Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/999 E. 2026/3515 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/999
- Karar No
- 2026/3515
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2939 E., 2025/1920 K. DAVA TARİHİ : 17.01.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/36 E., 2021/1287 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 16.11.2012-27.12.2019 tarihleri arasında otomasyon bakım onarım şefi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz şekilde feshedildiğini, çalışma süresi boyunca fazla çalışma yaptığını, 23 Nisan, 19 Mayıs ve 30 Ağustos günlerinde çalışmaya devam etmesine rağmen söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, Şirket bünyesinde gerçekleşen kazada davacının görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğini ve iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işveren tarafından haklı fesih olgusu kanıtlamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının tanık beyanlarına göre ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı, yıllık ücretli izin alacağı talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince bu yönde uygulama yapılmamasının hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, 2. Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, 3. Davacının herhangi bir fazla çalışma ya da ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını, 4. Davacının kullanılmamış veya karşılığı nakden ödenmemiş yıllık izni bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın türü, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir. 1.Dairemiz uygulamasına göre koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan alacak kalemleri bakımından davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı ret kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek açılan belirsiz alacak davasında bu husus, dava tarihi ve Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 26. maddesine göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin haftanın 6 günü 07.30-08.00'den 19.00-20.00'ye kadar çalıştığını ve 23 Nisan, 19 Mayıs ile 30 Ağustos millî bayramlarında da çalışma yaptığını ileri sürmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacı tanık beyanı esas alınarak ayda 10... .00-22.30 saatleri arasında çalışıldığının kabulüyle hesaplama yapılmış; ayrıca ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı da, dava dilekçesinde yalnızca 23 Nisan, 19 Mayıs ve 30 Ağustos günlerinde çalışma iddia edilmesine karşın, bazı dönemler için 4 gün üzerinden hesaplanmıştır. Belirtilen hususlar 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğinden bozmayı gerektirmiştir. 4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 65 gün yıllık izin kullandığı kabul edilerek bakiye 55 gün üzerinden yıllık ücretli izin alacağı hesaplanmıştır. Ancak davacının hizmet süresinin 16.11.2012-27.12.2019 tarihleri arasında 7 yıl 1 ay 11 gün olduğu dikkate alındığında hak kazanılan yıllık izin süresinin ( 14... ) + ( 20... ) = 110 gün olduğu, kullanılan 65 günün mahsubu ile bakiye iznin 45 gün olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, yıllık ücretli izin alacağının 55 gün üzerinden hesaplanarak hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.