Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1457 E. 2026/1584 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1457
Karar No
2026/1584
Karar Tarihi

T. C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1457

KARAR NO: 2026/1584

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/12/2024

NUMARASI: 2023/268 Esas 2024/1169 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 22/03/2023

İSTİNAF KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH: 14/10/2026

YAZILDIĞI TARİH: 14/10/2026

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/268 Esas, 2025/203 Karar sayılı dosyasında verilen karara karşı, davacı vekili ile davalılardan ... A.Ş ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Müteveffa ...'nun ... tarihinde mülkiyeti ... Ltd. Şti'ye ait ... plaka sayılı aracı ile yaya geçidi üzerinde çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, trafik kaza tespit tutanağı ve Adli Tıp Kurumunun 03/11/2022 tarihli raporu ile de davalının tam ve asli kusurlu olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin müteveffanın annesi olduğunu, müteveffanın başaralı bir öğrenci olduğunu, müvekkilinin müteveffanın defini tek başına üstlendiğini, müvekkilinin kızını kaybettiği ve maddi zarara uğramasına neden olan kazaya sebep olan aracın ... VE ... poliçesi bulunduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Genel Şartları uyarınca sigortacı, sigortalısının 3. Kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara kaşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu belirtilerek meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin destekten yoksun kaldığı şimdilik 15.000,00-TL, 10.000,00-TL müteveffanın defin giderleri, maddi tazminat ve kazanın oluşturduğu etkenler nedeniyle müvekkilinin yaşadığı üzüntü ve elemin bir miktar azaltılabilmesi adına 500.000,00-TL manevi tazminatın kazanın olduğu tarih olan ... tarihinden itibaren ve sigorta poliçeleri kapsamını açmayacak şekilde mevduatta uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...A.Ş vekili cevap dilekçesinden özetle; ... plakalı sayılı aracın müvekkili şirkette ... /... tarihleri arasında Trafik Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeye göre hasar tarihi itibarı ile maddi hasarlarda araç başına teminat 43.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince “Karayolu”nda meydana gelen zararlarda poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybı istemi ile talep edilen miktar da fahiş olduğunu, müvekkili şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince başvuru konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, meydana gelen kaza nedeniyle başvurucunun talep ettiği tedavi giderinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, kaza nedeniyle sağlık giderleri açısından sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, davacının talep ettiği mahrum kalınan zarardan müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu mevcut olmadığını, zira mahrum kalınan zarar özü itibariyle bir dolaylı zarar olup, iş bu dolaylı zararlar poliçe genel şartları gereğince teminat dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile zararları karşılandığını, müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini belirterek açılan işbu davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ...Sigorta A.Ş vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davacı taraf, meydana gelen trafik kazası neticesinde maddi ve manevi tazminatı, ... plaka sayılı aracın motorlu kara taşıtları ihtiyari mali sorumluluk (İMM) poliçesini düzenleyen şirket olan müvekkili şirketten talep ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla manevi tazminat talepleri kusur ile ilgili olup, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, kusur oranı ve diğer faktörler nazara alınarak tazminat makul bir seviyeye indirilmesi gerektiğini, aksi takdirde tamamen reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı şartlarda ve limitle sınırlı olduğunu, dava konusu kaza sebebiyle açılmış olan ceza dosyasının dosyaya kazandırılması gerektiğini, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar gereğince kaza anında müvekkil şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru olmadığını, kaza tespit tutanağından da açıkça görüleceği üzere davacı taraf dava konusu kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıcı ancak dava tarihi olarak kabul edilebilir ve uygulanması gereken faiz türü yasal faiz olduğunu, davacının davasının ispatı halinde, müvekkilji şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti vekili Cevap dilekçesi özetle; Müvekkili şirket adına kayıtlı bulunan ... plakalı aracın karışmış olduğu kaza nedeniyle müvekkilin herhangi bir kusuru ve hukuki sorumluluğu bulunmadığını, söz konusu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası ...tarafından yapıldığını, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayollarında işletilmesi sırasında, bir kimsenin zarara uğramasına neden olunması durumunda, o aracı işletenin üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu karşılamayı amaç edinen ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türü olduğunu, ayrıca ...tarafından müteveffanın babası olan ...'na 270.000-TL ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket üzerine kayıtlı ... plakalı araca ZMSS ile aynı zamanda ...sigorta tarafından da ihtiyari mali sorumluluk sorumluluk sigortası yaptırıldığını, ...sigorta yapılan sigortanın teminatı limitsiz olduğunu, davacının herhangi bir alacağı olduğunu ve müvekkilin de hukuki sorumluluğu olduğunu kabul etmemekle birlikte müvekkilin aleyhine hükmedilebilecek her tutarın ...sigorta tarafından ödenmesi germektedir, hiçbir şekilde müvekkilin hukuki sorumluluğunu ve davacının herhangi bir alacağı olduğu kabul etmemekle birlikte mahkemenizin aksi kanaatte olması durumunda davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili adına kayıtlı aracın IMM ve ZMM sigortası(limitsiz teminat)) olduğu göz önüne alınarak müvekkilinin hiçbir sorumluluğu olmadığı kabul edilerek davanın müvekkil açısından reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; 1.177.590,36-TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ...A.Ş.nin sorumluluğunun 603.807,27-TL ile sınırlı olması, davalı ...Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 573.783,09-TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalı ... Ltd Şti. ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden, davalı ...A.Ş. yönünden 26/12/2022 tarihinden itibaren, davalı ...Sigorta A.Ş. yönünden ise 24/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütesilsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, 250,00-TL defin ve cenaze masrafının davalılar ... Ltd Şti. ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden davalı ...Sigorta A.Ş. yönünden ise 24/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, 150.000-TL manevi tazminatının davalılar ... Ltd Şti. ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden davalı ...Sigorta A.Ş. yönünden ise 24/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine, karar verildiği görüldü.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Destekten yoksun kalma tazminatı hesabında, müteveffanın annesi olan müvekkilin "çalışma hayatı içinde bulunduğu" gerekçesiyle yetiştirme gideri destek tazminatı miktarından düşülmüş, tazminatın bu nedenle azaltılmasının hatalı olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın ticari nitelikte olmasına rağmen yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, defin işlemleri giderleri olarak taleplerinin 10.000 TL olduğunu ancak mahkemenin 250 TL'ye hükmettiğini, manevi tazminat talepleri yönünden de mahkemece hükmedilen tazminat miktarının çok düşük olduğunu belirterek verilen kararın bu yönlerden kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda yeniden karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılardan ... Ltd. Şti ve ... vekili katılma yolu ile vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Somut uyuşmazlıkta müvekkil şirketin meydana gelen kaza nedeniyle ödemek zorunda kalacağı destekten yoksun kalma, defin ve cenaze giderleri gibi rizikolar ...tarafından sigortalandığını, dolayısıyla ZMSS ile güvence altına alınan ve KTK ve ZMSS Genel Şartlarında yer alan rizikolar bakımından müvekkil şirketin hiçbir kusuru ve hukuki sorumluluğu bulunmadığını, eksik incelemeye dayanan hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, emniyetsiz şekilde yola çıkan müteveffaya hiç bir kusur yüklenmemesinin hatalı olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve müvekkilleri yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ve hükme elverişli olmayan hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffanın kaza tarihinde henüz 15 yaşında olduğu, bu yaştaki çocuğun yola emniyetsiz şekilde atlamasının kusur olarak değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren işlemesi gerektiğini belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatı ve aynı kanunun 56/2. maddesi gereği manevi tazminat istemine ilişkindir.Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17/12/2024 tarih, 2023/268 Esas 2024/1169 Karar sayılı kararı ile, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili, davalı ...Sigorta Aş. vekili ile davalılar ... Ltd.Şti.-... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.Somut olayda, davalı ...'un sanık sıfatıyla yargılandığı ve istinaf incelemesinde geçerek 14/04/2023 tarihinde kesinleşen Kayseri 18.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/1129 E. 2022/446 K.sayılı dosyasında Ankara ATK'dan alınan 03/11/2022 tarihli kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'un asli kusurlu olduğu, müteveffa ...'nun ise atfi kabul herhangi bir kusurunun olmadığının rapor edilmiş olduğu anlaşılmakla; hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluş şekli ve tarzını doğruladığı, kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, trafik kazasının davalının tam ve asli kusuruyla gerçekleşmiş olduğunun sübut bulmuş olduğu kanaatine varılmış olmakla, davalı ...Aş. vekili ile ... Ltd.Şti.-... vekilinin kusura yönelik istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde (Borçlar Kanunu 44. madde) öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52. md.) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve trafik mevzuatı uyarınca sürücü ve yolcuların araçların kullanılması sırasında koruyucu tertibatları kullanması zorunludur. Araçlarla gerek sürücü gerekse de yolcu olarak seyir halinde iken zorunlu olan koruyucu ekipmanların kullanılmaması zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet veren etkenlerdendir. Özellikle de motorsiklet gibi bir araçla seyir halinde iken mevzuata göre sürücülerin ve yolcuların takmak zorunda olduğu koruma başlığı (kask) hayati öneme sahiptir. Bu nedenle müteveffa yolcunun kaza anında kasksız olduğunun anlaşılması halinde müterafik kusuru bulunduğundan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi gereğince tazminattan indirim yapılıp yapılmaması hususu değerlendirilmelidir.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda, dosya içerisindeki belge ve bilgilerden, davacıların desteğinin müterafik kusuruna rastlanmadığı anlaşılmakla, davalı ...Aş. vekili ile ... Ltd.Şti.-... vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Davanın dayanağı olay trafik kazası olup, KTK'nın 88. maddesi gereğince "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” Yani işletilen bir aracın neden olduğu kaza sonucu araç sürücüsü, işleten ve sigorta şirketi ve varsa başka sorumlular müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluk "dış ilişkide" TBK 61. maddesinde; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir.Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi, zorunlu mali sorumluluk sigortasının sorumluluğu aynı kanunun 91. maddesi sürücünün sorumluluğu TBK'nın 49. maddesi ve ev başkanın sorumluğu ise TMK'nın 369. maddesidir. Müteselsil sorumlular arasındaki ilişki ise aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecek, talebini, isterse tüm sorumlulara karşı bir arada tek dava ile isterse ayrı ayrı açacağı davalar ile ileri sürebilecektir.Somut olayda, trafik kazası neticesinde zarar gören davacıların desteği yaya olup, trafik kazasının meydana gelmesinde sürüş kurullarına ilişkin etkin bir kusuru olmadığından zararının tamamını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi ve 163. maddesi uyarınca, trafik kazasına sebebiyet vermiş olan ... plaka sayılı aracın işleteni, sürücüsü ve sigortacısının tamamından ya da bir kısmından talep edebilir, zarar gören davacılar bu hususta seçimlik hakka sahip olup, davacılara kusur oranından ya da sorumluluğundan daha fazla ödeme yapan davalılar ise müteselsil ilişkide 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 62. ve 167. maddesi uyarınca şartları varsa diğer davalılara rücu edebilecektir. Bu durumda davacılar için tespit edilecek destekten yoksun kalma tazminatından müteselsil sorumluluk gereğince, davacıya karşı davalıların tamamı sorumlu olduğundan, davalı ... Ltd.Şti. vekilinin istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. 01/06/2015 tarihinden önce meydana gelmiş olan trafik kazalarında cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtayca PMF - 1931 yaşam tablosu esas alınıyor ve %10 artırım %10 iskonto yöntemiyle zarar görenlerin tazminat alacağı hesaplanıyordu. 01/06/2015 tarihinde yeni Genel Şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelen ve 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerde PMF 1931 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yönteminden vazgeçilerek poliçelerin eki niteliğindeki genel şartlar gereğince tazminat hesabında TRH - 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz yöntemi kullanılmaya başlanıldı. Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK’nın 90. ve 92. maddelerinde “genel şartlara” atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesince zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir. (Yargıtay 17.HD.’nin 2019/5206 E. 2020/8874 K. 22/12/2020 tarihli ilamı)Somut olayda, davacıların destekten yoksun kalma tazminatında hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi esas alınmak ve bakiye ömür dikkate alınmak suretiyle hesaplanmış olduğu anlaşılmakla; 19/06/2021 tarihinde 31516 sayılı RG'de aynı gün yürürlüğe giren 7327 kanun numaralı "İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNULARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN'un; 18. maddesi ile 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesine yapılan değişiklik neticesinde "...sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2'yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat üniteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak, hesaplanır..." hükmünün 19/06/2021 tarihinden sonraki kazalar neticesinde açılan tazminat davalarında uygulanacağı, ancak 2918 sayılı KTK'nun 90.maddesinde 7327 kanun numaralı "İCRA VE İFLAS KANUNU İLE BAZI KANUNULARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN'la yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 tarihli ve E.:2021/82, K:2022/167 sayılı ile iptal edildiği hususu dikkate alındığında; mahkemece davacıların destek zararının TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 artırım, %10 iskonto yöntemi esas alınmak ve bakiye ömür dikkate alınmak suretiyle hesaplanması isabetli olup, davalı ...Aş. vekilinin TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik, 1,65 Teknik faiz yöntemi esas alınmak ve bakiye ömür dikkate alınmak suretiyle daha az destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereği davalı, meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin gideri zararlarını tazmin ile sorumlu olup, davacıların kendi yöresel değerlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu değeldir. Bu bağlamda; taziye teşekkür giderleri, yemek giderleri, mevlüt giderleri vs.gibi zorunlu olmayan cenaze merasimi giderlerine davalının sorumluluğunda olan giderlerden değildir. (Yargıtay 17.HD'nin 23/11/2020 tarih ve 2019/2045 E. 2020/7455 K.sayılı ilamı)Somut olayda, cenaze merasimi gideri, davalılar tarafından karşılanması gereken cenaze gideri kapsamın dışında kalıp, davalılar yalnızca gerçek defin gideri olan 250-TL zarardan sorumlu olup, davacıların kendi yöresel değerlerine göre yaptığı özel gider olan, taziye teşekkür giderleri, yemek giderleri, mevlüt giderleri vs gibi zorunlu olmayan cenaze giderlerinden sorumlu olmadığı, davalıların 250-TL. cenaze giderlerinden sorumlu olduğu kanaatine varılarak, davacı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Türk Medeni Kanunu'nun 185. madde hükmü gereğince, anne - baba birlikte çocukların bakımından sorumludur, aynı Yasa'nın 327. maddesinde ise “Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır” denilmektedir. Her baba ve annenin çocuğunu belli bir yaşa kadar büyütmek, yetiştirmek ödevi olup çocuğun ölümü nedeni ile artık yapılması gerekmeyecek yetiştirme giderlerinin belirlenecek destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi (anne ve babadan birinin ya da her ikisinin çalışıp çalışmadığına ilişkin ayrıksı durumlar da göz önüne alınarak) gerekmektedir. Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre; anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5'er, anne çalışmıyorsa, sadece babadan %5 oranında yetiştirme gideri düşülmesi gerekmektedir.Somut olayda, davacı annenin desteğin vefat ettiği tarihlerde ev hanımı olmadığı, çalışma hayatının içerisinde olduğu anlaşılmakla, sosyal ekonomik durum araştırılması yapılmak suretiyle aktüerya bilirkişisi tarafından Yargıtay yerleşik uygulamaları gereğince asgari ücretin %5'inden az olmamak üzere davacı anneden %5 oranında yetiştirme gideri düşülmek suretiyle düzenlenen rapor dikkate alınarak kurulan hükmün isabetli olduğu, davacı vekilinin aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından yetiştirme giderinin indirilmememi gerektiği, davalı ...Aş. vekilinin ise yetiştirme giderinin dikkate alınmadan hüküm kurulduğu yönündeki istinaflarının yerinde olmadığı görülmüştür. Trafik kazasına dayalı alacak, trafik kazasının meydana gelmiş olduğu tarih itibariyle muaccel olur. Ancak trafik kazasında düzenlediği poliçe nedeniyle sorumluluğu olan sigorta açısından sorumluluk haksız fiil sorumluluğu olmadığından, poliçeye dayalı alacak yönünden sigortaya başvuru tarihinden itibaren 8 işgünü geçtikten sonra alacak muaccel hale gelecek, başvuru yapılmaması ya da başvuru yapılmasına rağmen birtakım belgelerin sigortaya temin edilerek verilmemiş olması sonucunda dava açılması halinde ise sigorta açısından dava tarihi itibariyle alacak muaccel hale gelecek ve faiz bu muaccel tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.Somut olayda, trafik kazasından ...alacağın kaza tarihi itibariyle muaccel olduğu ve sigorta şirketlerine dava açılmadan önce davacı tarafça usulune uygun başvuru yapılmış olduğu hususu dikkate alınmak suretiyle, alacağa davalılar ...Ltd.Şti.-... yönünden kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi, davalı ...Aş. için ise 26/12/2022 temerrüt tarihinden itibaren, faiz işletilmesine karar verilmesi doğru görülmüş olup, davalı ...Aş.vekilinin dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Sigortanın davalı olması otomatik olarak trafik kazasını ticari iş haline getirmeyecek olup, trafik kazasına karışan aracın ticari olup olmadığına bakılacak, aracın ticari olması halinde alacağa ticari avans faiz oranları, aracın ticari olmaması halinde ise alacağa yasal faiz oranları uygulanacaktır. İşletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmektedir.Somut olayda, trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın otomobil ve ruhsatında hususi olarak kayıtlı olduğu, ticari olarak kullanıldığının ispatlanamadığı, dosya kapsamından aracın ticari amaçla kullanıldığı anlaşılamadığından, mahkemece isabetli olarak alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla; davacı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Olay tarihinde yürürlükte olan TBK’nın 56. maddesi hükümlerine göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Somut olayda, taraflar arasında yaşanan olayın oluş şekli, olay tarihi, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ile yukarıda ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.

Yukarıda izah edilen sebeplerle, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, davalı ...Aş. vekili ile davalılar ... Ltd.Şti.-... tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)

A-) 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-) Davacının adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeni ile yatırılmadığı anlaşılan 2.002,00 TL istinaf başvuru harcı ile 732,00 TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 2.734,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,

B-) 1-) Davalılardan ...A.Ş'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 41.246,20 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 10.311,55 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 30.934,65 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-) Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

C-)1-) Davalılardan ... Ltd.Şti.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 90.704,80 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 22.676,20 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 68.028,60 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-) Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

Ç-)1-) Davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 90.704,80 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 22.676,20 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 68.028,60 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-) Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

D) 1-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

2-) Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,

3-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca YARGITAY YOLU AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi.. 14/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1457, K. 2026/1584, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1457-e-2026-1584-k-7cdd0b9713af