Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/877 E. 2026/904 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/877
Karar No
2026/904
Karar Tarihi

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/877-2026/904 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2026/877 Esas KARAR NO : 2026/904

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/06/2026 NUMARASI : 2026/465 Esas (Derdest)

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : VEKİLİ : Av. ALEYHİNE İHTİYATİ TEDBİR İSTENEN DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Banka Teminat Mektubunun İadesi TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 29/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2026

Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Banka Teminat Mektubunun İadesi davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davacı şirket ile davalı taraf arasında akdedilen inşaat işleri sözleşmesi kapsamında, davacı tarafından yüklenilen edimlerin teminatı olarak ... tarafından düzenlenen 24/04/2019 veriliş tarihli, ...seri numaralı ve 2.300.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davalı tarafa teslim edildiğini, söz konusu teminat mektubu taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ederken 23.12.2025 tarihli vade uzatım yazısı ile mektubun vadesinin 23.06.2026 tarihine kadar uzatıldığını, bu durumun huzurdaki davanın ikame edildiği tarih itibarıyla riskin halen devam ettiğini ve teminat mektubunun davalıda bulunduğunun açık olduğunu, davacı şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş olmasına rağmen, davalı taraf hiçbir haklı gerekçe göstermeksizin teminat mektubunu iade etmekten imtina ettiğini, dava dilekçelerinde ve anlatılan nedenlerle dava konusu 2.300.000,00 TL gibi fahiş bir bedele sahip olan teminat mektubunun yargılama süresince davalı tarafından haksız yere nakde çevrilmesi ihtimali veya üçüncü kişilere karşı kullanılması telafisi imkansız zararlar doğuracak, davacı şirketin ticari itibarını zedeleyeceği gibi telafisi imkansız maddi zararlara yol açacağını belirterek, söz konusu teminat mektubunun çekişmeli olduğu hususunun ilgili bankaya bildirilmesi ve üzerine "davalıdır" şerhi işlenmesine, mektubun dava sonuna kadar nakde çevrilmesinin önlenmesine, söz konusu şerhin işlenmesi ve tasarruf yetkisinin kısıtlanması hususunda ilgili banka müdürlüğüne yazı yazılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; "davacı tarafından dava konusu teminat mektubunun hangi sözleşmeye istinaden verildiğini ispat edememesi ve teminatın iadesine ilişkin şartların oluşmaması, davasını somutlaştıramaması nedeniyle davanın usulden reddi gerekmektedir. sözleşmeye konu işin kabulleri yapılmamış olup davacı işçileri tarafından açılmış davalar ve icra takipleri de bulunmaktadır. Dava konusu 2.300.000-tl bedelli teminat mektubu iadesi talebinin nispi harca tabi olduğu dikkate alındığında davacının eksik harcı tamamlaması, aksi halde davanın usulden reddi gerekmektedir. Tensip tutanağındaki dava türü/nitelendirme hatasına ilişkin sayın mahkemeye beyanda bulunma gerekliliği doğmuştur. Davacı tarafından her ne kadar müvekkil şirketçe keşide edilen ihtarnamede belirtilen sözleşme gereği dava konusu teminat mektubunun verilmediği, başka bir sözleşme kapsamında bu teminat mektubunun verildiği iddia edilmişse de iddia edilen sözleşme ya da başkaca bir delil sunulmamıştır. Ancak sayın mahkemeye davacı tarafından bahsedilen sözleşme, sözleşme hükümleri/şartları, sözleşmenin neye ilişkin olduğu, hangi işin yerine getirildiği, geçici-kesin kabullerin yapılıp yapılmadığı, başka bir sözleşme ve iş varsa yapılan hakedişler, ödemeler, muhasebe kayıtları vs gibi hiçbir konuda bilgi verilmemiştir. Dava konusu teminat mektubu taraflar arasındaki 12.02.2019 tarihli alt yüklenici sözleşmesi kapsamında verilmiş olup sözleşme gereği verilmesi gerekli teminat mektubu miktarı dava konusu teminat mektubu kadardır. Nitekim sözleşmenin 25. maddesinde teminat mektubunun tl cinsinden verilebileceği kararlaştırılmış olup davacı şirket tarafından da tl cinsinden mektup verilmiştir. 12.02.2019 tarihli sözleşme gereği davacı geçici kabul ve kesin kabul şartlarını yerine getirmemiştir. Somut olayda ise davacı taraf, geçici kabulün yapıldığına ilişkin herhangi bir geçici kabul tutanağı, kabul protokolü, işveren onayı veya sözleşmede öngörülen kabul sürecinin tamamlandığını gösteren herhangi bir belgeyi dosyaya sunamamıştır. aynı şekilde kesin kabulün gerçekleştirildiğine ilişkin de hiçbir yazılı delil mevcut değildir. davacının yalnızca "iş tamamlandı" yönündeki soyut iddiası, sözleşmede açıkça düzenlenen kabul prosedürünün gerçekleştiğini ispata elverişli değildir. Kaldı ki sözleşmenin 25. maddesi, teminatların iadesini de bu kabul süreçleri ile alt yüklenicinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tamamen yerine getirmesine bağlamaktadır. Davacı şirketin işçileri tarafından açılmış işçilik alacağı davaları ve icra takipleri bulunmakta olup müvekkil şirket tarafından davacı nam ve hesabına işçi alacağı dosyalarına zaten teminat tutarından fazla ödeme yapılmıştır. dolayısıyla davacının iddia ettiği teminat mektubunun iadesi için gerekli şartlar oluşmamıştır. Sözleşmenin 25. maddesinde işçilik alacakları, sgk, vergi, üçüncü kişi talepleri, eksik işler, gizli ayıplar, kazalar ve benzeri yükümlülükler nedeniyle doğabilecek zararları karşılamak amacıyla bu teminatları müvekkil şirketin elinde tutma ve gerektiğinde mahsup etme hakkı saklı tutulmaktadır. Mahkeme tarafından gerekmesi halinde takiplerin gerçekten dava konusu sözleşme ve bu sözleşme kapsamında çalışan kişilerle bağlantılı olup olmadığı, takip dosyaları ve bağlantılı iş mahkemesi dosyaları getirtilerek bilirkişi incelemesiyle belirlenmelidir. Davacı her ne kadar söz konusu teminat mektubunu başka bir iş için verdiğini iddia etmişse de davacı şirket zaten teminat mektubunu verdikten hemen sonra tür değişikliği yapmış olup daha önceki başka bir ilişkiden kaynaklı söz konusu teminat mektubunu verme imkanı bulunmamaktadır. Kabul anlamına gelmemekle mektubun vadesi gelmemiş olup mektubun iadesi mümkün değildir. " açıklamalarıyla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Dava dilekçesi, davacı vekilinin talep dilekçeleri ve dosyanın incelenmesinde, eldeki davada davacı vekilince dava dilekçesine ekli sunulan delillerde ihtiyati tedbire ilişkin olarak davacının haklılığı yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, ileri sürülen iddiaların mahiyeti gereği yargılamayı gerektirdiği, durum ve koşulların değişmesi halinde davacı tarafça yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulabileceği belirtilerek davacı vekilinin teminat mektubunun üzerine "davalıdır" şerhi işlenmesi, mektubun dava sonuna kadar nakde çevrilmesinin önlenmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; edimlerini ifa ettiklerini, teminat mektubunun iadesi koşullarının oluştuğunu, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, davalının sebepsiz zenginleşme kastı ile hareket ettiğini, telafisi imkansız zarar tehlikesi bulunduğunu, mahkemenin talep etmesi halinde teminat yatırmaya hazır olduklarını belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Talep banka teminat mektubunun iadesi davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı, peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 29/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Üye ✍e-imzalıdır

Katip ✍e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/877, K. 2026/904, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-877-e-2026-904-k-5d32f989baf8