Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6331 E. 2026/2039 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6331
Karar No
2026/2039
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1626 E., 2024/1181 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/5 E., 2022/75 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, ....... ili ....... ilçesi ....... köyü/Mahallesi çalışma alanında bulunan 2216 parsel sayılı 16.177,51 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, yargılama sırasında 11.05.2018 tarihinde tapuda TOKİ'ye bedelsiz olarak devredilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu ......... ili ....... ilçesi ........ köyünde bulunan 2216 parsel sayılı taşınmazın ve çevresindeki 60 dönümlük alanın 30 yılı aşkındır müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu ve buna ilişkin 16.01.2014 tarihli kadastro çalışmasında söz konusu taşınmazın zilyetliğinin müvekkiline ait olduğuna ilişkin kadastro tutanağı düzenlendiğini, davalıların herhangi bir haklarının olmadığını ileri sürerek, dava konusu 2216 parsel ve çevresindeki 60 dönümlük alanın tapu kaydının iptaliyle müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ancak eldeki davada davalı olan Hazine yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125. maddesi kapsamında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde ve davalılardan ... tespit maliki olmadığından pasif taraf sıfatı olmadığı, bu nedenle bu davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken her iki davalı yönünden esastan reddine karar verilmesi doğru değil ise de kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan inceleme neticesinde eldeki dava dosyası açısından yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğine ve yeniden esas hakkında karar vermenin doğal sonucunun İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması olmasına göre istinaf edilmeyerek kesinleşen ve istinaf talebinin reddine karar verilen yönler aynen gözetilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı TOKİ yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı Hazine yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 2216 parsel ve çevresindeki 60 dönümlük arazinin 30 yıldan fazla süredir, müvekkili ve müvekkilin atalarının zilyetliğinde ve kullanımında olduğunu, taşınmazlar üzerinde müvekkilinin, hayvancılık ve tarım faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu taşınmazda bulunan evinde ikamet ettiğini, taşınmazı imar-ihya ederek kullanılır hale getirenin müvekkili olduğunu, 2014 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tanzim edilen tutanakta da 1991 yılından beri taşınmazı müvekkilinin kullandığının belirtildiğini, Mahkemece taşınmazın tamamında keşif yapılmadığını, keşfin taşınmazın bir bölümünde yapıldığını ve eksik raporlarla hatalı karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6331, K. 2026/2039, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6331-e-2026-2039-k-27337aa3daec