Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2995 E. 2026/2393 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2995
- Karar No
- 2026/2393
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/373 E., 2024/625 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/159 E., 2022/587 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve... Kurum Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında,... köyü 1006 parsel sayılı 1880,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz (uygulama kadastrosu ile 1 90... parsel numarasını almış ve yüzölçümü 1.793,22 metrekare olmuştur) bahçe vasfıyla dava dışı şahıs adına tespit ve tescil edilmiş; bilahare, 11.07.2007 tarihinde ise satış suretiyle davalı...Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) kapsamında yapılan ve 30.11.1949 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1006 parsel sayılı taşınmazın 3116 sayılı Kanun kapsamında kesinleşen tahdit sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline, ayrıca taşınmazın tapu kaydı üzerinde üçüncü kişiler yada kurumlar lehine bulunan şerhlerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; bankanın ipotek karşılığı kredi kullandırdığını, taşınmazın tapusunun iptalinin istenilerek bankanın zararına ve mağduriyetine sebep verildiğini ve bankanın zararına karşı davanın Tapu Müdürlüğüne ihbar edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın davalı Şirketin mülkiyetinde bulunmakta olduğunu, ancak 22.03.2013 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde söz konusu taşınmazın orman olarak tespit edildiğini, davalı şirketin kadastro tespitine itiraz davası açtığını, davanın reddedildiğini, Yargıtay aşamasından geçerek dosyanın kesinleştiğini, taşınmazın orman vasfına sahip olduğu yargı kararı ile kesinleşmiş olduğundan, husumetlerinin bulunmadığını, taşınmazı davalı şirketin tapunun aleniyet ilkesine güvenerek üzerinde herhangi bir orman şerhi olmaksızın bedeli karşılığından satın alındığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... Kurumu vekili cevap dilekçesinde; davalının ödemediği çeşitli borçlardan dolayı icra takibi yaptıklarını, taşınmaz üzerindeki hacizlerinin devam ettiğini ve tapunun iptali durumunda zarara uğrayacaklarını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yalova Kadastro Mahkemesince gerekli inceleme yaptırılarak gerekçeli rapor ve kroki tanzim ettirildiği, bilirkişi kurulu raporuna göre; dava konusu 1006 parsel sayılı taşınmazın tamamının Devlet Ormanında kaldığının mütalaa edildiği, öncesi orman olan bir yerin orman dışına çıkarılmasının mümkün olmadığı ve orman toprağının zilyetlikle kazanılamayacağı ve özel mülkiyete konu oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve taşınmaz üzerinde bulunan şerhlerin terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Şirket vekili ve Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dava konusu 1006 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı gerekçesiyle davalı tapu kayıt maliki tarafından açılan davanın reddine dair Yalova Kadastro Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2013/126 Esas, 2015/344 Karar sayılı kararının kesinleştiği, anılan Mahkemenin dava dosyasındaki tarafların aynı ve dava konusunun 1006 parsel sayılı taşınmaz olması sebebiyle, taraflar arasında kesin hüküm bulunduğu gözetildiğinde, Mahkemece kesin hükme konu olan taşınmaza ait tapu kaydının iptaliyle taşınmazın orman olarak tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalılar Şirket vekili ile Sosyal GÜvenlik Kurumu vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde; Yalova Kadastro Mahkemesi kararı ile dava konusu taşınmazın orman olduğu hususunda kesin hüküm bulunduğunu, dolayısıyla müvekkil şirketin husumetinin kalmadığını ve verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... Kurumu vekili temyiz dilekçesinde; taşınmaz üstündeki hacizlerinin devam ettiğini ve davanın kabulü halinde kurumun zarara uğrayabileceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde olup olmadığı ve davacı ... İdaresi vekilinin dayandığı Yalova Kadastro Mahkemesinin 2013/126 Esas, 2015/344 karar sayılı kararının taraflar arasında kesin hüküm oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davalılar Şirket vekili ve Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.