Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/981 E. 2026/3136 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/981
Karar No
2026/3136
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/409 E., 2023/37 K.

Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacılar ... ve ... vekili; murisleri......'ın 23.10.2006 tarihinde vefat ettiğini, davalının, babalarının ikinci eşi olduğunu, muris tarafından sağlığında ... ilçesi, ... 7 73... parsel de kayıtlı taşınmazını mirastan mal kaçırmak gayesi ile davalı eşine tapuda satış işlemi yapılmışçasına temlik edildiğini, satışın gerçek olmayıp asıl amacın taşınmazın davalıya bağışlanması yönünde olduğunu ileri sürerek tapunun iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, aşamada, davanın terekeye iade istekli olması nedeniyle terekeye temsilci atanması için açılan davada ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.02.2010 tarihli ve 2009/41 Esas, 2010/101 Karar sayılı kararı ile Avukat ...'ın tereke temsilcisi olarak atanmasına karar verilmiş, davacılar vekili davanın miras hissesi oranında mı yoksa terekeye döndürme isteğiyle mi açılıp açılmadığının bildirilmesi hususundaki ara karar gereği sunduğu 07.12.2022 tarihli beyan dilekçesinde davanın davacıların hissesi oranında açıldığı yönünde beyanda bulunmuş olup 08.12.2022 tarihli duruşmada talebini yineleyerek "davaya konu taşınmazın davacıların miras payı oranında iptali talebine ilişkin olduğunu" beyan etmiş, davacıların yargılama aşamasında vefat etmesi üzerine ... mirasçıları adına usulüne uygun düzenlenmiş vekâletname uyarınca yargılamaya devam olunmuş, davacı ...'ın mirasçıları tarafından davanın takip edilmemesi üzerine 16.02.2023 tarihli duruşmada müteveffa ... mirasçıları yönünden davanın işlemden kaldırılmasına ve dosyadan tefrikine karar verilmiştir.

Davalı vekili; satışın gerçek olduğunu, davalının zengin bir aileden gelip adına miras yolu ile geçen taşınmazların eşi tarafından vekaletname ile satıldığını, dava konusu taşınmazın müvekkilin yaptığı katkının karşılığı bile olmadığını, davalının mali gücü taşınmazı iktisaba elverişli olduğundan ve taşınmazın ½ hissesi zaten müvekkili adına kayıtlı olduğundan iddiaların doğru olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin 20.11.2012 tarihli kararı ile; muris......'ın mirasçılarından ... ...'ın davaya muvafakat etmediği ancak aleyhine açılmış bir dava da bulunmaması nedeniyle terekeye mümessil tayini için davacı tarafça ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/41 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı ve Av....'ın tereke temsilcisi olarak atandığı, tanık beyanlarının alındığı, taşınmazın değerinin tespiti için mahallinde keşif yapıldığı ve dava konusu taşınmazın tespit olunan değeri üzerinden davacı vekilince davanın ıslah edidiği, taşınmazın 1/2 hissesinin davalıya ait olduğu ve uyuşmazlık konusunun diğer 1/2 hisseye ilişkin olduğu, dosya içeriğine göre murisin özel bakıma veya paraya ihtiyacının olmadığı anlaşılmakla ve evli çiftler arasında böyle bir satışın teamülden olmadığı ve davalının da satış bedelinin transferine ilişkin belge veya dekont sunmadığı hususları da gözetildiğinde murisin davalı eşine, mirasçılardan mal kaçırmak kastı ile dava konusu taşınmazı satış göstererek devrettiği kanaatine varıldığı açıklanarak davanın kısmen kabulüne ve ... ilçesi, ... 7 73... parsel (eski) yeni ... ilçesi, ... ... Mahallesi 7 71... parsel ve 7 73... parselde kayıtlı taşınmazların davalı adına olan kaydının 1/2'sinin iptali ile; iptal edilen 1/2'sinin dört pay kabul edilerek birer paylarının mirasçılar adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.06.2014 tarihi ve 2014/9536 Esas, 2014/11351 Karar sayılı ilâmı ile; mirasbırakan......'ın 24.09.2006 tarihinde öldüğü, geriye davalı eşi ile çocukları ..., ... ve ...'in mirasçı olarak kaldıkları, murisin dava konusu 7 73... parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 2130 parseldeki 1/2 payını 01.08.1994 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiği, 2130 parselin imar uygulamasına tabi tutulduğu ve 7 73... ve 7 71... parsellerin oluştuğu, 7 73... parselin müstakilen davalı adına kayıtlı olduğu, tüm mirasçıların davaya muvafakat etmemesi nedeniyle terekeye temsilci tayin edilmesi istemiyle davacı tarafından açılan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/41 Esas sayılı dosyasında ...'ın tereke temsilci olarak atandığı ancak anılan kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmakla kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiği, zira terekeye temsilci atanması halinde mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkilerinin sona erdiği, ayrıca dava 7 73... numaralı parsele yönelik olarak açıldığı halde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi gözardı edilerek istek aşılmak suretiyle dava edilmeyen parsellerin kabul kapsamına alınmasının da isabetsiz olduğu belirtilip karar bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; bozma öncesi gerekçeler tekrar edilerek davanın kabulü ile ... ilçesi, ... Mahallesi 7 71... parsel, 7 73... parsel (eski 7 73... parsel) sayılı taşınmazların davalı adına olan 1/2 hissesinden davacı ...'in veraset ilamındaki payı oranında iptali ile davacı ...' in mirasçılarına veraset ilamındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere göre Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi kural olarak doğrudur. Bu bağlamda davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.

Ancak; dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu uyuşmazlığın ...ili, ... ilçesi, (eski ... Mahallesi; ... sonucu ...) ... Mahallesi 7 73... parsel de kayıtlı taşınmaza ilişkin olduğu, hükme konu edilen 7 71... parsel sayılı taşınmaza ilişkin açılmış bir dava bulunmadığı, nitekim bozma ilâmında da bu husus açıkça belirtilmiş olup davacı talebi aşılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün bu yönden bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yürütülen yargılamada 02.12.2014 tarihli duruşmada Mahkemece bozma ilâmında bahsedilen 7 71... parsele ilişkin bir dava olup olmadığının sorulması üzerine huzurda olan davacı vekilince "şu an itibariyle bu konuda herhangi bir dava yoktur" şeklinde açıklamada bulunulduğu ve sonrasında da bu parsele ilişkin dava açıldığına ilişkin dosya içeriğine yansıyan herhangi bir bilgi ve/veya belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim Dairemizin 03.02.2026 tarihli geri çevirme kararı sonrası celbedilen tapu kayıtlarından; 7 71... parsel sayılı taşınmazın tam hisseyle dava dışı...ya ait olduğu görülmektedir. Bu durumda dava konusu edilmeyen ve davada taraf olmayan bir şahsa ait taşınmazın hükme konu edilerek, bozma ilâmında da talep aşımının usule aykırı olduğu hususunun açıkça belirtilmiş olmasına rağmen dava konusu olmayan taşınmaza ilişkin olarak tapu iptal yönünde hüküm tesis edilmesi usul ve kanuna açıkça aykırılık teşkil etmekte olup isabetsizdir.

Diğer taraftan Dairemiz 05.02.2026 tarihli eksiklik talebinin giderilmesine ilişkin yazısı sonrası dosyaya celbedilen tapu kayıt suretlerinden; dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalle adının "... Mahallesi" iken "... (...) Mahallesi" olarak yeniden adlandırıldığı anlaşılmış olmakla hükmün eski mahalle adı ile kurulması infazda tereddüt yaratır mahiyettedir.

Ne var ki anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin temyiz itirazının değinilen yönlerden kabulü ile; hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "Davanın kabulü ile ... ilçesi ... 7 71... parsel, 7 73... parsel (eski 7 73... parsel) kayıtlı taşınmazların davalı adına olan 1/2 hissesinden davacı ...' in veraset ilamındaki payı oranında iptali ile davacı ...'in mirasçılarına veraset ilamındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline" cümlesinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine “Davanın kabulü ile ... ilçesi, ... (...) Mahallesi 7 73... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan 1/2 hissesinin davacı ...'ın ...1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.12.2022 tarihli 2022/2160 Esas, 2022/2054 Karar sayılı veraset ilâmında yazılı 8/32 pay oranında iptali ile davacı ...'ın mirasçıları olan ..., ... ve ... adlarına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısımın davalı üzerinde ipkasına” cümlesinin yazılması suretiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/981, K. 2026/3136, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-981-e-2026-3136-k-dc9e0d05643f