Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/596 E. 2026/3028 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/596
Karar No
2026/3028
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/106 E., 2025/205 K.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

...ili, ...lçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan taşınmaz 1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılmıştır.

Davacı ...; tespit harici bırakılan taşınmaz bölümleri hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır.

Davalı ... Belediyesi vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; kararın davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, “ hava fotoğrafı incelenmesi, üç kişilik ziraat mühendisi, üç kişilik harita ve jeodezi mühendisi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmasına” değinilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile (C) ile gösterilen bölümün tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline karar verilmiştir. Ne var ki; Mahkemece, işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Dosya içeriğinden; dava konusu taşınmaz bölümünün bulunduğu yerde yargılama sırasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 11. maddesine istinaden kadastro tespitinin yapıldığı,11.10.2021 tarihinde, çekişmeli taşınmaz bölümü hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği ve taşınmazın 1 01... parsel numarası ve 70.037,88 metrekare yüz ölçümü ile “betonarme depo ve tarla” vasfıyla Hazine adına kayıtlandığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesinde; mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu Mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyalarının Kadastro Mahkemesine re'sen devrolunacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında Mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir.

Hâl böyle olunca; Mahkemece kadastro tespiti yapılan taşınmaz bölümü hakkında görevsizlik kararı verilerek dosyanın re'sen Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Halfeti 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-3. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/596, K. 2026/3028, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-596-e-2026-3028-k-8d780439aaac