İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/453 E. 2026/494 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/453
Karar No
2026/494
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/453 Esas KARAR NO:2026/494

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/11/2024 KARAR TARİHİ:30/06/2026

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tüzel kişi tacir müvekkili ile yine ticari amaçlarla hareket eden ve tacir konumunda bulunan davalı borçlu...tic. a.ş. arasındaki alım satım ilişkisi uyarınca; müvekkil şirket, davalı borçluya muhtelif zamanlarda muhtelif ürünler satmış ancak satmış olduğu ürünlerin karşılığı olan bedeli tam olarak tahsil edemediğini, müvekkil şirket kayıtlarında tutulan ve davalı ile aralarındaki ödeme ve fatura işlemlerinin yer aldığı muavin hesap ekstresine bakıldığında, müvekkil şirketin davalıdan takip tarihi itibariyle 116.301,58 tl alacaklı olduğu görüldüğünü, müvekkil şirket, alacağının muaccel hale gelmesini müteakip davalı borçlu şirket aleyhine herhangi bir ad altında yargılama işlemi yapmaksızın önce iyi niyetle borcun ödenmesini beklemiş ancak aradan geçen tüm bu süreçte iyi niyetli çabalarına rağmen alacağına kavuşamayınca bu defa, .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı icra dosyası kapsamında davalı borçlu işletme aleyhine icra takibi ikame etmiş, ancak davalı borçlu borcunun bulunmadığı iddiasıyla 29.05.2024 tarihli dilekçesi ile haksız ve kötü niyetli olarak takibin tamamına itiraz etmiş ve takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin alacağının hukuken güvence altına alınması için ihtiyati haciz talebimizin kabulüne, davanın kabulü itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu fatura ve ekstreler güncel borç miktarını yansıtmadığını, her ne kadar davacı şirket, müvekkil şirketten alacaklı olduğunu iddia etse de bu iddiaları gerçeği yansıtmadığını,. müvekkil şirketin borcu davacı tarafın cari hesap ekstresinde gözüken miktar olmayıp, davacının talep ettiği rakamdan müvekkil şirket tarafından iadesi yapılan ürünler yansıtılmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerin alacağı ispatlamadığı ortada olmakla, müvekkil şirket teslimi iddia edilen ürünlere dair itirazlarını sözleşmeye uygun şekilde davacı tarafa bildirmiş ve akabinde ilgili bedeli iade faturası tanzim etmesine rağmen davacı tarafından ısrarlı şekilde tanzim edilen faturalarla alacak inşa edilmeye çalışılmtığını, taraflar arasındaki sözleşmede de, müvekkil şirketin teslimatları sonrasında denetleyebileceği ve bu husustaki itirazlarını sunabileceği hüküm altına alındığını, faturaya konu malların fatura tanzimi ile teslim edildiği iddiası gerçeği yansıtmadığı gibi malların teslim edildiğine dair ispat yükünün tmk m.6, hmk m.190 ve hmk m.200 maddeleri gereği yerine getirilmesi gerektiğini, davacının ihtiyati haciz talebi de haksız olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/.... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 23.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 29.05.2024 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 14.08.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık; taraflar arasında gerçekleştiği iddia edilen alım satım akdine ilişkin olarak edimin yerine getirildiği iddiası karşısında davalının davacıya karşı borcunun bulunup bulunmadığı hususunda olduğu anlaşıldı. Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir(TTK m. 4/2). Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır.(TTK'nın 83/1,2) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 116.301,58-TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterlerine göre ise, davacının takibe konu faturaları davalının kayıtlarında yer almakta ise de, düzenlenen iade faturaları nedeniyle bakiye sıfır görünmektedir. Taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık, davalı tarafından davacının takibe konu faturaları ticari defterlerine kaydettikten sonra aynı miktarda iade faturası düzenlemesinden ve bu iade faturalarının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Davalı, adına fatura düzenlenen faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder. Bu durumda davalı, davacının faturalarını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine göre, kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerekir. Davalı taraça iade faturasına dayanılmış ise de bu faturanın, davalının ticari defterlerindeki kayıtla çelişmeyecek şekilde haklı bir nedenle kesildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge mevcut değildir. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturalarının dayanağının usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, iade faturası düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması tek başına davalının savunmalarını ispata elverişli değildir. Kaldı ki, davalı tarafça iade edilen ürünlere ilişkin davalı tarafça davacıya teslim edildiğine ilişkin kayıt da sunulmamıştır. Davalının iade faturaları nazara alınmadığında taraf defterleri tam mutabık olup, buna göre davacının takip tarihi itibariyle 116.301,58-TL alacağı bulunmaktadır. Davalıya yemin deliline dayandığı hatırlatılarak, davacıya yemin teklifinde bulunmak isteyip istemediği sorulması üzerine, yemin teklifinde bulunmayacağı anlaşılmıştır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2022/743E. -2026/164K. Sayılı İlamı ) Belirtilen açıklamalar ışığında davanın kabulüne ve de alacak likit olduğu için davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilecek şekilde hüküm kurulmuştur. *Takip 116.307,58-TL tutarla başlatılmasına rağmen dava 116.301,58-TL üzerinden açılmış olup, dava tümden kabul edilmesine rağmen sehven kısmen kabul kısmen red şeklinde hüküm kurulmuştur.* HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Davalının .... İcra Dairesi 2024/.... sayılı dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİ ile; takibin 116.301,58-TL asıl alacak olarak aynı koşullarda takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine İtirazın iptaline karar verilen icra dosyasındaki asıl alacak toplam tutarı 116.301,58-TL bedelin %20 oranına isabet eden 23.260,31-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 9.944,56-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.404,61-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.539,95-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.832,21-TL ilk gider, 10.525,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 12.357,21-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/06/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/453, K. 2026/494, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-453-e-2026-494-k-bde23c8f186d