Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1806 E. 2026/9443 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1806
- Karar No
- 2026/9443
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2421 Esas, 2024/2500 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 34 76... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile eğitim alanı olarak ayrıldığını, taşınmaz üzerinde fiilen ağaçlar, büfe, elektrik direkleri, sulama sistemi, spor aletleri ve park da bulunduğunu, dava konusu taşınmaz, uzun süredir eğitim alanında kalmasına ve üzerinde fiilen ağaçlar, büfe, elektrik direkleri, sulama sistemi, spor aletleri ve park da bulunmasına rağmen, davalılar tarafından bugüne kadar tasarruf ve yetkilerinin kısıtlandığını, taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeni ile değerinin tespiti ile davalılardan alınarak payları oranında müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma sebebiyle davalılardan alınarak davacı müvekkillere ödenecek vekâlet ücretleri; her iki davalı tarafa hükmedilen tazminat bedellerinin toplamı alınıp sorumluluk oranlarınca çarpılarak değil, her bir davalı tarafın ödemekle yükümlü olduğu tazminat tutarları üzerinden ayrı ayrı vekâlet ücreti hesaplaması yapılarak davalılara yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın bir kısmının yeşillendirilmiş ve ağaç dikilmiş alan olduğunun, bir kısmının ise iş yeri olarak kullanıldığının belirtildiğini, bu durumda her ne kadar imar planında okul alanı olarak görünse de taşınmazın büyük bir kısmına Belediye tarafından el atıldığını müvekkili idarenin ise iş yeri olarak kullanılan küçük bir kısmı almak zorunda bırakıldığını, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının fahiş belirlendiğini, el atma tarihindeki niteliğine göre değer belirlenmemesinin doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, geçici olarak ağaç dikildiğini, lise alanı olması nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olduğunu, davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini, davacıların müvekkilinin idareden herhangi bir tazminat alacağının bulunmadığını, bulunsa bile tespit edilen bedelin çok yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, emsal alınan taşınmazın hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yöntemi ile dava tarihi itibarıyla 13.141,30TL olarak hesaplanmasında, hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde, yargılama giderlerinden ve vekâlet ücretinden davalıların sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmediği belirtilirek mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın zeminde fiilen 2.500,00 m² kısmının dava dışı üçüncü kişi kullanımındaki iş yeri olduğu, geriye kalan 21.800,00 m² kısmında 12,00 m² büfe, açık hava spor aletleri, sulama sistemi ve park yapılarak el atılmış olduğu, dava konusu ekmek büfesinin ... Kalkınma Ve Dayanışma Vakfına ait iktisadi bir işletme olduğu ve bu büfenin belediye sorumluluğunda olmadığı gelen yazı cevabından belirlendiği için 12,00 m² büfe alanından davalı belediyenin sorumlu tutulması hatalı olduğu gibi, her bir davalının sorumlu olduğu tazminat miktarı için belirlenen vekâlet ücretine takdir edilmesi gerekirken tüm tazminat miktarı üzerinden vekâlet ücreti belirlenerek oranlama yapmak suretiyle vekâlet ücreti takdir edilmesi, dava konusu taşınmaza davalı ... tarafından dava tarihinde fiilen el atılmış olup, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 1 inci maddesinin uygulanması söz konusu olmadığı gibi kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması gerektiğinden 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanma imkanı bulunmadığından, nispi harca hükmedilmesi gerekirken, buna aykırı karar verilmesinin yerinde olmadığı, hukuken el atılan dava konusu taşınmazda davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin de doğru görülmediği, davalı Belediyenin sorumlu olduğu fiillen el atılan alan 21.788,00 m², davalı ... sorumluluğundaki alan ise 2.512,00 m² olarak kabul edilmek suretiyle resen hesaplama yapılarak istinaf başvurularının kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve fiilen el atılan alanların ve kamuya tahsisli alanların bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. İnfaza elverişli 13.01.2026 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmektedir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... Başkanlığının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "13.01.2026 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ...'ndan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.