Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4545 E. 2026/2727 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4545
Karar No
2026/2727
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/118 E., 2025/1064 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/312 E., 2023/829 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile davacının şirketinde davacının fiili ortak olduğunu, davalı ile nişanlılık ve arkadaşlık dönemlerinin olduğunu, davacının kiracı olarak bulunduğu dava konusu taşınmazın satılacak olması üzerine, davacının kredi çekmek istediğini, davacıya kredi çıkmadığını, davalı ... adına kredi kullandıklarını, davacı ile davalının arasında TBK'nın 620. maddesi uyarınca adi ortaklık bulunduğunu, taraflar arasında şirketin yönetimi konusunda uyuşmazlık çıkması sonrasında davalının, davacı tarafı tahliye etmek için Akçakoca İcra Müdürlüğünün 2023/109 Esas sayı ile takip başlattığını ve takibin itiraz nedeniyle durdurulduğunu, dava konusu taşınmazın esasen davacıya ait olduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların hiçbir zaman nişanlı olmadıklarını, taşınmazın davalı tarafından bedeli ödenerek satın alındığını, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, dosyada dinlenen tanıkların ve dava dilekçesinde taraflar arasında özel bir arkadaşlık olduğunu, hatta bunun kanıtı olarak taraflar arasında mesajlarının ekran görüntüsünün sunulduğunu, tarafların aynı iş yerinde ortak olduğunu, 2. Taşınmazın satın alındığı dönemde ortak şirketin para yönetiminin davalı tarafından gerçekleştirildiğini, davacıya kredi çıkmaması nedeniyle, kredinin davalı adına kullanıldığını, davacı ve davalının birlikte çalıştığı iş yerinin tüm gelirinin davalının kontrolünde olması nedeniyle davalının şirket gelirini kendi nam ve hesabına kullanarak, gerçekte müvekkiline ait bu borcu ödediğini, 3. Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/390 Esas sayılı dosyasının incelenmediğini, incelenmesi halinde müvekkili için satın alınan dava konusu taşınmaz bedelinin, müvekkili adına davalı yanca yatırılmış olduğunun ortaya çıkmış olacağını, 4. Davacı ile davalının, müvekkili nam ve hesabına bir daire almak için ortak bir anlaşmaya vardıklarını ve bu anlaşma gereğince, müvekkilinin ... Tekstil Ltd.Şti.'ne harcamış olduğu emeğin bir kısmını ortaya koyduğunu, davalının ise kendi adına kredi çekmeyi taahhüt ettiğini, 5. Bölge Adliye Mahkemesinin davanın inançlı işleme dayalı olduğuna dair nitelemesinin hatalı olduğunu, tarafların bu konuda bir adi ortaklık kurduklarını ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, inançlı işlemden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4545, K. 2026/2727, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4545-e-2026-2727-k-6dd816393d12