Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1422 E. 2026/11216 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1422
- Karar No
- 2026/11216
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1586 Esas, 2025/1281 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/291 Esas, 2022/105 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizce düzeltilerek onanarak ve karar düzeltme istemi reddedilerek 11.12.2018 tarihinde kesinleşmiştir.
Davalı vekili tarafından uygulanan objektif değer artışı yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ve kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmemesi yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası ile bireysel başvuruda bulunulmuş, Anayasa Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda ... numaralı bireysel başvurunun objektif değer artışı yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmemesi nedeniyle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğinin kabulü ile ihlalin sonuçları ortadan kaldırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Anayasa Mahkemesi kararı gereğince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... Petrol Bölgesinde müvekkili ortaklığının sahibi bulunduğu ... /4635 sıra nolu işleme ruhsat sahası içinde bulunan ... köyü 14 parsel nolu taşınmazın satın alınması için taşınmaz malikleri ile anlaşmaya varılamaması nedeniyle Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/107 D.iş dosyası ile bedel tespiti davası açıldığını, taşınmazda yapılan petrol üretim faaliyetlerinin acil ve durdurulmasının ülke ekonomisi yönünden sakıncalı işler olması nedeniyle mezkur dosyada tespit edilen fahiş bedelin malikler adına bankaya yatırılmak zorunda kalındığını, dava konusu taşınmazlar için haricen rapor düzenlemeleri istenen bağımsız ve uzman bilirkişiler vasıtası ile alınan bilirkişi raporlarında söz konusu taşınmazların metrekare bedelinin 7,5 TL tespit edildiğini, tespit dosyasında ise 26,83 TL/m² bedelinin tespit edildiğini, tespit bilirkişi raporları ile Ziraat Mühendisleri ... ve ... tarafından hazırlanan raporlar karşılaştırıldığında tespit esnasında görev alan bilirkişilerin taşınmazın değerini yüksek çıkarmak için ellerinden geleni yaptıklarını, bu nedenle tespit dosyasında belirlenen bedeli mahsup edilmek sureti ile taşınmazın bedelinin tespitine, tespit dosyasında tespit edilen bedelden daha düşük bir bedel tespit edilmesi halinde tespit dosyası ile maliklere ödenen fazla tutarın müvekkili ortaklığa iadesine, davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, müvekkili ortaklık adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare vekilinin dava konusu taşınmaz ile ilgili değişik iş dosyasında belirlenen bedelin fahiş olduğunu iddia ettiğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili değişik iş dosyasında el atma nedeniyle belirlenen metrekare birim bedelinin fahiş olduğu iddiasının gerçek olmadığını, aksine düşük olduğunu, müvekkillerine ait taşınmazın oldukça değerli ve verimi yüksek bir taşınmaz olduğunu, özellikle verimi yükseltmek amacıyla damla sulama yöntemi ile bu taşınmaz ile aynı yerde bulunan diğer taşınmazların sulandığını, taşınmazda damla sulama tekniği ile sulu tarım yapıldığı gibi taşınmazın toprak yapısı da verimli olduğundan oldukça yüksek miktarda değişik ürünlerin elde edildiğini, bu nedenle yasal ve dayanaktan yoksun olan iddiaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/291 Esas, 2022/105 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; münavebe ürün verim ve gelirleri ile birim fiyat verilerinin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden getirtilmesinin hatalı olduğunu, bunların ... ve ... gibi zirai örgütlerden temin edilmesinin gerektiğini, yöredeki tüm taşınmazlarda damlama sulama sisteminin kurulu olduğunu, bu sistemin sulama masrafını çok azalttığını, bu durumun esasen İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinin de kabulünde olduğunu, buna karşın ilçe tarım verilerinde bu hususun gözardı edildiğini, öte yandan dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim değerinin aynı yöredeki aynı kamulaştırma planı ile kamulaştırılan benzer taşınmazlardan olumsuz anlamda ve önemli ölçüde ayrıştığını, uygulanan objektif değer artış oranının son derece yetersiz olduğunu, kullanılan verilerin İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri verilerinin dahi altında olduğunu, verimlerin az, gelirlerin düşük masrafların ise fazla kabul edildiğini, objektif değer artış oranının ise bizzat mahkeme hakimince takdir edildiğini, bunun kanuna aykırı olduğunu, taşınmaza en azından %200-300 oranında objektif değer artış oranı uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemece Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı kapsamına göre sınırlı yapılan yargılama sonucunda kamulaştırma bedelinin 125.410,22 TL olduğunun açıklanarak gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkinin giderildiği, yargılamanın yenilenmesi durumunda yapılan yargılamada yenileme sebebi ile sınırlı olarak yargılama yapılabilecek olması ve Anayasa Mahkemesince objektif değer artış oranı hususundaki başvurunun kabul edilemez olmasına karar verilmiş olması karşısında daha önce tespit edilip hak sahibine ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedelinin yeniden belirlenmesinin ise yasal olanağının bulunmadığı, bu bakımdan mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi
16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.