Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1537 E. 2026/10345 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1537
- Karar No
- 2026/10345
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1692 Esas, 2025/2081 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/324 Esas, 2023/661 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi 1278 parsel sayılı taşınmazdan yol geçirildiğini belirterek kamulaştırmasız el atma bedelinin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun kamulaştırıldığını, taşınmaza 1983 yılı öncesinde el atıldığından taşınmazın tarla vasfında kabul edilip değerlendirilmesinin net gelire göre yapılması gerektiğini, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretin hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğunu, taşınmazın net gelir yöntemine göre kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaza davalı idarece, en son 1995 yılındaki yol genişletme çalışmaları kapsamında el atıldığı anlaşıldığından, el atmanın 04.11.1983 sonrası olduğu kabul edilerek hükme esas ek raporda, taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilip 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi maddesi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından, yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek dava tarihine güncellenen metrekare birim fiyatı üzerinden değerlilik katsayısı uygulanarak ve dava konusu taşınmazın kadastro parseli emsalin ise imar parseli olması nedeniyle, ... Belediye Başkanlığının cevabi yazısına göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgedeki düzenleme ortaklık payı kesinti miktarının % 30 % 35 oranında olduğu bildirildiğinden dava konusu taşınmazdan % 34 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi ile dava tarihi olan 14.03.2023 tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim fiyatının 1.500TL olarak hesaplanmasında, davalı kurumun sorumlu tutulmasında, hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde, yargılama giderinin ve nispi vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.