Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3545 E. 2026/12581 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3545
- Karar No
- 2026/12581
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/18 Esas, 2025/100 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 18 01... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar arsa vasfında olup, kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek taşınmazların gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2020/325 Esas, 2021/258 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2023 tarihli ve 2022/152 Esas, 2023/675 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde; aynı kamulaştırma kapsamında bulunan ve Dairemizin 2020/11248 Esas sayılı kararı ile denetimden geçen ve dava konusu taşınmaza yakın konumda olan 1631 parsel sayılı taşınmazlara %60 oranında objektif değer artışı uygulandığı dikkate alındığında, dava konusu taşınmazlara soyut ifadelerle %20 oranında objektif değer artırıcı unsur uygulayarak daha az değer biçen bilirkişi kurulundan, yakın konumda bulunan parsele ilişkin bedelden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranının yüksek uygulandığını, kapitalizasyon faiz oranının %5 uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, objektif değer artış oranının düşük uygulandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş ise de bu bozmanın maddi hataya dayalı olduğu ve taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı bu defa yapılan incelemede anlaşılmış olduğu gibi; 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 5 inci maddesi " ..., müteşebbis heyetin veya genel kurulun vereceği karar üzerine yönetim kurulunun başvurusu üzerine Bakanlıkça verilen kamu yararı kararı ve sınırları belirlenmiş yetki çerçevesinde kamulaştırma işlemleri (…)[5] yaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişiliğidir. (Ek cümle:20/2/2014-6525/21 md.) ...; kamulaştırma işlemlerini..., Belediye veya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına yaptırabilir. (Ek birinci ve ikinci cümleler: 18/6/2017-7033/41 md.) ... adına kamulaştırma yapacak idare, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca oluşturacağı kıymet takdir ve uzlaşma komisyonlarında ...’den en az bir üyenin görevlendirilmesini ister. Tanınacak süre zarfında görevlendirme yapılmaması hâlinde, ilgili idare, komisyon üyelerinin tamamını kendi bünyesinden seçer. Arazinin mülkiyetinin edinilmesinde yapılan masraflar ile arazi bedeli ödeme yükümlülüğü ... tüzel kişiliğine aittir." şeklinde düzenlenmiş olup organize sanayi bölgelerinin, kamu yararı gerekçesiyle kamulaştırma yaptırılabilen özel hukuk tüzel kişileri oldukları, kamulaştırma işlemlerini bizzat yapma yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
3. Davacı ... ... ve ...Yönetim Kurulu Başkanlığı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından ... ... ve ...alanında yer alan dava konusu taşınmazların kamulaştırılması amacıyla kamu yararı kararı verilmesini talep etmiş, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ... ... ve ...Yönetim Kurulu Başkanlığına hitaben yazmış olduğu bila tarihli yazıda kamu yararı kararı verilmesinin Bakanlık Makamının 12.12.2019 tarihli ve 990768 sayılı oluru ile uygun görüldüğü, 4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca işlem yapılması ve sonucundan Bakanlığa bilgi verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bakanlık makamının da bu kamulaştırma işlemini Kanun'da belirtilen kurumlardan birine yaptırması gerektiği hususunu belirtmiştir. 4. Bu durumda, kamu yararı gerekçesiyle kamulaştırma yaptırılabilen bir özel hukuk tüzel kişisi olan organize sanayi bölgesinin kamulaştırma yetkisi bulunmadığından, davacı organize sanayi bölgesinin eldeki davada, davacı kurumun aktif taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kamu düzeni uyarıca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.