Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1785 E. 2026/10339 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1785
- Karar No
- 2026/10339
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2632 Esas, 2025/2187 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili, yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Mahallesi 643 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini, yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ve 2018/227 Esas, 2020/130 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2021/240 Esas, 2021/932 Karar sayılı kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, yapıya resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, kamulaştırmadan arta kalan bölümün yüzölçümü ve geometrik durumuna göre kalan kısımda değer azalışı olamayacağı, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, ancak davanın niteliği gereği davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi, fark kamulaştırma bedelinin davalılara derhal ödenmesi gerektiği belirtilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2021/240 Esas, 2021/932 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; aynı mahallede yer alan, dava konusu taşınmaza yaklaşık 1,50 km mesafede bulunan 9 28... parsellere ilişkin açılan İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/1 Esas, 2016/375 Karar sayılı dosyasında değerlendirme tarihi olan 2016 yılının Ocak ayı itibarıyla metrekaresine 1.500,00 TL birim fiyatı takdir edildiği ve bu bedelin Dairemiz denetiminden geçerek 2017/32719 Esas sayılı ilamı ile onandığı; yine aynı parsellere ilişkin İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/99 Esas, 2017/122 Karar sayılı dosyasında 2016 yılı Mart ayı itibarıyla 1.500,00 TL birim fiyatı takdir edildiği ve bu bedelin Dairemizin 2020/10148 Esas sayılı ilamı ile denetimden geçtiği anlaşıldığından, iş bu davanın değerlendirme tarihinin 04.05.2018 olduğu gözetildiğinde aradan geçen zamana rağmen dava konusu taşınmaza daha düşük bedel belirleyen bilirkişi kurulu raporunun inandırıcı bulunmadığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydında irtifak şerhlerinin taşınmazın değerine olan olumsuz etkisi konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak neden olacağı değer düşüklüğünün zemin değerinden indirilerek hesaplama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda yazılı kararı ile bozma ilamı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin fahiş olduğunu, idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin düşük olduğunu, yasal faiz uygulanmasının yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin düşük olduğunu, yasal faiz uygulanmasının yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Kamulaştırma bedeline, Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan '' yasal faiz'' ifadelerinin ayrı ayrı çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı ''kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz'' ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... vd. ve davalı ... ile davalı ... vd. peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.