Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/198 E. 2026/1586 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/198
Karar No
2026/1586
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :2026/198

KARAR NO :2026/1586

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:05/11/2025

NUMARASI :2024/524 Esas - 2025/833 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:24/07/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/09/2026

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından cari hesap alacağına mahsuben davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın itirazı ile takibin durduğunu, cari hesap ekstresi ve faturalar incelendiğinde müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun görüleceğini, yapılan görüşmeler neticesinde ödemenin yapılacağının davalı şirket yetkililerince bildirilmesine karşın borcun kapatılmadığını, bu nedenle yasal yollara başvurma zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; davacı tarafın iddia ve taleplerinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının iddialarını ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, taraflar arasındaki süregelen ticari ilişki çerçevesinde müvekkili şirketin tüm borcunu ifa ettiğini, karşılığı ödenmemiş herhangi bir mal teslimi veya hizmetin bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin müvekkili şirket tarafından satılan paletlerin kullanıldıktan sonra toplanarak bedel karşılığı iade edilmesinden ibaret olduğunu, davacının palet toplama fişlerinin renkli fotokopisini çekmek suretiyle mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığının tespit edilmesi üzerine ödemelerin durdurulduğunu, 36 adet palet toplama fişinin 31 adedinde renkli fotokopi çekildiğinin 05/11/2019 tarihinde tespit edildiğini, bu yolla davacının 1.881 palet karşılığı 22.572-TL + KDV olmak üzere toplam 26.634,96-TL fazladan ödeme aldığını, 2019 yılı içerisinde davacıya 13 adet fatura karşılığında 4.997 adet palet için KDV dahil toplam 70.757,52-TL ödeme yapıldığını, gerçekte davacıdan 3.980 adet palet toplandığını, usulsüzlüğün tespiti üzerine 05/11/2019 tarihinden sonra düzenlenen faturaların davacıya iade edildiğini, alacağın likit ve muayyen olmadığını, bu bakımdan icra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiğini, ayrıca takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece tarafların ticari kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporuna göre, davaya konu 23.364-TL bedelli faturanın davalının kayıtlarında bulunmadığı ancak davalının 2019 yılı BA kayıtlarında fatura bildiriminin yapıldığı, yani faturanın kabul edildiği, her ne kadar davalı 29/04/2020 tarihinde BA beyannamesinde bu faturayı çıkarmış ise de faturaya itiraz süresinin geçirildiği, davacının davasını ispat ettiği faturaya konu hizmetin verildiğinin anlaşıldığı ve faturaya dayalı alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin aynı şartlarla devamına ve alacağın %20'si oranında hesap edilen icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karar davalı tarafından istinaf edilmiş,Dairemizin 2021/2173 Esas 2024/886 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince mükerrerlik konusu olan belgelerin hangileri olduğu hususunda taraflara açıklama yaptırılması, belgelerin aslının davalıdan istenmesi, davacının faturasına esas belgelerin sıhhatinin incelenmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararın kaldırılmasından sonra, mahkemenin 2024/524 Esas, 2025/833 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, takibe konu 23/12/2019 tarihli ve 23.364-TL tutarlı faturanın her iki tarafın defterine kayıtlı olduğu, davalının süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, davalının 29/04/2020 tarihinde bu faturayı BA beyannamesinden çıkarmış olmasının faturaya itiraz süresi geçirildiğinden sonuca etkili olmadığı, davacının davasını ispatladığı ve faturaya konu hizmetin verildiği, davalı vekilinin sahte olduğunu ileri sürdüğü fişlerin asıllarını da dosyaya sunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şart ve koşullar altında devamına, asıl alacak olan 23.364-TL'nin %20'si oranındaki icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; müvekkilinin davacıya olan tüm borcunu ödediğini, davacının palet toplama fişlerinin renkli fotokopisini çekerek mükerrer fatura düzenlediğini, fişlerin fotokopi olup olmadığının ayrı bir uzmanlık gerektirdiğini ek bilirkişi raporunun da belirttiğini, buna rağmen bu yönde inceleme yapılmadığından kararın eksik incelemeye dayandığını, mahkemenin istediği fişlerin zaten mahkeme kasasında olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

GEREKÇE:Dava, satış faturasına dayalı alacak için başlatılan icra takibi sebebiyle itirazın iptali istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, takibe konu 23/12/2019 tarihli ve 23.364-TL tutarlı faturaya dayalı alacağın gerçekte doğup doğmadığı, faturanın davalının ticari defter ve beyan kayıtlarına yansımasının alacağın kabulü niteliğinde sayılıp sayılamayacağı, davacının mükerrer tahsilat iddiasının değerlendirilmesinin gerekip gerekmediği ve alacağın likit olup olmadığı ile icra inkâr tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.Mahkemece, davalının defter kayıtları ile BA beyannameleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış; 22/04/2021 tarihli kök rapor ile 31/05/2021 tarihli ek rapor alınmıştır. Kök raporda, davalı nezdindeki davacıya ait muavin defter kayıtlarından 31/12/2019 tarihi itibariyle davacının davalıya 4.522,35-TL borçlu kaldığı, takibe dayanak KDV dahil 23.364-TL tutarlı faturanın davalının muavin defter kayıtlarında yer almadığı, buna karşılık faturanın KDV hariç tutarı olan 19.800-TL'nin davalıya ait BA beyannamesinin 30. satırında 31/01/2020 tarihinde vergi dairesine beyan edildiği ve Aralık 2019 döneminde davacı tarafından davalıya başka bir fatura düzenlenmediği tespit edilmiştir.Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca, ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini isteyebilir; faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.Somut olayda davalı tarafın takibe konu faturaya süresi içerisinde itiraz ettiğini kanıtlayamadığı, aksine faturayı 31/01/2020 tarihinde BA beyannamesi ile vergi dairesine beyan ettiği, 29/04/2020 tarihinde beyannameden çıkarmasının ise sekiz günlük itiraz süresi geçtikten sonra gerçekleştiği anlaşılmaktadır.Bu durumda faturanın içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı yönündeki değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalının, davacının palet toplama fişlerinin renkli fotokopilerini kullanmak suretiyle mükerrer tahsilat yaptığına ilişkin savunması yönünden verilen süreye rağmen orijinal olduğunu ileri sürdüğü fişler sunulmuş değildir.Davalı tarafca, davacının sahte fişlere dayandığının fark edildiği ileri sürülmüş ancak bu hususta bir tutanak, ihtar ya da suç duyurusu dosyaya yansımamıştır.Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde fişlerin zaten dosyada olduğu iddiası yönünden ise, dosyada ... kasa fişi ile kasaya alınan fiş ve faturaların davacı tarafından 09/12/2020 tarihinde teslim edilen belgeler olduğu anlaşılmıştır. Kaldı ki hangilerinin sahte olduğu ve hangi fişlerin orijinalinin davalıda olduğu, davalının açıklaması gereken bir husustur. Ayrıca davalı takibe dayanak faturanın, daha önce ödenen başka bir faturayla mükerrer olduğunu gösteren somut bir kayıt ya da belge de sunmamıştır.Dayanak yapılan fişlerin asıl mı fotokopi mi olduğuna ilişkin ayrıca uzman incelemesi yapılmasına elverişli belgeler sunulmadığından mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar yerinde olup davalı vekilinin eksik inceleme yapıldığına dair istinaf sebebi yerinde değildir.İİK’nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilir. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Bu kapsamda takip ve dava konusu alacak faturaya dayalı olduğundan, alacağın likit olduğu açıktır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından ve kamu düzenine aykırılık oluşturan bir husus da tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 1.621,18-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 732-TL harcın mahsubu ile kalan 889,18-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/198, K. 2026/1586, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-198-e-2026-1586-k-83351424b570