Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/290 E. 2026/3220 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/290
- Karar No
- 2026/3220
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1734 E., 2025/2200 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/191 E., 2025/268 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ... Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Adi Ortaklığının "...-..." referans numaralı evrakına ilişkin MEDULA sisteminde mutabakatlarının sıfır olmasından dolayı kapanmayan avans borçlarının bulunduğunun belirlendiğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla ... . İcra Müdürlüğü'nün 2020/11129 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçluların söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalı yanın haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, adi ortaklığın 24.06.2009 tarihinde noter vasıtası ile başka bir kişiye devrinin sağlandığını, Ocak-Şubat aylarında adi ortaklığın vergi kapatma işlemlerinin gerçekleştirildiğini, bu kapsamda vergi borçlarının ve SGK borçlarının ödendiğini, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin olmadığını, kişilere ayrı ayrı tebligat yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Kurumun, davalının düzenlediği fatura ve eklerini örnekleme yöntemine göre incelediği, davalının 01.09.2007 - 30.09.2007 döneminde düzenlediği faturaları 09.10.2007 tarihinde davacı Kuruma gönderdiği, toplam fatura miktarının 30.300,00 TL olduğu, davacı Kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde %100 oranında kesintiye karar verildiği, davalının itirazı üzerine 25.01.2008 tarihli İtiraz İnceleme Komisyonu toplantısında kesinti oranında mutabık kalındığı, davalının 01.05.2008 - 31.05.2008 döneminde düzenlediği faturaları 10.06.2008 tarihli ve 35439 referans numaralı evrak ekinde davacı Kuruma gönderdiği, toplam fatura miktarının 33.110,00 TL olduğu, davacı Kurum tarafından bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde de %100 oranında kesintiye karar verildiği, karara itiraz edilmediğinden 2007/46 ek-2 sayılı Genelge hükümlerine göre mutabakat oluşturulduğu, davalı adi ortaklığın 15310 referans numaralı ve 35439 referans numaralı belgelere konu toplam 63.410,00 TL tutarında kesinti yönünden 5502 sayılı Kanunun Ek 1. maddesi ile 2007/46 Ek-2 sayılı Genelge hükümlerine göre davacı Kurumla mutabık kaldığı, mutabık kalınan miktarın ödendiğine dair bilgi ve belgenin dosya içerisine ibraz edilmediği, takip tarihi itibarıyla talep edilebilecek asıl alacağın taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde 61.634,52 TL olduğu, davacı Kurum tarafından davalıya tebliğ edilen 25.11.2013 tarihli borç bildirim belgesinde borcun tahakkuk tarihinin 07.11.2013 şeklinde bildirildiği, buna göre takibe giren asıl alacağın 07.11.2013 tarihinden takip tarihi olan 02.12.2020'ye kadar işlemiş yasal faiz oranın 39.240,02 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı borçlu/borçluların takip dosyasında 61.634,42 TL asıl alacağa ve 39.240,02 TL işlemiş faize yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranındaki tazminatın davalı borçlulardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takip dosyasında borçlunun "Özel ... Fizik Tedavi Rehberlik Merkezi Adi Ortaklığı" olarak gösterildiği ve bahsi geçen takibin adi ortaklık aleyhine başlatıldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK)'nun 620. maddesine göre adi ortaklığın kendisine ait bir tüzel kişiliği mevcut olmadığından davada taraf olma ehliyeti olmadığı, adi ortaklığın dava ve takip ehliyetinin olmadığı, bu nedenle adi ortaklık aleyhine borçlu sıfatıyla takip yapılamayacağı, usulüne uygun şekilde başlatılan bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği, davanın şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; tarafların başvurularının ayrı ayrı kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, MEDULA sisteminde mutabakatın sağlanamaması nedeniyle kapatılamadığı ileri sürülen avans borçlarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 50. maddesi gereğince hak ehliyetine sahip gerçek ve tüzel kişiler taraf ehliyetine sahiptir. Adi ortaklığın hak ehliyeti olmadığından davalarda taraf ehliyeti yoktur. İcra takibinde alacaklı veya borçlu tarafta yer alabilmek için taraf ehliyetine sahip olmak gerekir. Adi ortaklıkla ilgili icra takiplerinin alacaklı ve borçlu tarafında ortaklar yer almalıdır. Eldeki davada, tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık aleyhine borçlu sıfatıyla takip yapıldığı, bu itibarla dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.