Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2755 E. 2026/9446 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2755
Karar No
2026/9446
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3402 Esas, 2025/4915 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 628 27... parsel sayılı taşınmazın kesinleşen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ağaçlandırılacak alanda kaldığını, taşınmaza davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza fiilen el atılmadığını, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceğini, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı plan notlarında ağaçlandırılacak alanlarda minimum ifraz koşuluna ilişkin herhangi bir ibarenin yer almadığını, taşınmaza maks:2 Kat yapılaşma hakkı tanınarak özel mülkiyete konu olacak şekilde kullanım amacı getirildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza el atma olmadığı, tasarrufun engellenmediği, idari yargının görevli olduğu, ticari rekreasyon alanı olup hukuki el atma olmadığı, bedelin fahiş olduğu, raporun gerçeği yansıtmadığı, vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiği, ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ağaçlandırılacak alan olarak ayrıldığı, taşınmazın kullanımının 2015 tarihli 1/5000 ölçekli ... Planı değişikliği ile "Ağaçlandırılacak Alan"dan "Ticari Rekreasyon Alanına" dönüştürüldüğü, bu plan değişikliğinin ... 3. İdare Mahkemesinin 2015/2397 Esas sayılı dosyasında açılan dava sonucunda iptal edildiği ve Danıştay 6.Dairesinin 2018/4474 Esas, 2021/12951 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, ticari rekreasyon alanına ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının bulunmadığı, ağaçlandırılacak alana ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının ise yürürlükte olduğu, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın boş arsa konumunda olup fiilen el atmanın bulunmadığı anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup açılacak bedel davasında adli yargının görevli olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip 70.262,68 TL/m² yüzölçümlü bu taşınmazın imar planında ağaçlandırılacak alan kapsamında kalması nedeniyle sorumluluğun Büyükşehir Belediye Başkanlığında olduğunun kabulü ile davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline, yerleşik Yargıtay içtihatları ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2 nci maddesi uyarınca davanın konusunun para olması nedeniyle hükmedilen miktar üzerinden davacı lehine nispi vekâlet ücreti verilmesine dair kararda, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davada Ağustos 2023 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 3.020,00 TL/m² birim bedelin Dairemizin 2024/2359 Esas sayılı kararı ile uygun bulunduğu da dikkate alınarak mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin sorumlu davalı idareden tahsili ile davacı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin (5) numaralı bendinde yer alan " 295.517,96 TL" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "17.900,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2755, K. 2026/9446, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2755-e-2026-9446-k-b0c4a58c972f