Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4586 E. 2026/2726 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4586
- Karar No
- 2026/2726
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1564 E., 2025/750 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/54 E., 2021/346 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.10.2010 tarihli ve 2010/1405 Esas, 2010/1430 Karar sayılı mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu, mirasçılık belgesinde adı geçen ...'un Gaziantep 3. Aile Mahkemesinin 2013/238 Esas ve 2013/693 Karar sayılı ilâmı ile kök murisin çocuğu olmadığının anlaşıldığını ve çıkarılması gerektiğini, ayrıca hak sahipleri olan ..., ... ve ...'in mirasçı olarak dâhil edilmesi gerektiğini belirterek, Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.10.2010 tarih ve 2010/1405 Esas, 2010/1430 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini, veraset ilâmında hak sahibi görünen küçük ...'ün murisin evladı olmaması nedeniyle veraset ilâmından çıkarılmasını; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 578. maddesinin 3. fıkrasına göre davalı ...'ın mirastan yoksunluk hâlinin tespiti ile yoksunluk hâlinin hukuki sonuçlarının terekenin paylaşımı sırasında dikkate alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalılar aleyhine açılan vasiyetnamenin iptali davasının esastan reddedildiğini ve Yargıtayca onandığını belirterek, açılan davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla mirasçılık belgesinin iptali ile yeni bir mirasçılık belgesi düzenlenmesi talebi yönünden davanın kabulü ile yeni veraset ilâmı düzenlenmesine; davacıların davalı ...'ın mirastan yoksunluğunun tespiti talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/721 Esas ve 2015/829 Karar sayılı dosyasında sadece vasiyetname iptali hususunda hüküm kurulduğunu, davalının mirastan yoksunluğu hususunda (TMK md. 578) görevli olmaması dolayısıyla bir hüküm kurulmadığını, ortada kesin hüküm durumunun bulunmadığını, 2. Murisin ...'un başkasından olduğunu bilmediğini, kendi çocuğu olduğunu sanarak hileli davranışlar neticesinde vasiyete dâhil ettiğini, mirastan yoksunluğunun tespiti istenilen davalı ...'ın evli olduğu dönemde çocuk doğurduğunu ancak kocasından (muristen) olmadığı mahkeme kararı ile sabit olan kız çocuğunun muristen olduğuna dair hileli davranışlar ile ...'ı son nefesine kadar kandırarak kendisine ve çocuğuna .... Noterliğinin 17.01.2008 tarihli vasiyetnamesi ile ölüme bağlı bir tasarruf yaptırdığını, 3. Kanunda yer alan; "Miras bırakanın ölüme bağlı bir tasarruf yapmasını veya böyle bir tasarruftan dönmesini aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla sağlayanlar ve engelleyenler” ifadesindeki duruma davalı ...'ın fiilinin tam da bu duruma uyduğunu, bu nedenle davalı ...’ın mirastan yoksunluk hâlinin tespiti ile yoksunluk hâlinin hukuki sonuçlarının terekenin paylaşımı sırasında dikkate alınmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mirasçılık belgesinin iptali ile 4721 sayılı Kanun'un 578. maddesi gereğince mirastan yoksunluğun tespiti istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.