Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1519 E. 2026/2155 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1519
- Karar No
- 2026/2155
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1519 KARAR NO : 2026/2155
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 NUMARASI : 2021/809 Esas 2023/322 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak BAM KARAR TARİHİ : 06/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 29/11/2013 tarihinde pazarlamacılık sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin 29/11/2020 tarihinde sona erdiğini, pazarlamacılık sözleşmesi gereği müvekkili tarafından potansiyel müşteriler ile görüşmeler yapıldığını, tanıtımlar yapıldığını, ziyaret ve denetim gibi çalışmaların yapıldığını, davalının müvekkilince kurulan bağlantılardan sonra müvekkili dışında personeller göndererek müvekkilini saf dışı bırakmaya çalıştığını, müvekkilinin masraf avanslarının kasıtlı olarak geciktirilerek müvekkilinin çalışmasının engellenmeye çalışıldığını, davalı ile aralarında gizlilik sözleşmesi bulunmasına rağmen müvekkilinin görüşerek kontakt kurduğu firmaların bilgilerinin başkaca pazarlamacılar ile paylaşıldığını, müvekkili tarafından pazarlamacılık sözleşmesine uygun olarak ... işletmesine tanıtım, ziyaret, fiyat teklifi çalışmalarının şirket müdürü ünvanı ile yapıldığını bu noktada davalı tarafın anlaşmanın aksine süre isteyerek ilk etapta %2,5 olarak ödeme yapacağını ardından kalan %2,5 ödeme yapacağını beyan ettiğini, müvekkilinin ilk faturayı 31/12/2014 tarihinde keserek gönderdiğini, fatura bedelinin banka aracılığı ile ödendiğini ancak kalan %2,5 ile ilgili müvekkiline fatura kesilmesi yönünde talimat verilmediğini ve ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından bunun üzerine Bursa 10. Noterinin 02/03/2016 tarih ve 8155 yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, ihtarnameye cevap verilmeyince Bursa 24. Noterliğinin 07/04/2016 tarih ve 6085 yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini ancak buna da cevap verilmediğini daha sonra müvekkilinin Bursa 4. Noterliğinin 10/06/2016 tarih ve 3277 yevmiye numarası ihtarnamesi ile kalan kısmı da fatura edip ihtarname ekinde gönderdiğini, faturaya ve ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunulmadığını, daha önce de söz konusu .... firması ile ilgili alacakların ödenmemesi nedeniyle Karşıyaka Asliye Ticaret mahkemesinin 2016/427 esas sayılı dosyası ile alacak davası açtıklarını ve davanın kabul edildiğini, söz konusu dava devam ederken .... A.Ş. firması ile yapılan görüşmelerin sonuçlandığını yine müvekkilinin.... şubesi ve....Şti. olaylarında da ödeme yapmaması üzerine açılan Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/659 esas sayılı dosyadan dava açtıklarını ve istinaf aşamasında olduğunu, davalı taraf ile ihtilaf sürerken dahi müvekkilinin kazanç sağlamak ve sözleşme hükümlerini ifa etmek amacı ile aracılık hizmetlerini davalı tarafın bilgisi dahilinde devam ettiğini, müvekkilinin potansiyel müşteri ve mevcut müşteri adayları ile fabrikaya gelmesi ve müşterileri ile görüşmelerinin engellendiğini, önceden yürüttüğü faaliyetler ile ilgili bilgi almasının engellendiğini, noter aracılığı ile gönderilen ihtarlara rağmen bu hususların devam ettiğini, pazarlamacılık sözleşmesi imzalandıktan sonra açılarak kendisine verilen email adresinin kullanıma kapatıldığını, ... A.Ş. işletmesi ile davalı şirketin işletmesinde ticari faaliyetlerin ve numune çalışmalarının ve nihai görüşmelerinin yapılacağı 11/11/2016 tarihinde müvekkilinin davalının işletmesine gittiğini ancak müşteri gelmeden önce işletme sahibi, kızı ve yeğeni .... tarafından ölüm ile tehdit edildiğini, buna ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu ve noter ile ihtarname gönderildiğini, ....’nın cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı tarafın müvekkilinin sözleşme kapsamında faaliyetlerini sözleşmeye aykırı ve hukuk dışı yollar ile engellemeye çalıştığını, müvekkilinin faaliyeti kapsamında .... A.Ş. ile her türlü g/örüşme ve irtibatın müvekkili tarafından yapıldığını, sözleşmenin davalı tarafından akdedildiğini ancak bundan müvekkilinin haberdar edilmediği gibi sözleşme kapsamında ödenmesi gereken tutarın da ödenmediğini, yine kardeş şirket ... A.Ş. üzerinden..... A.Ş., ...işletmesi ve ... A.Ş. ye satış yapmak sureti ile müvekkilinin zarara uğratıldığını, .... A.Ş. ile davalı arasındaki bağlantıyı müvekkilinin kurduğunu, anlaşmanın müvekkilinin aracılığı ile yapıldığını, müvekkilinin haklarının ödenmesinden kaçınılmak amacı ile kardeş şirket üzerinden satış yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre hesaplanan hizmet bedelinin 7 yıl süre ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ... ve ....’ın hem davalı şirkette hem de ....şirketinde ortak olduğunu, aynı şekilde... şubesine ilişkin müvekkilinin haklarının ödenmemesi için kardeş şirketin kullanıldığını düşündüklerini bu nedenle dava dışı ... A.Ş.’nin ticari defterlerinin incelenerek davalıdan fatura girip ardından dava konusu olan ...A.Ş., .... A.Ş. ve ... işletmesine kesilmiş fatura olup olmadığının araştırılması gerektiğini beyanla davalı ve dava dışı .... A.Ş.’nin ticari defterlerinin incelenerek .... işletmesi ile ilgili 05/12/2017 tarihinden 29/11/20220 tarihine kadar müvekkilinin sözleşmenin 5-d maddesi gereğince 2 kat cezai şartıyla birlikte alacağının şimdilik 1.000,00-TL’sinin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ... A.Ş. ile ilgili 05/12/2017 tarihinden 29/11/20220 tarihine kadar müvekkilinin sözleşmenin 5-d maddesi gereğince 2 kat cezai şartıyla birlikte alacağının şimdilik 1.000,00-TL’sinin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, .... A.Ş. ile ilgili 05/12/2017 tarihinden 29/11/20220 tarihine kadar müvekkilinin sözleşmenin 5-d maddesi gereğince 2 kat cezai şartıyla birlikte alacağının şimdilik 1.000,00-TL’sinin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı taraf, cevap dilekçesi sunmamıştır. MAHKEMECE: "...Dava, TBK'nun 448 vd.madde hükümlerine göre açılmış, pazarlamacılık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın (pazarlama ücreti ve cezai şartın) tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık ve çözülmesi gereken sorun; davacı ile davalı arasında imzalanan pazarlamacılık sözleşmesi kapsamında davacının edimlerini ifa etmesinin davalı tarafından haksız yere engellenip engellenmediği, davacının davalı ile ....A.Ş. ve .... A.Ş. arasında sözleşme imzalanmasına aracılık edip etmediği, sözleşme kapsamında ücrete hak kazanıp kazanmadığı, davalının davacının hak ettiği ücreti ödememek amacı ile kardeş şirketi olduğu iddia edilen .... A.Ş. aracılığı ile muvazzalı işlemler yapıp yapmadığı ve netice olarak davacının davalıdan ... işletmesi ile ilgili 05/12/2017 tarihinden 29/11/20220 tarihine kadar müvekkilinin sözleşmenin 5-d maddesi gereğince 2 kat cezai şartıyla birlikte alacağının şimdilik 1.000,00-TL’sinin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ... A.Ş. ile ilgili 05/12/2017 tarihinden 29/11/20220 tarihine kadar müvekkilinin sözleşmenin 5-d maddesi gereğince 2 kat cezai şartıyla birlikte alacağının şimdilik 1.000,00-TL’sinin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, .... A.Ş. ile ilgili 29/11/2013 tarihinden 29/11/2020 tarihine kadar müvekkilinin sözleşmenin 5-d maddesi gereğince 2 kat cezai şartıyla birlikte alacağının şimdilik 1.000,00-TL’sinin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile miktar arttırım dilekçesinde belirtilen tutarları talep hakkının bulunup bulunmadığı, anılan dönemler ve anılan şirketler ile ilgili sözleşme kapsamında ücrete hak kazanıp kazanmadığı noktalarındadır. Tüm dosya içeriği delil ve belgelerin, özellikle bilirkişiler kök raporu ve ek raporlarının değerlendirilmesi sonucunda; I-A)Davacının ve davalının tacir sıfatını haiz olmalarına, dava konusu olayın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunmasına, dolayısıyla işbu davanın ticari dava niteliğinde olup mahkememizin görev sahasına girmesine göre, davalı tarafından ileri sürülen görev itirazı hukuki dayanaktan yoksun bulunmuştur. B)Eldeki davada talep edilen alacak dönemi ile mahkememizin 2017/659 E-2021/598 K.sayılı dosyasına konu edilen alacak döneminin farklı olması, eşdeyişle dava konularının farklı olması nedeniyle sözü edilen dosyanın bekletici mesele yapılması yönündeki davalı talebi yerinde görülmemiştir. II-Davanın esasına gelince; A)Davacı ve davalı şirket arasında 29/11/2013 tarihli pazarlamacılık sözleşmesi düzenlendiği ve bu sözleşmenin fesih edilmeyerek halen ayakta olduğu tartışma konusu değildir. Davalı taraf her ne kadar daha sonra 18/12/2013 tarihinde danışmanlık hizmet sözleşmesi imzalandığını ileri sürmüş ise de, o sözleşmenin tetkikinde davaya dayanak olan sözleşmenin geçerliliğini durdurabilecek herhangi bir düzenleme olmadığı, dava konusu sözleşmeye son verici herhangi bir irade beyanının bulunmadığı ve dava konusunu oluşturan sözleşmenin halen ayakta olduğu anlaşılmıştır. Davalının da inkar etmediği ve halen ayakta olan 29/11/2013 tarihli pazarlamacılık sözleşmesi TBK'nun 448.maddesinde tarif edilen pazarlamacılık sözleşmesi niteliğinde bir sözleşmedir. Pazarlamacının işveren hesabına her türlü işlemin yapılmasına aracılık etmeyi ve işlemleri yapmayı, işverenin de buna karşılık ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme türlerindendir. B)Davacı tarafça davalı ile ... İşletmesi, ... A.Ş. ve ... A.Ş. arasında yapılan ticari ilişkiden dolayı, 29/11/2013 tarihli sözleşmenin ihlal edildiği iddiası ile pazarlamacılık hizmet bedeli ve cezai şart alacak talep edilmiştir. Ayrıca, davalının sözleşme hükümlerini ifadan kaçınmak amacı ile aralarında organik bağ olan üçüncü kişi-şirket olan .... A.Ş. aracılığı ile davacının pazarlamacılık sözleşmesi kapsamında aracılık ettiği satışları gerçekleştirdiğini ileri sürmüştür. Bu çerçevede; 1-Davalı .... Şti.nin İzmir Ticaret Sicilinin Bornova-89... siciline 10/12/1996 tarihinde tescil olunmuş, kurucu ortaklarının ....ve ... oldukları, 17/06/2009 tarihinde yapılan hisse devri sonucunda ...., ..., ..., .... ve ....'ün 10 yıl süre ile yetkili oldukları, 28/12/2009 tarihli kararla şirket müdürlüğüne.... ve ....'ün şirketi 10 yıl süre ile müştereken atacakları imza ile temsil etmelerine karar verildiği, 20/04/2011 tarihli karar gereğince yapılan hisse devri sonucu şirketin pay durumunun ...'un 1980 pay 49.500,00 TL,....'nin 2 pay karşılığı 500,00 TL. sermaye payının bulunduğu, 27/06/2011 tarihinde yapılan hisse devir sonucunda pay durumunun .... 48000 pay karşılığı 1.200.000,00 TL, .... 24000 pay karşılığı 600.000,00 TL, ....'ın 24000 pay karşılığı 600.000,00 TL, ...'ın 24000 pay karşılığı 600.000,00 TL şeklinde oluştuğu, 19/06/2013 tarihli genel kurul kararı ile şirket müdürlüğüne 10 yıl süre ile ...,...., .... ve ....'ün atandığı, ....'ın münferit imzası, diğer müdürlerden herhangi ikisinin müşterek imzası ile şirketi temsil ve ilzama karar verildiği, 06/09/2017 tarihli genel kurul kararı ile hisse devri sonucunda şirket ortaklarının pay durumunun ... 12000 pay karşılığı, 300.000,00 TL,....'in 12000 pay karşılığı 300.000,00 TL, ...'ın 36000 pay karşılığı 900.000,00 TL, ....'ün 30000 pay karşılığı 750.000,00 TL ve ...'ün 30000 pay karşılığı 750.000,00 TL şeklinde oluştuğu; 04/01/2018 tarihli pay devri sonucunda, şirket ortaklarının pay durumunun; ... . 10800 pay karşılığı 270.000,00 TL, ....13200 pay karşılığı 330.000,00TKL,... 36000 pay karşılığı-900.000,00 TL,.... 30000 pay karşılığı 750.000,00 TL, ... 30.000 pay karşılığı 750.000,00 TL şeklinde oluştuğu, 21/01/2021 tarihli genel kurul kararı sonrası şirketin son pay durumunun ... 11250 pay karşılığı 281,25,00 TL,.... 36000 pay karşılığı 900.000,00 TL,.... 30000 pay karşılığın 750.000,00 TL, ...10800 pay karşılığı 270.000,00 TL,....13200 pay karşılığı 330:000,00 TL, ... 7500 pay karşılığı 187.500,00 TL,... 11250 pay karşılığın 281.250,00 TL şeklinde oluştuğu, 2-Dava dışı .... Şti.nin şirket ortakları....,...., .... ve ....'ün toplantıda hazır bulundukları toplantıda alınan 02/04/2003 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürlüğüne ...., .... ve ....'ün atandıkları, şirketi münferit imzaları ile temsil ve ilzama yetkili kılındıkları; 16/02/2021 tarihli genel kurul toplantısı sonrası şirket pay durumunun ... 22500 pay karşılığı 562.500,00 TL, ...7500 pay karşılığı 187.500,00 TL, .... 30000 pay karşılığı 750.000,00 TL, .... 36000 pay karşılığın 900.000,00 TL, ... 24000 pay karşılığı 600.000,00 TL şeklinde olduğu; ....'ün görevinin sona erdiği; 13/10/2015 tarihli Ticaret Sicil gazetesinin 275 sayfasında, .... Firmasının ortaklarının .... ve ... ve ... olduğunun belirtildiği, öte yandan 29/01/2021 tarih ve 10256 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 35.sayfasında da ... Firmasının ortaklarının ..., .... ve.... olduklarının belirtildiği, 3-Bu yönü ile her iki şirketin 3 ortağının aynı kişiler olduğu ve iki şirkette de....'ın imza yetkisinin bulunduğu, 4-Davalı şirket ile dava dışı şirket arasındaki hesap hareketlerinin 159 Sipariş Avansları, 120 Alıcılar, 320 Satıcılar, 336 Diğer Çeşitli Borçlar hesaplarında takip edildiği, bu şirketler arasında ticari ilişkinin bulunduğu, örnek faturaların incelenmesinde, paletlerle ilgili yan plastik kaplama ürünleri Davalı ....Şirketinin ... şirketine sattığı, ....ın da ...şirketine sattığı ürünlerin benzer mahiyette olduğu; 5-Davalı şirket ve dava dışı .... A.Ş.'nin .... A.Ş.ve ...A.Ş.'ye 05/12/2017 ilâ 29/11/2020 tarihlerinde muhtelif tutarlı satışlar yaptıkları; 6-Böylece davalı şirketin, davacı ile imzalanmış bulunan pazarlamacılık sözleşmesinin edimlerini ifadan kaçınmak için aralarında organik bağ bulunan üçüncü kişi-şirketi kullandığı, üçüncü kişi şirket aracılığı ile yapılan işlemlerin özellikle mahkememizce hüküm altına alınan ve istinaf ile Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen hüküm sonrasında yapıldığı ve bu işlemlerin muvazaalı olduğu; 7-Böylece, taraflar arasında akledilen 29/11/2013 tarihli sözleşmenin 5/c-d maddelerinde "Pazarlamacı tarafından sağlanan koordinasyondan sonra aynı firmalarla başka bir mal ya da aynı mal üzerinden yapılacak diğer ihracat, ithalat ya da işbirliğinden yine pazarlamacıya üzerinden madde 3.deki oranlar baz alınarak süre ile hesaplanan bedel hizmet bedeli olarak 7 yıl süre ödenecektir, .... ortakları, hissedarları , bu şirketin yan kuruluşları, bu şirket sahip veya hissedarlarının ortak olduğu veya bu tarihten sonra sahip veya ortak olacağı tüm şirketler temsilci tarafından ticari ilişkinin kurulmasının sağlandığı hiçbir şirketle temsilci aracı olmadan alım satım ithalat veya ihracat yapmayacaktır... c maddesine aykırı ve pazarlamacılık hizmet bedeli ödenmeden yapılacak her türlü alışverişte; o işlemle ilgili ödemesi gereken hizmet ücretinin yanı sıra, ihracatçı firma bu ücretin iki katı kadar tutarı, bu sözleşmeye istinaden, tek seferde ödemeyi, kayıtsız şartsız peşinen kabul etmiştir." şeklinde öngörülen şartların gerçekleştiği, davalının sözleşmenin bu hükmünü ihlal ettiği, 8-.... A.Ş aracılığıyla -davacının daha önce aracılık yaptığı .... A.Ş.ve ... A.Ş.ne- yapılan satışlarda da davacının aracılık ettiğinin ve pazarlama sözleşmesi kapsamında ücret ve cezai şart alacağını hak ettiğinin kabulünün zorunlu olduğu kanaatine varılmıştır. C)Bu bağlamda, davalı şirketin ve dava dışı ... A.Ş.nin ... A.Ş... firmasına 05/07/2017 ila 29/11/2020 tarihlerinde satışlarının bulunmadığı, dolayısıyla bu firma yönünden davaya konu edilen 1.000,00 TL pazarlama ücreti ve cezai şart alacağı talebinin yersiz olduğu, Buna karşılık,....A.Ş.ile ilgili 05/12/2017-29/11/2020 tarihlerinde davalı şirketin KDV hariç 594.690,97 TL tutarında satış yaptığı, pazarlamacılık sözleşmesine göre davacının bu satış nedeniyle 33.862,25 TL komisyon ücretini hak ettiği, .... A.Ş.ile ilgili 05/12/2017-29/11/2020 tarihlerinde davalı şirketin KDV hariç 3.793.128,53 TL tutarında satış yaptığı, pazarlamacılık sözleşmesine göre davacının bu satış nedeniyle 223.794,59 TL komisyon ücretini hak ettiği, ....A.Ş.ile ilgili 05/12/2017-29/11/2020 tarihlerinde dava dışı.... A.Ş.nin KDV hariç 3.535.366,88 TL tutarında satış yaptığı, pazarlamacılık sözleşmesine göre davacının davalıdan bu satış nedeniyle 208.586,65 TL komisyon ücretini hak ettiği, Belirlenen komisyon ücretlerine nazaran sözleşmeyi ihlal eden davalı şirketin toplam komisyon tutarı 466.243,49 TL nin iki katı 932.486,95 TL cezai şarttan sorumlu olduğu ve davacı tarafın bu cezai şartı da isteyebileceği, buna göre eldeki dava nedeniyle davacının davalıdan toplam 1.398.730,44 TL alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda geçen 127.095,61 TL yönünden davalı tarafça hesaplanan tutarlardan mahsup edilmediği yönünde itiraz ve beyanlarda bulunulmuştur. Gerçekten de yapılan incelemede, davalı tarafından davacıya toplamda 127.095,61-TL ödeme yapıldığı bilirkişi raporları ile sabit olup mahsup konusundaki takdir bilirkişiler tarafından mahkememize bırakılmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafça sözleşmenin bir kısmına ilişkin mahkememizin 2016/427 esas 2017/485 Karar sayılı dosyası üzerinden dava açılmış, mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Mahsup edilmesi gerektiği bildirilen söz konusu 127.095,61-TL, anılan dosyada da dava dışı ödenen bedel olması nedeni ile mahsup edilmemiş ve mahkememizce verilmiş olan bu karar bölge adliye mahkemesi ile yargıtay incelemelerinden geçerek kesinleşmiştir. Hal böyle olunca söz konusu davalı ödemesinin dava konusu olay dışında olduğu ve tespit edilen davacı alacağına mahsup edilmesinin mümkün olmadığı yönündeki vakıanın taraflar açısından kesinleşmiş olduğu sonucuna ulaşılarak mahsup işlemi yapılmadan tespit edilen tutar üzerinden karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine ulaşılmıştır. '' gerekçesi ile; HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve heyetin taktirine göre: I-Dava dilekçesi ve miktar arttırım dilekçesi ile açılan davalar ile ilgili olarak: A).... işletmesi ile ilgili pazarlama ücreti ve cezai şart alacağı talebinin REDDİNE, B)... A.Ş.ve ... A.Ş.işletmeleri ile ilgili pazarlama ücreti ve cezai şart alacağı talebi yönünden: 1.398.730,47 TL nin 23/12/2021 den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya (1.000,00 TL ye) ilişkin yatırılmış peşin ilam harcı bulunmadığından bu tutar talep ile ilgili olarak karar verilmesine YER OLMADIĞINA," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve karara bağlandığını, davacı tarafın iddia ve taleplerine dayanak Pazarlamacılık Sözleşmesi’nden doğduğu iddia edilen alacağa ilişkin uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemeleri görevli olup yerel mahkemece re'sen görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esasa ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılma kabiliyeti yokken belirsiz alacak davası olarak açılan ve görülen davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacı yanın pazarlamacılık sözleşmesine ilişkin işlemlerinin varlığını kabul etmemekle birlikte; aksi kanaat hasıl olması durumunda davacının talepleri yönünden zamanaşımı söz konusu olup, bu yönü ile de davanın reddi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 147. Maddesinde; "Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır;Vekalet, komisyon ve acentacılık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar" 5 yıllık zamanaşımına tabi olup davacının talep ettiği komisyona ilişkin alacakları geriye dönük 29.11.2013 tarihine dayanmakta olup zamanaşımına uğradığını, bağlantılı talep ve davaya ilişkin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/659 E. 2021/598 K. Sayılı dosyanın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması yönündeki taleplerinin usul ve yasaya aykırı olarak dikkate alınmadığını, görev, belirsiz alacak davası ve zaman aşımına ilişkin usulü itirazları yanında davacı taraf taleplerinin esastan da reddi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının taleplerine dayanak 29.11.2013 tarihli Pazarlamacılık Sözleşmesi 18.12.2013 tarihinde taraflarca imza altına alınan Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi ile geçerliliğini kaybettiğini, davacının imzalanan danışmanlık sözleşmesi ile maktu gelir elde etmeye başladığını ve ücret bakımından pazarlamacılık sözleşmesinin getirdiği kendi performansına bağlı belirsizlikten kurtulduğunu, bu şekilde davacının müvekkili şirkete karşı pazarlamacılık sözleşmesi ile ilgili olarak ileri sürebileceği herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını, müvekkili şirket ve dava dışı .... Ticari defter ve kayıtlarına yansıyan ....A.Ş. ve ... .. A.Ş.'ne ait tüm fatura bedelleri nazarı dikkate alınarak bilirkişi raporu ile tespit altına alınan tutarlar üzerinden davacı talebinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, esasa ilişkin kabul anlamına gelmemek üzere, yerel mahkemece, KDV dahil tutarlar üzerinden talepte bulunulmuş ise de sözleşme açık düzenlemesi karşısında verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: Komisyon Ücreti ve Cezai Şart istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalı arasında imzalanan pazarlamacılık sözleşmesi kapsamında davacının edimlerini ifa etmesinin davalı tarafından haksız yere engellenip engellenmediği, davacının davalı ile ... A.Ş. ve ... A.Ş. arasında sözleşme imzalanmasına aracılık edip etmediği, sözleşme kapsamında ücrete hak kazanıp kazanmadığı, davalının davacının hak ettiği ücreti ödememek amacı ile kardeş şirketi olduğu iddia edilen .... A.Ş. aracılığı ile muvazzalı işlemler yapıp yapmadığı ve netice olarak davacının davalıdan ... işletmesi ile ilgili 05/12/2017 tarihinden 29/11/20220 tarihine kadar müvekkilinin sözleşmenin 5-d maddesi gereğince 2 kat cezai şartıyla birlikte alacağının şimdilik 1.000,00-TL’sinin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, .... A.Ş. ile ilgili 05/12/2017 tarihinden 29/11/20220 tarihine kadar müvekkilinin sözleşmenin 5-d maddesi gereğince 2 kat cezai şartıyla birlikte alacağının şimdilik 1.000,00-TL’sinin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ... A.Ş. ile ilgili 29/11/2013 tarihinden 29/11/2020 tarihine kadar müvekkilinin sözleşmenin 5-d maddesi gereğince 2 kat cezai şartıyla birlikte alacağının şimdilik 1.000,00-TL’sinin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile miktar arttırım dilekçesinde belirtilen tutarları talep hakkının bulunup bulunmadığı, anılan dönemler ve anılan şirketler ile ilgili sözleşme kapsamında ücrete hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesince dosya arasına getirtilen aynı mahkemenin 2016/427 esas sayılı dosyasında Bursa Tic. Ve Sanayi Odasından celp olunan yazı cevabında davacının ... şahıs firması olarak kaydının bulunup devam ettiği, faaliyet konusunun ise işletme ve diğer idari danışmanlık şeklinde olduğu görülmüştür. Davalı tarafın ise şirket olduğu açıktır. Dava konusu somut olay bu bilgiler çerçevesinde değerlendirildiğinde her iki tarafın da tacir olduğu, bu davada ihtilafın da tacirler arası pazarlamacılık sözleşmesinden kaynaklanan komisyon bedeli alacağı olması karşısında 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi gereğince her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili bulunduğu ve buna göre nispi ticari dava niteliğinde bulunduğu, mahkemenin bu nedenle görevli olduğu anlaşıldığından davalı tarafın görev yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Aynı şekilde eldeki davada davacının pazarlamacılık sözleşmesi uyarınca dava dışı firmalarla ..... A.Ş. firması ile yapılan pazarlamacılık hizmeti gereğince tespit edilmesi iddia olunan miktarın yargılama yapılmadan davacı tarafından tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün bulunmadığından eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak yürütülmesinde yasaya engel bir durum bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davalının zamanaşımı yönünden istinafına gelince; zamanaşımı bir def'i olup, cevap süresi içerinde sunulması gerekmekte olup, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından bu yöne ilişkin davalı istinafının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin 07.02.2019 tarih ve 2018/250 Esas - 2019/259 Karar sayılı kararı ile, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 10.03.2021 tarih ve 2020/4951 Esas 2021/2254 Karar sayılı onama ilamı ile kesinleşen aynı mahkemenin 01.11.2017 tarih ve 2016/427 Esas 2017/585 karar sayılı kararının aynı taraflar arasında delil niteliğinde bulunmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/05/2023 tarih, 2021/809 Esas ve 2023/322 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 95.547,27 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 23.887,90 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/10/2026