Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/379 E. 2026/1186 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/379
Karar No
2026/1186
Karar Tarihi

T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/379 KARAR NO : 2026/1186

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : .... Esas - .... Karar

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kayn.) DAVA TARİHİ : Mahkemenin Birleşen .... E. Sayılı Dosyasında; DAVACI : VEKİLİ :

DAVALI : VEKİLLERİ : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)|Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : 14/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/10/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Asıl Dava: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının karton bobin rolik üretimi ve satışı işi ile yaptığını, davalıya 2022 yılı Eylül ayından bu yana ürün satışı yaptığını, davalının 5 adet faturadan kaynaklı bakiye borcunu ödemediğinden 94.057,64 TL'lik alacak ve faizi için .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı takibine girişilse de itiraz ile durduğunu belirterek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sunduğu fatura ve belgelerde davalı Şirket yetkilisinin imzası bulunmadığını, malların bedellerinin davacıya ödendiğini, herhangi bir borçları bulunmadığını belirterek, haksız davanın reddini savunmuştur. Birleşen ....ASTCM'nin ... E. sayılı dosyasında; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının karton bobin rolik üretimi ve satışı işi ile yaptığını, davalıya 2022 yılı Eylül ayından bu yana ürün satışı yaptığını, ticari kayıtlarında davacı alacağının daha yüksek olduğunu hesapladıklarını tespit ettiklerini, eksik talep edilen 45.778,80 TL bakiye fatura alacağı ile 11.147,42 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 56.926,22 TL'nın tahsili için bu kez .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyasıyla icra takibine girişilse de itiraz ile durduğunu belirterek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sunulmamıştır. B-İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ: "...davacı ticari defterlerine göre takibe konu edilen karton bobin rolik satışına ilişkin faturaların kayıt edilmiş olduğu, davacı taraf asıl davaya konu ettiği ....İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı takibi ile 94.057,64 TL asıl alacak, birleşen davaya konu ettiği ....İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı takibi ile 45.778,80 TL asıl alacak talep etmiş olmasına karşın, ticari defterlerinde 31.737,56 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu ve 31/12/2024'de ise tüm alacağını davalıdan tahsil etmiş olduğuna ilişkin kayıt bulunduğu anlaşılmış, davalı taraf ticari defterlerinde ise davacının icra takibine konu ettiği faturaların kayıtlı olmadığı ancak davacının kayıtlarında tahsil olarak görünen toplam 161.737,56 TL'nin davalı defterlerinde ödeme olarak görülmediği, davalının kendi defterlerinde 177.465,72 TL borçlu göründüğü, davacı taraf ve davalı taraf ticari defterleri birbirini teyit etmemekle, alacağın ispatı hususunda ispat yükünün davacıda olduğu, davacının birbirini teyit etmeyen ticari defter ve kayıtlarında faturaların ait olduğu yıla istinaden defterinde bir alacak bulunmadığı, tahsilat yapıldığı şeklindeki kaydın davacı aleyhine delil teşkil ettiği, defter ve kayıtları ile ispat yükünü yerine getiremediği, yine davalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin ekinde 60.000 TL ve 70.000 TL tutarında 2 adet çekin davacı ...'e elden teslim edildiğine dair çek görüntülerinin de dosyaya ibraz edildiği, dosya kapsamı itibariyle davacının alacağını ispat edemediği anlaşılmakla, ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddine....'' karar verildiği görülmüştür. C-İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ticari defterlerde sehven yapılan hata dışında alacağın varlığının, dosyadaki diğer delillerle sabit olduğunu, faturalar, cari hesap ekstresi, sevk irsaliyeleri, banka kayıtları, tahsilat makbuzları, borca karşılık alınan çekler ve davalının ticari defterlerindeki kayıtlarla alacağın varlığının ispatlandığını, Hükme esas alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Taraf defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının süresinde yapıldığını, defterlerin yıllar itibarıyla birbiri ile tutarlı ve kayıt düzenine uygun tutulmuş olduğunu belirterek; davacı kayıtlarına göre icra takiplerine konu tüm alacağın davalıdan tahsil etmiş olduğuna ilişkin kayıt bulunduğu tespit edildiğinden, davacının defter kayıtlarına göre 31.12.2024 itibarıyla alacaklı olmadığını, davalının kendi defter kayıtlarına göre ise icra takip ve dava tarihi itibarıyla davacıya 177.465,72TL borcu bulunduğunun" belirtildiğini, söz konusu rapora itirazlarının dikkate alınmadığı üzere; tarafların kayıtları 2022-2024 yılları itibariyle incelendiğinde, davacı defterlerinde sehven yapılan tahsilat kayıtları dışında; davacı müvekkil defterinde yer alan ve fakat davalı defterinde yer almayan 6 kayıt bulunduğunu, bunların; .......... kayıt tarihli 5.055,12 TL'lik .......... kayıt tarihli 29.700,00 TL'lik, .......... kayıt tarihli 31.464,00 TL'lik ve .......... kayıt tarihli 26.151,60 TL'lik fatura 4 adet fatura ile 60.000,00 TL ve 70.000,00 TL bedelli 2 adet çek olduğunu, davacının mizan kayıtlarında; davacının yıllara göre 2022 yılında 9.579,19 TL, 2023 yılında 98.519,69 TL ve 2024 yılında 31.737,56 TL olmak üzere 139.836,44 TL alacaklı olduğunu iddia ettiklerini, davacı kayıtlarında yer alıp davalı defterlerinde yer almayan fatura ve çek ödemeleri hesaplamaya dahil edildiğinde, (bilirkişi raporuna göre davalı defterinde görünen rakam) 139.836,44 TL sonucu ortaya çıktığını, bunun da davalının müvekkiline icra dosyalarındaki tutar kadar (139.836,44 TL asıl alacak) borçlu olduğu ile hatalı kayıtlar bulunmasa taraf defter kayıtlarının birbiriyle aynı olduğunu ortaya koyduğunu, davacının muhasebecisinin sehven yaptığı kapama işlemi dışındaki tüm delillerin alacağı ortaya koymasına rağmen Mahkemece sehven yapılan hatanın alacağın var olmadığı şeklinde yorumlandığını, Davalı defterlerinde bulunmayan yukarıdaki 4 faturanın e-arşiv faturası olup; davalıya sistemden gönderildiğini, 4 faturanın sevk irsaliyesini de sunduklarını, faturalara bir itiraz yapılmadığını, sevk irsaliyesi bulunan malların teslim edildiğini, bu faturaların davalı defterlerine işlenmemesinin muhasebesel eksiklik olduğunu, 2 adet çekin davacı kayıtlarında bulunup davalı kayıtlarında yer almadığını, davacının alacaklı olduğu bazı şirketlere yönelik kayıtlar kapatılırken, davalı kayıtlarının da sehven kapatılıp bunun fark edilmediğini, gerçekte davalıdan böyle bir tahsilat yapılmayıp alacağı tevsik eden bir ödeme belgesi de bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak öncelikle itirazları doğrultusunda düzeltilmesini ve davaların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; ispat edilemeyen "muhasebe hatası" iddiasının, hukuken yok hükmünde olup, bunu destekleyen kayıt ve delil sunulmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesap dökümlerinin, davacının 31/12/2024 itibarıyla herhangi bir alacağının bulunmadığını ortaya koyduğunu, 2023 yılı ve 2024 yılı hesap kapanış kayıtlarında fatura bedellerini kasa hesabı üzerinden nakden tahsil ettiği ve davalıdan alacağı bulunmadığının anlaşıldığını, hukuken belirleyici olanın, tahsilatın gerçek para hareketi olup olmaması değil; davacının usulüne uygun tuttuğu ticari defterlerinde alacağını tahsil etmiş olarak kapatması olduğunu, bilirkişi raporunda taraf defterlerinin karşılaştırmalı sunularak; davalının kayıtlarına göre borç görünmesine rağmen, alacak talep eden davacının defterlerinde bir alacak bakiyesi bulunmadığı tespiti yapıldığını, davacının alacaklı olduğunu iddia eden olmasına rağmen, kendi defterlerinde alacağını tamamen sıfırladığından ispat yükünü yerine getiremediğini, muhasebe hatasının kayıtlarda dahi düzeltilmediğini, davacının istinaf iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu belirterek, davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. D-DELİLLER: ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... T. .... , .... K. sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı. E-İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Asıl ve birleşen dava, taraflar arasındaki ticari satım nedeniyle davacının düzenlediği faturalardan kaynaklı bakiye bedelin alacağı için girişilen takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu karar başlığında; davacının ve taraf vekillerinin adreslerinin yer almaması 6100 sayılı HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bu eksiklikler eleştirilmekle yetinilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı şirket vekili asıl ve birleşen davada davalı şirkete yıllara sari şekilde karton bobin rolik satışı yaptıklarını, davalının ödemeleri geciktirdiğini belirterek, bakiye fatura bedellerinin tahsilini talep etmiş, davalı ise tüm borçların ödendiğinden borcu olmadığını savunmuş, Mahkemece davacının alacağını ispatla yükümlü olup, davacı defterlerinde alacak kaydı bulunmadığından -davalının kendi kayıtlarında borçlu görünse de- ispatlanamayan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinafında esas olarak; kendi kayıtlarında muhasebecilerinin sehven tahsilat ve borç kapatma kaydı yaptığını, bunun muhasebe hatası olduğunu, diğer tüm delillerle alacaklı olduklarını ispatladıklarını ileri sürmüştür. Taraflar arasında yıllara sari ticari ilişki ve cari hesap bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının 2023 yılı ve 2024 yılındaki faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, muhasebe hatası bulunup bulunmadığı noktalarındadır. Mahkemece hükme esas alınan .......... tarihli SMMM bilirkişi raporunda; davacının 2022-2024 yılı tasdike tabi defterlerin, tasdiklerinin yasal sürelerde yaptırıldığı, 2024 yılında e-defter kullandığı, e-defterlerin yıl açılış ve kapanış onayı yerine geçen Ocak ve Aralık dönemlerinde GIB onaylı berat dosyalarının süresinde oluşturulduğu, incelenen defterlerin yıllar itibarıyla birbiri ile tutarlı ve kayıt düzenine uygun tutulduğunun tespit edildiği, davalı şirketin uzaktan incelenen 2023 ve 2024 yılı yevmiye defterlerinin açılış tasdiklerinin yapıldığı ve (aleyhine) delil teşkil edebileceği, davacının kayıtlarındaki tahsil işleminin nakit ödeme limitleri üzerinde olduğu ve kaydı bir işlem olduğu, gerçek para hareketine dayanmadığı, dönem sonunda birçok hesabın aynı anda muhasebesel olarak kapatıldığı işlemlerle, aynı anda yapılan bir işlem olduğu izlenimi edinildiği, 2023 yılı bakiyesinin davacı kayıtlarında 0 TL, davalı kayıtlarında -73.343,76 TL olduğu, ..........'deki hesap bakiyelerinin ise davacı kayıtlarında 0 TL, davalı kayıtlarında -177.465,72 TL olarak göründüğü, davacının icra takibine konu ettiği ....tarih ..... nolu 31.464,00 TL tutarlı fatura ile .... tarih .... nolu 26.151,60 TL tutarlı faturaların davalının defter kayıtlarında yer almadığı, davacının kayıtlarında yer alan iki adet çek bedeline ilişkin toplam 130.000,00 TL tahsilatın davalının defter kayıtlarında yer almadığı, davacının ..........'de nakden tahsil ettiği 31.737,56 TL’nin davalının defter kayıtlarında yer almadığı, davalının defter kayıtlarına göre .......... itibarıyla 177.465,72 TL borcu bulunduğu, ancak alacak talep eden davacının defterlerinde herhangi bir alacak bakiyesinin bulunmadığının tespit edildiği belirtilmiştir. Ayrıca davalı vekilince beyan dilekçesi ile; .......... tarihli 60.000 TL'lik ve .......... tarihli 70.000 TL'lik iki adet çekin davacıya imza karşılığı teslim edildiğine ilişkin evrakların sunulduğu görülmüştür. Bu tespit ve değerlendirmelere göre; davanın niteliği gereği alacağın varlığının ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davacıya düştüğü, davacının kendi ticari defter ve kayıtlarında alacağı olmadığı görünse de, alacağının varlığını davalının ticari defterlerindeki kayıtlarla alacağının varlığını ispatladığı değerlendirilmiştir. Bu durumda ispat yükü üzerine geçen davalı yan ise borcu ödediğini ispatla yükümlüdür. Davalı kendi ticari defter ve kayıtlarında borçlu görünse de borcuna yakın miktardaki toplam 130.000 TL'lik iki adet çekin davacıya imza karşılığında teslim edildiğine ilişkin çek görüntülerini sunduğu, bu hususun davacı tarafça da inkar edilmediği görülmekle, davacı yanın alacaklı olduğu yönündeki istinafı yerinde bulunmamıştır. Ayrıca, davacı her ne kadar kendi kayıtlarında alacaklı olmayıp bu hususun "muhasebe hatasından" kaynaklandığını ileri sürse de, bu muhasebe hatası ile ilgili gerekli düzeltme kayıt ve işlemlerini yapabilecek iken yapmamıştır. Açıklanan nedenlerle Mahkeme kararı isabetli olmayıp, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(a-6) bendi uyarınca kabulü ile inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. *** HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı vekilinin ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....T. .... .... K. Sayılı; ilk derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf kanun yolu başvurusunun, HMK’nın 353/1-(b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken istinaf karar harcı asıl dosya için 732,00 TL, birleşen dosya için 732,00 TL olup; davacı tarafından peşin yatırılan asıl dosya için 615,40 TL, birleşen dosya için 615,40 TL istinaf karar harcının mahsubu neticesinde bakiye kalan asıl dosya için 116,60 TL, birleşen dosya için 116,60 TL harcın, ilk derece mahkemesi tarafından istinaf eden davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-) İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-)Artan istinaf avanslarının, ilk derece mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine, 7-) Karar ilamının, HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/10/2026

Başkan E-imza

Üye E-imza

Üye E-imza

Katip E-imza

Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/379, K. 2026/1186, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-379-e-2026-1186-k-f959e5535329