Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5196 E. 2026/2942 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5196
Karar No
2026/2942
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/267 E., 2024/630 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/10 E., 2021/1 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... köyü çalışma alanında bulunan 1 19... parsel sayılı 325,15 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince .... ... hudutları içinde kaldığı, taşınmazın 2006 yılından beri ... ..., ..., ... kızı ...'ın kullanımında olduğu, taşınmaz üzerinde bulunan kargir değirmenin ... ..., ..., ..., ...'a ait olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla; 1 21... parsel sayılı 3.541,93 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine " 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince ... hudutları içinde kaldığı, taşınmazın 2006 yılından beri ... ..., ..., ..., ...'ın kullanımında olduğu " şerhi yazılarak tarla vasfıyla; 1 19... parsel sayılı 536,90 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 3303 sayılı Kanun'un 3.maddesi gereğince ... Hudutları içinde kaldığı" şerhi yazılarak çalılık vasfıyla; ... köyü çalışma alanında bulunan 1 84... parsel sayılı 4.640,74 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince ... hudutları içinde kaldığı, taşınmazın 1986 yılından beri 2/18 hissesi ... oğlu ..., 2/18 hissesi ... oğlu ..., 2/18 hissesi .... oğlu ..., 3/18 hissesi ... oğlu ..., 3/18 hissesi ... oğlu ..., 6/18 hissesi ... oğlu ...'ın kullanımında olduğu " şerhi yazılarak tarla vasfıyla 2 00... parsel sayılı 4.084,39 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine " 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince ... hudutları içinde kaldığı, taşınmazın 2006 yılından beri ... ...., ... kızı ...'ın kullanımında olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla ve 2 00... parsel sayılı 4.640,74 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince ... hudutları içinde kaldığı, taşınmazın 1996 yılından beri 1/2 hissesi ... oğlu ..., 1/2 hissesi ... oğlu ...'ın kullanımında olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacılar ..., ..., ... ve ... ortak dava dilekçelerinde; davalılardan ... ile ...ın kendilerinin murisi ... oğlu ...'ın baba bir ana ayrı kardeşi olduğunu, diğer davalıların baba bir ana ayrı kardeş olan...'in çocukları olduğunu, kök murisleri ...oğlu ...'in 3 kez evlilik yaptığını,... isimli kadınla yapmış olduğu son evlilikten kendilerinin murisi ...un dünyaya geldiğini, köylerinde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde; Ulus ilçesi ... mevkindeki 1 19... ve 9 numaralı parseller, 1 21... parsel, ... köyü ... mevkindeki 1 84... parsel, ....(... mevkindeki 2 00... parsel, .... mevkindeki 2 00... parsel numaralı taşınmazların orman ile ilişkisi bulunmadığını, orman kapsamı dışına çıkarıldığını, taşınmazların Hazine üzerine tespit edildiğini, taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca uygulaması yapılırken zilyetlik tespitinde hata yapıldığını, .... köyü 1 19... ve 9 parseller, 1 21... numaralı parsel, ... Mahallesi 1 84... , 2 00... ve 2 00... parsel sayılı taşınmazların hatalı tespitlerin iptali ile kök muris ...oğlu ...'den alınacak veraset ilamındaki miras hisseleri nispetinde zilyetliğinin bulunduğuna dair tapunun şerhler ve beyanlar hanesine yazılmasını talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalılar ..., ..., ...,... ..., ..., ..., ... ... ve ... ortak cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazlardan ... köyü 1 19... parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B çalışmaları sırasında orman kapsamı dışına çıkarıldığını, beyanlar hanesinde hiç kimsenin adının yazılmadığını, ... köyü 1 19... parsel sayılı taşınmazın zilyetlikle ilgili tespitin doğru olup taşınmaz üzerinde davacıların hiçbir hakkının olmadığını, dava konusu yapılan 1 19... parsel ve dava konusu yapılmayan 1 21... parselin taraflar arasında sözlü anlaşma ile taksim edildiğini tespit sırasında buna göre yazım işlemi yapıldığını, 1 19... parsel davalılar adına, 1 21... numaralı parselin davacılar adına yazıldığını, davacıların kötü niyetle davalılar adına tespit edilen yere dava açtıklarını, 15.07.1955 tarihli senetin 1 21... ve 1 21... parsel sayılı taşınmazları kapsadığını, davacıların iddia ettikleri senetten sonra bu yerlere kök muris tarafından tapu alındığını, 1971 yılında tapu kaydına geçtiğini, ...köyü 1 21... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerin genel kadastroda ölçülmeden orman parseli içinde tespit edildiğini, 2/B çalışmaları sonucu davalılar adına yazıldığını, yapılan işlemin doğru olduğunu, kadastro tespitinde davacılar adına tespit gören ve tapuya tescil edilen 1 21... numaralı parsel ile orman sınırları dışına çıkarılan 1 21... numaralı parsellerin davacılar adına tespitinin yapıldığını, ...beldesi, ... mahallesi 2 00... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerin ...mevki değil İlit mevki olduğunu, evveliyatında babaları adına tescil edilen 2 00... parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olduğunu, Orman İdaresinin bu parsele karşı dava açması üzerine Ulus Kadastro Mahkemesinin 13.09.2002 tarihli ve 2001/327 Esas, 2002/244 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın 866,72 m²si... ... adına aynı ada ve parsel numarası ile tescil edildiğini, geri kalan 5.818,30 m²si aynı ada son parsel numarası ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tescil edildiğini, ormana ait parsele 2 00... parsel numarası verildiğini, 2 00... parsel sayılı taşınmazın babalarına ait olduğunun kesinleştiğini, 2 00... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacıların hiçbir hakkı bulunmadığını, bu parselin devamı olan Kadastro Mahkemesi sonucu verilen karara göre 2 00... parsel olarak tapuya tescil edilen yerle ilgili 2/B çalışmaları sonucu yapılan ifrazdan sonra 2 00... parsel ve 2 00... parsel sayılı taşınmazlar olarak tespit gördüğünü, zilyetliğinin öncesinde ...'a ait olduğunu, vefatı sonucu bu yerin zilyetliğinin mirasçılarına geçtiğini, ... Mahallesi .... mevkinde bulunan 1 84... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacıların hiçbir hakkı olmadığını ve davacıların zilyetliklerinin bulunmadığını belirterek,m² davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' dava konusu ... köyü 1 19... , 9 ve 1 21... parsel sayılı taşınmazlar başında 09.10.2018 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler taşınmazların ...oğlu ...'a ait olduğunu, 1970'li yıllardaki vefatıyla mirasçılarına intikal ettiğini, mirasçılar arasında taksimin yapılmadığını, taşınmazların en son 1985 yılında ...'in eşi ve çocukları tarafından kullanıldığını, yaklaşık 25-30 yıldan beridir taşınmazların kimse tarafından kullanılmadığını beyan ettikleri, dinlenen davacı tanığı, tespit bilirkişileri ve taraflar da taşınmazların uzun süredir kullanılmadığını ifade ettiği, ziraat mühendisi bilirkişinin sunmuş olduğu raporda dava konusu taşınmazlardan 1 19... -9 parsellerde takriben 25 yıldır, 1 21... parselde 10-15 yıldır tarımsal faaliyet yapılmadığı, üzerilerinde emekle yetiştirilen ağaç bulunmadığını, gürgen, çam, meşe, kavlağan gibi orman ürünlerinin bulunduğunun belirtildiği, kadastro çalışmalarında ... köyü 1 19... parsel çalılık vasfıyla tespit edilip edinme sebebi sütununda kullanıcısı olarak Hazine belirlendiği, beyanlar hanesinde fiili kullanıcısı yazılmadığı, ziraat bilirkişi raporu ve bilirkişi beyanlarıyla bu tespitin birbiriyle uyumlu olduğu, her ne kadar kadastro çalışmalarında ... köyü 1 19... ve 1 21... parsel sayılı taşınmazların tarla vasfıyla bir kısım davalıların kullanımında olduğu tespit edilmiş ise de ziraat bilirkişisi raporu ve bilirkişi beyanlarıyla bu tespitin çeliştiği, taşınmazların kadastro tespit günü ve öncesinde fiilen kullanılmadıkları, beyanlar hanesinde kullanım durumunun gerçeği yansıtmadığı, dava konusu ... Mahallesi 1 84... parsel, 2 00... -151 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde 24.11.2020 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler 1 84... parsel sayılı taşınmazın .. ile bilinen ...'a ait olduğunu, vefatıyla ..., ..., ... isimli çocuklarına intikal ettiğini, mirasçılar arasında taksimin yapılmadığını, davacıların ...'in oğlu ...un mirasçıları olduklarını, taşınmazların en son 2012 yılında ... tarafından buğday ekilmek suretiyle kullanıldığını beyan ettikleri, tespit bilirkişileri de taşınmazda davacıların miras hakkının bulunduğunu, tespitin hatalı yapıldığını ifade etmeleriyle davacıların bu parsele ilişkin iddialarını ispat ettikleri, 2 00... ve 151 parsel sayılı taşınmazların ise evveliyatında ilit namıyla bilindiği ve tek parça olduğu, ... mirasçıları arasında ölümünden sonra yapılan 16.10.1980 tarihli uzlaşma senedi ile davalıların murislerine kaldığı, fiilen davalılar tarafından kullanıldığı keşifteki bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşıldığı, davacıların bu parsellerde davalılarla miras ortaklıkları bulunmaması sebebiyle davanın bu parseller yönünden reddine karar verildiği'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Bartın ili ... köyü 1 84... parselin Hazine adına kadastro tutanağındaki vasıf ve yüzölçümleri ile tapuya tesciline, tapu sicilinin beyanlar hanesine ''3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince ... hudutları içerisinde kalmaktadır. 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır. Bu parsel 1986 yılından beri toplam 48 hisse ile 4 hissesi ...oğlu ..., 4 hissesi ... oğlu ..., 4 hissesi... oğlu ..., 6 hissesi ... oğlu ..., 6 hissesi ... oğlu ..., 12 hissesi ... oğlu ..., 3 hissesi ... oğlu ..., 3 hissesi ...oğlu ..., 3 hissesi ... kızı ..., 3 hissesi ... kızı ...'in kullanımındadır.'' şerhlerinin yazılmasına, ... köyü sınırları içerisinde bulunan 1 19... -9, 1 21... parseller ve ... köyü sınırları içerisinde bulunan 2 00... -151 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarındaki vasıf ve nitelikleri ile birlikte tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ..., ..., ..., ... ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''dava konusu 1 19... parsel yönünden, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın uzun yıllardır boş olduğu, ağaçlarla kaplı olup tarımsal faaliyet yapılmadığı belirtilmesi karşısında tespit tarihinde dava konusu taşınmazın kimsenin kullanımında bulunmadığı, davacı tarafın dava konusu taşınmazı tespit tarihi ve öncesi itibariyle kendilerinin ve ya murislerinin ekonomik amaca uygun şekilde fiilen kullandığı hususunu ispatlayamadığı, davanın reddi yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, 2 00... ve 151 parseller yönünden, ... mirasçıları arasında ölümünden sonra yapılan 16.10.1980 tarihli uzlaşma senedine ve 2 00... parsel yönünden komşu 2 00... parsele (18 parselin devamı olan 2 00... ve 144 parsellere) ilişkin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Ulus Kadastro Mahkemesinin 2001/327 Esas ve 2002/244 Karar sayılı ilamına,2 00... parsel yönünden komşu 2 00... parsele (23 parselin devamı olan 2 00... ve 143 parsellere) ilişkin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Ulus Kadastro Mahkemesinin 2001/443 Esas ve 2002/223 Karar sayılı ilamına göre muris ... tarafından kullanılmakta iken murisin ölümünden sonra yapılan uzlaşma senedi ve mahkeme kararlarına göre davalıların taşınmazı kullanım kadastro tespit tarihi olan 2020 yılına kadar çekişmesiz olarak kullanmaya devam ettikleri, davacıların davalıların süregelen fiili kullanım şekline itiraz etmemiş olması karşısında eylemli durum ile zilyetliğe karşı çıkmadıkları, davalıların kullanımına rıza gösterdikleri ve dava konusu parsellere ilişkin zilyetlik iradelerinin bulunmadığı, davanın reddi yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı,1 84... parsel yönünden, parselin ifrazen ayrıldığı komşu 1 84... parsele ilişkin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Ulus Kadastro Mahkemesinin 2001/238 Esas ve 2002/313 Karar sayılı ilamına, 2 00... parsel yönünden komşu 2 00... parsele (23 parselin devamı olan 2 00... ve 143 parsellere) ilişkin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Ulus Kadastro Mahkemesinin 2001/443 Esas ve 2002/223 Karar sayılı ilamına göre çekişmeli taşınmazın evveliyatında tarafların ortak murisi ...'ın zilyetliğinde olduğu, ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, tüm mirasçıların bir araya gelmek suretiyle terekesini taksim etmedikleri, muris ...'ın sağlığında davalılara yapılan bir bağış ve ya satış işlemi olmadığı, taşınmazın muris ...'ın terekesinden çıkmadığı, terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu belirlenerek, davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, 1 19... ve 1 21... parsel yönünden, davacılar adına kayıtlı komşu 1 21... ve 9 parsellere ilişkin tapu kayıtlarına göre davacıların dava konusu taşınmazları uzun yıllardan beri ekonomik amacına uygun olarak fiilen kullanmadıkları, mevcut tapu kayıtlarına göre yerlerin taksim edildiği,bu taksim doğrultusunda yerleri kullanıldığı, davacıların ekonomik amaca uygun şekilde fiilen kullandığı hususunu ispatlayamadıkları, davanın reddi yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı'' gerekçesiyle davacıların ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar ..., ..., ... ile ... temyiz dilekçelerinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazların uzun yıllar murisleri tarafından kullanıldığını, ağaçlar dikildiğini, bakımının yapıldığını, taşınmazlarda 3. kişilerin hak iddiasında bulunmadığını, taşınmazların murisleri tarafından fasılasız ve nizasız olarak kullanıldığını, değirmen olarak tabir ettikleri yerde, ... tarafından değirmen su oluğunun can ve mal güvenliğini tehlikeye sokacağı için yerinden çıkarıldığını, bununla ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu, Ulus Cumhuriyet Başsavcılığı'nca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, ziraat bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, meyve ağaçlarının babaanne ve babaları tarafından dikilmiş olup elma, erik, incir, ceviz, ayva, kestane üzüm ağaçları ile adlarına kayıtlı iki parselde dikili olan kavak ağaçlarının aynı cins ve yaşta olduğunu, ağaçların bakımının halen taraflarınca yapıldığını, zilyetliklerinin bulunduğunu ve taraflarına tanık dinletme olanağı sunulmadan karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu köyde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde kapsamında yapılan zilyetlik tespitlerinin, mevcut bilgi, belgelere muhtar ve bilirkişi beyanlarına göre yapıldığını, dava konusu taşınmazların tespit tarihinden önceki 20-25 yıllık süreçte hiçbir şekilde ekilip biçilmediği, taşınmazın üzerinde orman envali ağaçlar ve doğada kendiliğinden yetişen otsu bitkiler yer aldığını ve zilyetliğe dayanak teşkil eder nitelikte yeterli ve şüpheden uzak delil elde edilmeden 184/286 parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlarda davacıların hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı ve davacılar yararına kullanıcı şerhi verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5196, K. 2026/2942, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5196-e-2026-2942-k-05ea4af55189