Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9311 E. 2026/3201 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9311
Karar No
2026/3201
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2780 Esas, 2025/1121 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/759 Esas, 2023/344 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı idare vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ... gelmiş, davalı vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 566, 588, 591, 592, 6 04... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma bedelinin oldukça düşük olduğunu, taşınmazların arsa niteliğinde olduğunu ve oldukça değerli bir konumda olduklarını ileri sürerek taşınmazların gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; arta kalan alanda değer artışı olacağı dikkate alınmaksızın değer azalışı verilmesinin hatalı olduğunu, %450 objektif değer artış oranı uygulanmasının hatalı olduğunu, 2022 yılında açılan acele el koyma dosyasında belirlenen bedel ile eldeki dosyada belirlenen bedel arasında fazla fark olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini, Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda kamulaştırma bedeline faiz işletilmemesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 2942 sayılı Kanun'un faize ilişkin maddesini iptal ettiğini, bu nedenle dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, taşınmazın arsa vasfında olup çevresinde yoğun bir sanayi yapılaşmasının bulunduğunu, faiz hükmü bakımından dava tarihi itibarıyla yasal faiz işletilmesi ve en az %800 oranında objektif unsur eklenmesi gerektiğini, münavebenin hatalı olduğunu, salçalık domates ve arpacık soğanının münavebeye alınması gerektiğini, bedelin düşük belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazlara net gelir metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi taşınmazların konum ve özelliklerine göre özellikle de önceki yıllarda aynı yörede açılan dava dosyalarında belirlenen sonuç metrekare değerleri ile kıyaslama yapıldığında uygulanan objektif değer artış oranının makul ve adil olduğu, dava konusu 5 66... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan kısmın geometrik şekli ve yüzölçümü ile kamulaştırma amacı gözetildiğinde takdir edilen değer azalışı oranın yerinde olduğu ve davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı gözetildiğinde Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasındaki güncel kararları değerlendirildiğinde yazılı şekilde faiz hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar etmiş, ayrıca Anayasa Mahkemesinin iptal kararının görülmekte olan tüm davalara derhal uygulanması gerektiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve dava konusu 5 66... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü, geometrik durumu gözetilerek takdir edilen değer azalışı oranında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; ''İptal kararları geriye yürümez'' hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; ''Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme itiraz olunması iktiza eylemesine...'' gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; '' Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır'' genel hukukî prensibin hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 10.05.1017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasında başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia, savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adlye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9311, K. 2026/3201, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9311-e-2026-3201-k-1237f405f8d8