürünün yetkisinde olmadığını, müfettiş raporlarında belirtilen ödenmemiş faturaların çoğunluğunun 20 06... yıllarına ait olduğunu, aşı imhalarının da aynı yıllarda olduğunu, sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde; ... Tarım İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğünde veteriner hekim olarak çalıştığını, dava konusu olaydaki sorumluluğunun denetim esasına dayandırıldığını, hiçbir denetim yetkisi bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.04.2015 tarihli ve 2007/271 Esas, 2015/201 Karar sayılı kararıyla davalı ...'ün zimmet suçundan mahkum olduğu, diğer davalılar ... ile ...'in ise döner sermaye saymanlığını denetleme görevlerini ihmal etmeleri nedeniyle haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, ceza davalarında verilen hükümlerin fiilin fail tarafından işlendiği, hukuka aykırılığın varlığı ve maddi olgulara ilişkin tespitin hukuk hakimini bağlayacağı, davalıların bu zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 224.223.00 TL'nin davalıdan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Dairenin 01.06.2020 tarihli ve 2018/461 Esas, 2020/1408 Karar sayılı ilâmı ile; " ...Dosya kapsamından, davalıların ... Tarım İl Müdürlüğünde görev yaptığı, hayvan küpesi ve aşısı satışı yapılmak üzere alım yapıldığı, yapılan sayım sonucunda satın alınan hayvan küpesi ve aşısının bulunamadığı, davacı kurum tarafından dava konusu malzeme bedelinin firmalara ödendiği, ödenen bedelin davalılardan tahsili talepli işbu davanın açıldığı, davalılardan ...’ün zimmet, davalılardan ... ve ...’in ise denetim görevi ihmal suçundan yargılandığı, mahkemece davalıların görevlerine dayalı sorumlulukları olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadan, bu konuda bilirkişi incelemesi de yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu eylem nedeniyle oluşan zarardan temyiz eden davalıların sorumluluğunun nedeni izah edilmeden adı geçen davalıların da sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Mahkemece, öncelikle temyiz eden davalılardan ... ve ...’nın davaya konu zararın gerçekleşmesinde görev tanımları doğrultusunda sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, sorumlu olmaları durumunda ise zarar kapsamının gerekirse konusunda uzman bilirkişiden alınacak raporla tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıların görevde bulundukları süre ile orantılı olarak davalı ...'ün 218.074,20 TL, davalı ...'ın 113.180,51 TL ve ...'in 104.893,69 TL zarardan sorumlu olduğu kanaatinde bulunulduğu, Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2012 tarihli 2010/150 Esas-2012/97 Karar sayılı kararı ile tüm dosya kapsamından; ambar memuru olarak görev alan ...'ün 2005-2007 yılları arasında satın alınan aşı, küpe ve malzeme bedellerinin satıcı firmalara ödenmediğinin müfettiş incelemesi sonucu ortaya çıktığı, davalının zimmet suçundan kesinleşmiş mahkeme kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, diğer davalılar ... ile ...'in ise görevlerini ihmal etmeleri nedeniyle hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, hükme esas alınan Yargıtay içtihatlarına uygun ve denetime elverişli 25.04.2022 tarihli heyet raporu ile davacı kurumun toplam zararının 218.074,20 TL olarak belirlendiği, ceza davalarında verilen hükümlerin fiilin fail tarafından işlendiği, hukuka aykırılığın varlığı ve maddi olgulara ilişkin tespitin hukuk hakimini bağlayacağı, davalıların bu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı idarenin davayı açmakta haklı ve hukuki yararı olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 218.074,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ...'nın 113.180,51 TL'den, davalı ...'in ise 104.893,69 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; raporda belirtildiği üzere döner sermaye işletme müdürlüğü ile ilgili bir sorumlulukları olmadığını, davalının kurumda veteriner hekim olarak çalıştığı başka sorumluluk ve yetkisi bulunmadığını, davalının şube müdürlüğü vekilliğine dair resmi bir olur yazısı olmadığını, kısmen kabul kararı verilmesine rağmen yargılama gideri ve harçların tamamından sorumlu tutulduğunu ret kısmı için hükmedilen vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun aleyhe kısımlarını kabul etmediklerini, hayvan sağlığı şube müdürünün mali işlerle ilgili denetleme ve kontrol yükümlülüğünün bulunmadığını, mali konularda hiçbir yetkisi olmadığını, il özel idare kaynaklarıyla yapılan küpe ücretlerinin ödenmemesi konusunda ise ödemelerin il müdürlüğü imzası ile yapıldığını, görevlendirmeden de denetim ve kontrolden de davalının sorumlu olmadığını, kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; kurum zararı nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Davalı ... hükmedilen tutarın 104.893.69 TL'sinden sorumlu tutulmasına rağmen harç ve yargılama giderinin tümünden sorumlu tutulmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438/7 hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin tüm ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 3 numaralı bendine (Davalı ... 7.165.28 TL'sinden sorumlu olmak üzere) ve yine hükmün 7 numaralı bendine (Davalı ... 6.968,18 TL'sinden sorumlu olmak üzere) ibarelerinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'ya yükletilmesine, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan ...'e verilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.