Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2351 E. 2026/2284 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2351
Karar No
2026/2284
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2351 KARAR NO : 2026/2284

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/06/2022 NUMARASI : 2018/1035 Esas - 2022/598 Karar

DAVACILAR : 1-... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALILAR : 1-... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 14/07/2026 YAZIM TARİHİ : 14/07/2026

....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2022 tarihli ve 2018/1035 Esas- 2022/598 Karar sayılı kararı aleyhine davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 05/06/2018 tarihinde davacı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı minibüsün çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı ... ile aynı araçta yolcu konumumda bulunan ... ve ...'ün ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nun tam kusurlu olduğunu, müvekkillerinden ... için 04/09/2018 tarihinde ve ... için 08/11/2018 tarihinde olmak üzere zararların ödenmesi için davalı ... şirketine başvuru yaptıklarını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinden ... için 100.000.TL manevi tazminat ile 100,00.TL sağlık gideri, 200,00.TL geçici ve 200,00.TL kalıcı maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 500,00.TL maddi tazminatın, ... için 50.000 TL manevi tazminat ile 100,00.TL sağlık gideri, 200,00.TL geçici ve 200,00.TL kalıcı maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 500,00.TL maddi tazminatın, ... için 15.000,00.TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 04/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; müvekkillerinden ... için 200,00.TL olan geçici iş görmezlik tazminatı talebini 4.849,34.TL'ye, 200,00.TL olan kalıcı iş görmezlik tazminatı talebini 75.905,37.TL'ye, ... için 200,00.TL olan geçici iş görmezlik tazminatı talebini 2.274,21.TL'ye ve 200,00.TL olan kalıcı iş göremezlik tazminatı taleplerini 53.071,86.TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir. Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 28/03/2018-28/03/2019 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tarafların kusur oranlarının ve davacıların maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, davacıların faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacıların yaralanmasının kaza ile illiyet bağının olması durumunda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar ... ve ... vekili dilekçe ve beyanlarında; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "1-Maddi tazminat talepleri yönünden davanın kabulüne; Davacı ... için 2.274,21 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 53.071,86 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 55.446,07 TL maddi tazminatın davalı ...Ş. Yönünden 27/11/2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 05/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı ... için 4.849,34 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 75.905,37 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 80.854,71 TL maddi tazminatın davalı ...Ş. yönünden 21/09/2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 05/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

2-Manevi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulüne; Davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...Ş. Yönünden 27/11/2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 05/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Davacı ... için 8.000,00.TL manevi tazminatın davalı ...Ş. Yönünden 21/09/2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 05/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı ... için 9.000,00.TL manevi tazminatın ... Sigorta A.Ş yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 05/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu, kusur oranını hatalı belirlendiğini ve vekalet ücretine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir. DAVALILAR ... VE ... VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kusur raporlunun eksik ve hatalı olduğunu, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, tedavi ve bakım giderlerine hatalı şekilde hükmedildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve davacının kusurunun yeterince dikkate alınmadığını iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davacılardan ... ve ...'ün maddi tazminat talepleri yönünden davanın kabulüne ve davacıların manevi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalılar ... ve ... vekili tarafından, davacıların 2918 sayılı KTK'nın 97.maddesi gereği davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunmadıkları iddiasıyla dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, anılan kanun maddesindeki düzenleme sigorta şirketine dava açılmasından önce sigortacıya başvuruda bulunulmasının zorunlu olduğuna ilişkin olup, istinaf başvurusunda bulunan davalı işleten ve sürücüye yöneltilecek davalar için etkili değildir. Kaldı ki, davacıların, dava tarihinden önce olmak üzere, diğer davalı ... şirketine poliçe teminatı kapsamındaki tazminatın ödenmesi talepli başvuruda bulunduğu, dosya arasında getirtilen sigorta şirketinin hasar inceleme dosyasındaki bilgi ve belgelerle sabittir. Bu sebeple, davalılar ... ve ... vekilinin, bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından, mahkemece hükme esas kusur raporunun hatalı olduğu ve hükme yeterli olmadığı ileri sürülmüştür. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, dava sebebi trafik kazasının, 05.06.2018 günü, saat 00:15 sıralarında, davalı sürücü ...'nun, sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile ... Bulvarı'nı takiben önünden ... Kavşağı istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan ışık kontrollü kavşak mahalline geldiği sırada, aracının ön kısımlarıyla, bu kavşakla kesişen 87071 numaralı sokağı takiben gelip kavşaktan geçiş yapmak isteyen davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarının çarpışmaları neticesi meydana geldiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince, Makine Yüksek Mühendisi Prof. Dr. ...'den alınan 19/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...'ün asli ve %65 oranında ve sürücü ...'nun ise tali ve %35 oranında kusurlu olduğu hususunda görüş bildirildiği, tarafların sözkonusu rapora itiraz etmeleri üzerine ....Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla Karayolları Fen Heyeti eski mensubu bilirkişilerden alınan 26/03/2020 tarihli raporda; sürücü ...'ün %75 ve sürücü ...'nun %25 oranında kusurlu olduğu hususunda görüş bildirildiği, tarafların sözkonusu rapora itirazı ve önceki raporla arasındaki çelişki bulunduğu gözetilerek bu defa İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden 17/12/2021 tarihli raporda ise; sürücü ...'nun, idaresindeki minibüs ile olay mahalli kavşakta diğer sürücü idaresindeki otomobile karşın her ne kadar da ilk geçiş hakkına sahip ise de kavşağa hızını, her an emniyetli tedbir alabileceği asgari hadde düşürerek yaklaşıp diğer sürücü idaresindeki otomobile karşı zamanında etkin fren ile uygun direksiyon tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayet etmeksizin kavşak mahalline yaklaşıp geçiş yapmak istediği sırada meydana gelen olayda %25 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ün ise, idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşakta istikamet yönüne fasılalı olarak kırmızı yanan trafik ışıklarını dikkate alarak durması ve ilk geçiş hakkını diğer yönden yaklaşan minibüse vermesi, kavşağın müsait olduğundan emin olduğu bir anda da giriş yapıp geçişini dikkatli ve kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin hatalı bir şekilde kavşak müşterek alanına girip geçiş yapmak istediği sırada meydana gelen olayda %75 oranında asli kusurlu olduğu hususunda görüş bildirildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan bu raporla, önceki kusur bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmiş olduğu gibi, raporun, kaza tespit tutanağı ile ceza yargılamasında hükme esas alınan bilirkişi raporu ile örtüştüğü, oluşa uygun ve denetime açık olduğu anlaşılmakla Dairemizce hükme elverişli bulunmuş, bu sebeple davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin kusur durum ve oranlarına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalılar ... ve ... vekili tarafından, tedavi giderlerine hükmedilemeyeceği ve bu konuda mahkemece alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığı ileri sürülmüş ise de, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı "Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri" başlıklı ayrımdaki TBK'nın 54/1-a maddesinde, tazmini talep edilebilecek bedensel zararlar arasında "tedavi giderleri" de özellikle sayılmış olup, ilk derece mahkemesince, davacılardan ... ve ...'ün tedavi gideri zararının tespiti bakımından ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. ...'den 12.05.2022 tarihli raporun alındığı, raporda, dayanak ve gerekçeleri açıklanmak suretiyle adıgeçen davacıların fatura edilmiş ve fatura edilmeyen tedavi gideri zararlarının ayrı ayrı tespit edildiği, bu haliyle raporun hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmış, davalılar ... ve ... vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6098 TBK'nın 56/2. Maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." , 51.maddesinde de "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." hükümlerine yer verilmiştir. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır (Yargıtay HGK'nın 23/06/2004 Tarihli ve 2004/13-291 Esas-2004/370 Karar sayılı ilamı). Somut olayda 05.06.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacılardan ...'ün tüm vücut engellilik oranının %15 olduğu, iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabilecek şekilde, ...'ün ise tüm vücut engellilik oranının %5 olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabilecek şekilde yaralandığı, mahkemece hükme esas alınanATK Trafik İhtisas Dairesi'nden 17/12/2021 tarihli raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacı sürücü ...'ün %75 oranında asli kusurlu ve davalı sürücü ...'nun %25 oranında kusurlu olduğu, davacıların yaralanmasının niteliği ve tarafların kusur durum ve oranları, ayrıca dosya kapsamına yansıyan sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın, bir ceza olmayıp, zarar görende manevi tatmin yaratması, aynı zamanda miktarı itibariyle manevi tazminat alacaklısının zenginleşmesine ve borçlusunun fakirleşmesine neden olmayacak ölçüde olması gerektiği gözönüne alındığında, ilk derece mahkemesince davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş, bu sebeple davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacılar vekilinin vekalet ücretine istinaf sebebinin incelenmesinde ise, ilk derece mahkemesince, davacılar tarafından, aynı trafik kazasından kaynaklanan tazminat taleplerine ilişkin olarak usul ekonomisi gereği birlikte dava açılmış olsa da, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı ilişkisi bulunduğu, bu itibarla birlikte açtıkları davada birbirlerinden ayrı ve bağımsız hak sahibi oldukları, davacılar arasındaki dava arkadaşlığı ilişkisinin bu niteliği gözetilerek davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmekle birlikte, mahkemece davalılardan ... ve ... vekilinin 23.08.2022 tarihli dilekçesi üzerine 31.08.2022 tarihli tavzih kararıyla, istinaf incelemesine konu kararın hüküm fıkrasının 4.maddesindeki "Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, reddedilen kısmı yönünden hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara ödenmesine," şeklindeki cümlenin "Davacılardan ..., ..., ...'ün manevi tazminat taleplerinin kabul edilen kısımları dikkate alınarak her biri için ayrı ayrı 5.100,00'er TL vekalet ücretinin davalılardan ..., ..., ... Sigorta A.Ş.'den müteselsilen tahsil edilerek bu davacılara ödenmesine, manevi tazminat taleplerinin reddedilen kısımları dikkate alınarak davacılardan ..., ..., ...'ün her birinden ayrı ayrı 5.100,00'er TL vekalet ücretinin tahsil edilerek davalılar ..., ..., ... Sigorta A.Ş.'ne ödenmesine," düzeltilmesine karar verildiği anlaşıldığından, bu husus kararın kaldırılması sebebi sayılmamıştır. Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, adıgeçen tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-Davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2022 tarihli ve 2018/1035 Esas- 2022/598 Karar sayılı kararı aleyhine yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-a)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 732,00.TL istinaf karar harcından peşin alınan 80.70.TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b)492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davalılar ... ve ... alınması gereken 11.476,58.TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.874,00.TL harcın mahsubu ile bakiye 8.602,58.TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince, davacılar ile davalılardan ... ve ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 14/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

... Başkan ... ¸

... Üye ... ¸

... Üye ... ¸

... Katip ... ¸

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2351, K. 2026/2284, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2351-e-2026-2284-k-bbd460def55b