Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4023 E. 2026/1709 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4023
- Karar No
- 2026/1709
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2968 E., 2025/1425 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/394 E., 2023/298 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının ... 14. Noterliğinde 13.10.2011 tarih ve ... yevmiye No.su ile düzenledikleri gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu 3 86... parselde bulunan tarlanın satışını düzenlediklerini, müvekkilinin taşınmaza karşılık 10.000 TL'yi peşin olarak ödediğini, taşınmaza ait tapu kaydında 29.06.1999 tarih ve 2070 yevmiyeli beyan ile taşınmazın 3083 sayılı Kanun kapsamında olduğunu, 10.05.2002 tarih ve 1840 yevmiyeli şerhte ise 3083 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre takyitli olduğuna dair şerh bulunduğunu, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nda dağıtılan topraklar üzerinde tasarruf tahdidi başlığı altında yer alan madde 11 'deki istisna gereği müvekkiline devrin zaruri olduğunu, davalı adına tescilli bulunan 3 86... parsel sayılı tarlanın tescilinin iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. Davacı vekili 17.04.2021 tarihli dahili davalı dilekçesinde; mahkemenin 16.04.2021 tarihli ve 2 Nolu ara kararı gereğince Maliye Hazinesinin davaya dahil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu arazinin 3083 sayılı Kanun kapsamında Devlet eli ile tarımsal üretim yapılmak amacıyla topraksız köylüye dağıtıldığını, 3083 sayılı Kanun'un dağıtılan toprakların temliki tasarrufları başlığını taşıyan 11. maddesi ile kayıtlandığını, tapu sicilinin aleniliği ilkesi gereği küçük bir araştırma ile hemen ulaşılabilecek olan bu şerhin görülmemiş olmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili beyan dilekçesinde özetle; 3083 sayılı Kanun'un amir hükmü gereğince taşınmaz mülkiyetinin üçüncü kişilere devrolunamayacağından kanuna açıkça aykırı olarak yapılan sözleşme ve satış sözleşmelerinin de hukuken geçersiz olacağını, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak açılan davanın reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın 31.10.2018 tarihinde Hazine adına kayıt ve tescil edildiğini, davacı ve davalı tarafın söz konusu taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkının bulunmadığını, dolayısıyla Hazine adına kayıtlı bir taşınmazın tapusunun iptalini isteme hak ve yetkisine sahip olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Aydın 1. İdare Mahkemesinin kararıyla idarenin ...'in hak sahipliğini iptal ettiği ve hak sahibi olduğu dava konusu taşınmazı geri almasına ilişkin işleminin hukuka uygun olduğunun sabit bulunduğu, kararın kesinleştiği, Mahkemece idarenin bu işleminin denetlenmesinin mümkün olmadığı, kendi yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı ...'nın kendisine tahsis edilen taşınmaza ilişkin satış vaadinde bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararda isabetsizlik görülmediğinden, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İstinaf sebeplerinin incelenmediğini, 2. 3083 sayılı Kanun şerhi süresinin taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı tarihten önce sona erdiğini, 3. Dava konusu taşınmazın devrinin neden "sakıncalı" olduğu hususunun yargılamada çözülmesi gereken konulardan olduğunu, Mahkemenin DSİ'den gelen yazı uyarınca taşınmazın devrinin neden sakıncalı olduğuna ilişkin değerlendirme yapılması gerektiğini, 4. Gerekirse davacı tarafından hakkaniyete uygun bir ödeme yapılarak taşınmazın mülkiyetinin davacıya intikal edilip edilmeyeceği hususunda araştırma yapılması ile DSİ'den ve Hazineden görüş alınması gerektiğini, 5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesinin hukuka uygun şekilde uygulanmadığını, 6. ... Tapu Müdürlüğünde de taşınmaz üzerinde İlk Derece Mahkemesinin "davalıdır" şerhi bulunmasına rağmen davalı adına olan tapu kaydının silinerek dava konusu taşınmazın hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak Hazine adına tescil edildiğini, müvekkilinin hakkının yargı kararı ile alınmasının engellendiğini ve hakkının gasp edildiğini, 7. 2016 yılı itibariyle taşınmaz satış vaadi sözleşmesi borçlusunun Hazine olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.