Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15895 E. 2026/9448 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15895
Karar No
2026/9448
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1965 Esas, 2025/3400 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 261 63... parsel sayılı taşınmaza fiili elatma olgusuu gerçekleşecek şekilde kamulaştırmasız elatıldığından taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tasarruf hakkının kısıtlanmadığını, piyasa fiyatının üzerinde bedel belirlendiğini, husumetin kendilerine düşmediğini, fiili elatmanın bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, örnek kararlara göre metrekare birim bedelinin yüksek belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, emsal yargı kararlarının gözetilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... İli, ..., ... Mahallesi, 261 63... parselin 1988 onaylı ıslah imar planında “resmi kurum alanı” olarak ayrıldığı, daha sonra 23.11.2013 tarihli ve 2077 sayılı kararla onaylı revizyon imar planında "Özel Sosyal-Kültürel Tesis Alanı" olarak ayrıldığı, taşınmazın mahallinde yapılan keşif sonucu sunulan bilirkişi raporuna göre üzerinin boş halde olduğu, yapı ve tesis bulunmadığı bu haliyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemekle birlikte, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davalar ile yakınında bulunan taşınmazlara biçilen değerlendirme tarihi daha eski olan metrekare birim bedellerinin eskalesine göre ulaşılan bedellerden daha fazla metrekare birim bedelinin tespit edilmiş olması nedeniyle ayrılma nedenleri hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı, ilk raporda incelenen emsal yeniden değerlendirilmek ve paydaş dosya bedelleri dikkate alınmak suretiyle taşınmazın metrekare birim bedelinin 14.500 TL/m² olduğunun bildirildiği, taşınmazın değerinin tespitinde ilk alınan raporda incelenen emsal, emsal kıyaslaması, dava konusu taşınmazın paydaşları tarafından açılan ve idare istinafı üzerine kesinleşen bedeller, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından onanan bedel üzerinden geçen süreç ve bölgenin gelişmişlik düzeyi de dikkate alındığında yerel mahkeme tarafından yapılan keşif sonucu alınan ilk raporda tespit edilen 19.400 TL/m² birim bedelin hüküm kurmaya elverişli olduğu ve yargılama giderlerinin tamamının davalıdan tahsiline ve davalı idare lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerektiğinden başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; metrekare birim bedelinin düşük belirlendiğini, güncel değerin ödenmesi gerektiğini, komşu taşınmazların dikkate alınması gerektiğini, bölgedeki olağanüstü gelişmelerin göz önüne alınması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/15895, K. 2026/9448, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-15895-e-2026-9448-k-360d28b79d05