Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1529 E. 2026/2157 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1529
Karar No
2026/2157
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1529 KARAR NO : 2026/2157

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2023 NUMARASI : 2022/771 Esas 2023/515 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 06/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2026

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9914 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın tüm ihtarlara rağmen borcu ödemediğini, borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itirazın haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptali takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır. MAHKEMECE: "...Dava; İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 39.157,32 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 01/01/2022-02/08/2022 tarihleri cari hesap alacağının gösterildiği, davalı tarafından yasal süresinde borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, her ne kadar itiraz dilekçesinde İzmir İcra Müdürlüğünün yetkili olduğu beyanı ile icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmiş ise de takibin İzmir İcra Müdürlüğünde yapıldığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davacı tarafın ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK hükümlere uygun olarak tutulduğu, davacının 39.157,32 TL bakiye alacağının bulunduğu, davalı tarafça kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği ve bulunduğu adresin bildirilmediği, denetime elverişli, yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyetteki bilirkişi raporuna itibar edilerek lehine delil olma özelliğine haiz ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 39.157,32 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Davanın KABULÜ ile; İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9914 Esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının İPTALİ ile takibin DEVAMINA, Alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından İzmir 2. İcra Müdürlüğü 2022/9914 Esas sayılı dosyası ile müvekkili hakkında örnek 7 ilamsız icra takibi başlatıldığını, süresi içerisinde taraflarınca ödeme emrine yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, daha sonra davacı tarafın başvurusu üzerine ticari uyuşmazlık kapsamında arabuluculuk görüşmelerinin taraflarınca yürütüldüğünü, 23/09/2022 tarihinde görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını, en nihayetinde davacı taraf tarafından 03/10/2022 tarihinde bu haksız davanın ikame edildiğini, dava dilekçesinde davalı müvekkilinin vekili olarak gösterilmelerine rağmen taraflarına ne tebligatın yapıldığını, UYAP'a vekil kaydının yapılmadan yargılama yapılıp haksız davanın kabulüne karar verildiğini, yerel mahkeme tarafında yapılan yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, müvekkilinin savunma yapabilmesi ve duruşmaları takip edebilmesine imkan temin edilmediğini, müvekkili şirketin davacı şirket ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin muhasebe kayıtlarında; davacı firmaya ait faturaların bulunmadığını, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde haklılıklarını ortaya çıkacağını, davacı şirketin kötü niyetli bir şekilde müvekkilinin borçlandırdığını, müvekkilinin davacının iddia ettiği gibi malları almadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: İtirazın İptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davalının usulüne uygun ihtaratlı tebligata rağmen davaya cevap vermemiş olmasına ve ticari defterlerini de sunmamış olmasına, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulması nedeniyle davacı lehine delil olarak kabul edilecek olmasına, davacı defterlerine göre davalının davacıya 39.157,32 TL borçlu olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/06/2023 tarih, 2022/771 Esas ve 2023/515 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 2.674,84 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 668,67 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.006,17 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 06/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1529, K. 2026/2157, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1529-e-2026-2157-k-99eb969e6cd0