Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1462 E. 2026/1585 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1462
Karar No
2026/1585
Karar Tarihi

T. C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1462

KARAR NO: 2026/1585

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E Sİ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 07/03/2025

NUMARASI: 2023/359 Esas 2025/238 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 17/04/2023

İSTİNAF KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH: 14/10/2026

YAZILDIĞI TARİH: 14/10/2026

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/359 Esas, 2025/238 Karar sayılı dosyasında verilen karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalılardan ...’ın işleteni olduğu, diğer davalı sürücü ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halindeyken aynı istikamette seyir halinde bulunan müvekkilinin işleteni olduğu, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka motosiklete arkadan, aracının sağ ön kısımlarıyla çarpması neticesinde iki araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda davalı ...’un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun asli kusurlarından olan 84/1-d (arkadan çarpma) maddesini ihlal ettiği kaza tarihinde polis memurlarınca düzenlenen kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, söz konusu kazanın oluşumunda ... %100 kusurlu olduğunu, davalıya ait aracın ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalandığını, ... Sigorta Şirketi tarafından da kaskolandığını, her iki şirket tarafından da hiçbir işlem ve ödeme yapılmadığını, müvekkilinin motosikleti mevcut kaza sebebiyle birçok parçası tamamen onarılmaz boyutta hasara uğradığını, bu nedenle ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere müvekkilin aracında 202.847,00-TL’lik hasar meydana geldiğini, davalıların kusur ve sorumluluğu neticesinde meydana gelen kaza sonucunda müvekkilinin aracında oluşan hasar ve müvekkilinin uğramış olduğu zarar karşılanmadığından, müvekkilinin şimdilik 50,00-TL zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın huzurdaki davayı kısmi dava şeklinde ikame ettiğini, dava türünün değiştirilmesi mümkün olmayıp bu husus gözetilerek yargılama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olacağını, davacının kaza tarihindeki kasko sigortası bulunan sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı ve kaza kapsamında zararının işbu poliçe kapsamında karşılanıp karşılanmadığının netleştirilmesi gerektiğini, talep edilen faiz başlangıç tarihine ve faiz türüne itiraz ettiklerini, davacı tarafın müvekkili şirketin anlaşmalı servisine aracını götürmediğini, eğer müvekkil şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde arabanın tamiri yapılmış olsaydı iskontolu bedel üzerinden parça tedarik edileceğini, açıklanan tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; maddi tazminat taleplerinin açıklatılması gerektiğini, müvekkili şirketin bu poliçeden doğan sorumluluğu, kaza tarihi itibariyle maddi araç başına azami 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin poliçe teminatı ile sınırlı olan sorumluluğu, sigortalının kusurlu ve sorumlu olması halinde söz konusu olduğunu, hasarın tutanakta belirtilen yerde ve şekilde meydana gelmediğini, dava konusu motosikletin başka yerde kullanımı sırasında hasarlarının meydana geldiğini, davacının hasar bedeli talebini de kabul etmediklerini, müvekkili sigorta şirketinin KDV bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; Davalı ... Sigorta Şirketi' ne yönelik davanın reddine, Diğer davalılara yönelik davanın KABULÜ ile, 90.000-TL maddi tazminatın davalılar ... ile ...' dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalı ... A.Ş' den temerrüt tarihi olan 12/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ... A.Ş' den müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, karar verildiği görüldü.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu, itirazlarında zaman aşımı itirazında bulunduklarını ayrıca hasar ile kaza arasında uyumsuzluğa itiraz ettiklerini ancak mahkemenin bu itirazlarını yok sayarak adil yargılanma hakkını ve hukuki dinlenilme haklarını ihlal ettiğini, davacının aracında ki hasarın dava konusu kazada olmadığını, yapılan incelemede araç üzerindeki iz ve emarelerin kaza tespit tutanağında beyan edilen hasar ile uyuşmadığının tespit edildiği ve tazminat taleplerinin değerlendirilmeyeceğinin davacıya bildirildiğini, bu yüzden müvekkili şirketin dava konusu talepler yönünden her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının ıslah ile artırdığı tutarların zaman aşımına uğradığını, kaza tarihi itibari ile 2 yıl geçtiğini ve ıslah tarihinde bu sürenin dolduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kasko şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesini kabul etmediklerini, bu yüzden de müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin kabul edilebilir olmadığını belirterek verilen kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı aracın hasarlanmasından doğan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.

Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/03/2025 tarih 2023/359 Esas 2025/238 Karar sayılı kararı ile davacı tarafça açılmış olan trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili ile davalı ... Aş. vekilince istinaf edilmiş olduğu, dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize gelmiş olduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.

Islah ve Maddi Hataların Düzeltilmesi başlıklı;

"MADDE 176- (1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.

(2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.

Islahın zamanı ve şekli

MADDE 177- (1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.

(2) (Ek:22/7/2020-7251/18 md.)(1) Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.

(3) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.

Zamanaşımı yönünden; TBK'nın 49. maddesi maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin, bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Aynı doğrultuda, 2918 sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir. Görüldüğü gibi, 6098 sayılı TBK'nın 72. ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2. maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı ve miktarları yönünden birbirine paraleldir.2918 sayılı Kanunun anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür (HGK'nun 5.6.2015 gün 2014/17-2198 2015/1495 sayılı kararı ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir). 2918 sayılı KTK'nın “Zamanaşımı” başlıklı 109. maddesi;“...Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur.Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır.” hükmünü içermektedir.Somut olayda, yaralanmalı ve maddi hasarla sonuçlanan kaza vardır. Dava, belirsiz alacak davası olmayıp HMK 109.maddesinde düzenlenen kısmi alacak davasıdır. Davacı da açıkça HMK 109 a dayandığını dava dilekçesinde belirtmiştir.Kısmi davada zamanaşımı talep edilen miktar yönünden kesilir. Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ve geriye kalan meblağ için işlemeye devam ettiğinden, ıslâhla arttırılacak miktar için de zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir.Açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelenecek olursa; yaralanmalı ve maddi hasarla sonuçlanın kaza ... tarihinde gerçekleşmiş, davaya konu trafik kazası sonucunda davacıya ait araç hasarlanmıştır. Kaza tarihi olan ... tarihinden başlayarak ıslah tarihi olan 04/02/2025 tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş ise de trafik kazası neticesinde yaralanma da gerçekleşmiş olduğundan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e.maddesi uyarınca daha uzun olan ceza zamanaşımı sekiz yıl olduğundan; 04/02/2025 ıslah tarihi itibariyle ıslah edilen bedel yönünden zamanaşımı söz konusu olmadığından, davalı sigorta şirket vekilinin zamanaşımına yönelik istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.Somut olayda, eldeki davada Ankara ATK'dan alınmış olan 05/12/2024 tarihli kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'un %100 oranında kusurlu olduğunun, ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...'in ise kusursuz olduğunun rapor edilmiş olduğunun rapor edilmiş olduğu; hükme esas alınan raporun olayın oluş şekline uygun düştüğü, aracın hasarı ile davalı tarafın kusurlu davranışı arasında illiyet bağı olduğu tespit edilmiş olup, davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, kazalı aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihi itibariyle hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise, hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti yönünden ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor düzenlenmeli, alınan bilirkişi raporu gereğince araç perte ayrılacak ise değer kaybına yönelik talebin reddine; aracın onarılması ekonomik ise aracın hasarsız ikinci el rayiç bedelinin, aracın hasarlı ikinci el bedelinin tespit edilerek, aracın hasarsız ikinci el rayiç bedelinden aracın hasarlı ikinci el rayiç bedelinin mahsubu neticesinde oluşan fark kadar değer kaybı tazminatına karar verilmelidir. Somut olayda, bilirkişi heyetinden alınmış olan ve hükme esas olan 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda, araçtaki hasarın trafik kazası neticesinde meydana geldiği, aracın ... kaza tarihi itibariyle ikinci el satış bedelinin 230.000-TL olduğu, aracın kaza gören parçaları ve işçilik ücretleri dikkate alındığında, aracın onarılmasının ekonomik olmadığı, pert total işlemine tabi tutulduğunun rapor edildiği anlaşılmakla; mahkemece aracın ikinci el satış bedeli olan 230.000-TL.'den 140.000-TL.sovtaj değeri düşüldüğünde, aracın hasarlanmasından kaynaklı zararın (230.000-TL.-140.000-TL.=90.000-TL.) 90.000-TL.olduğu, mahkemece davacı lehine 90.000-TL. pert nedeniyle hasar bedeline hükmedilmiş olması isabetli olup, davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1.maddesinde “Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bu nedenle ihtiyari mali mesuliyet sigortası, zorunlu trafik poliçesi ile aynı risklere karşı teminat sağlamakta olup, zorunlu trafik poliçesinin yetersiz kaldığı durumlarda devreye girmektedir. Manevi tazminat zorunlu mali mesuliyet sigortası teminatı dışındadır.Somut olayda, davacı tarafça gerek dava dilekçesinde gerekse ıslah dilekçesinde davalı sigortaların poliçe limitleri ile teminatları dahilinde sorumlu tutulmaları talep edilmiş, sıralı sorumluluk gereğince davalı ... 'i şirketi ... Aş'nin poliçe limiti olan 100.000-TL.'yi aşan miktardan ... 'i olan diğer davalı ... Sigorta Aş. sorumlu tutulacağından, davacının zararının 90.000-TL'de kalması nedeniyle davalı ... Sigorta Aş'ye yönelik davanın reddine karar verilmiş olması ve kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı ... Sigorta Aş. lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Yukarıda izah edilen sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, ihtilafın doğru olarak tanımlanmadığı, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmemiş olduğu anlaşılmakla; davacı vekili ile davalı ... Aş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)

A-) 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-) Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

B-) 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 6.148,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 1.538,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4.610,00 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-) Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

C-) 1-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

2-) Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,

3-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1462, K. 2026/1585, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1462-e-2026-1585-k-30845a9fb231