Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1444 E. 2026/1586 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1444
Karar No
2026/1586
Karar Tarihi

T. C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1444

KARAR NO : 2026/1586

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/02/2025

NUMARASI: 2022/705 Esas 2025/203 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ: 06/08/2022

İSTİNAF KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH: 14/10/2026

YAZILDIĞI TARİH: 14/10/2026

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/705 Esas, 2025/203 Karar sayılı dosyasında verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; ...tarihinde müvekkilinin bisikletiyle hal kompleksine doğru yolda sürücüsü ve plakası belli olmayan bir aracın çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu Trafik kazası sonucu müvekkilin yaralandığını, kaza sebebiyle Kayseri Cumhuriyet Savcılığı'nda ... S. Numarası ile soruşturma dosyası açıldığını, ancak faili meçhul olduğu için daimi arama kararı verildiğini, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı 30.09.2021 tarihli kurul raporuna göre müvekkilinin yaşamış olduğu kaza nedeniyle %37.0 oranında meslekte kazanma gücünde azalma olduğu tespit edildiğini, işbu dava 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası’nın 107. maddesine göre “belirsiz alacak davası” olarak açıldığını, yargılama sırasında toplanacak delillere, mahkemece yapılacak incelemelere ve tazminat hukuku alanında uzmanlığı bilinen hesap bilirkişisinden alınacak rapora göre, kesin belirlenecek tazminat tutarının harcı yatırıldıktan sonra, olay tarihindeki sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, Resmi gazetede yayımlanan 26.04.2016 yayım ve yürürlük tarihli 6704 sayılı kanun değişikliği uyarınca 04.10.2021 tarihinde davalı şirkete yazılı olarak başvuru yapıldığını, kazaya neden olan plakası ve poliçesi bilinmeyen aracın davalı Sigorta Şirketine trafik sigortalı olması nedeniyle limite kadar maddi tazminat ve temerrüt tarihinden işletilmek üzere faiz istendiğini, iş bu davadan önce başvuruda bulunulmasına karşın olumlu sonuç alınamadığını, kusur, sakatlık, tazminat ve diğer tüm haklarında fazla ve sair haklarının saklı kalmak kaydıyla işbu davanın açıldığını, açıklanan nedenlerle; öncelikle Adli Yardım Talebimizin Kabulünü, trafik kazasında bedensel zarar nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk yargılama Yasası m.107 uyarınca toplanacak delillere göre tazminat hesabı yaptırılarak 250-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafından başvuru şartı yerine tam olarak getirilmediğini, kazanın meydana gelip gelmediğini, meydana geldi ise kazanın oluşumunda kusur oranı tespit edilmesi gerektiğini, davacı ...tarihinde bisikleti ile seyir halinde iken, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın kendisine çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen işbu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralandığını, ...tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediğini ve davacı tarafından da hiçbir mercie müracaatta bulunulmadığını, kazadan yaklaşık 10 gün sonra ... polis merkezi amirliğine yapılan müracaatta, ..., ...günü bisikletiyle seyir halinde iken plakasını görmediği beyaz bir otomobilin kendisine çarptığını belirttiğini, kolluk kuvvetlerinin yapmış olduğu araştırmalarda meydana geldiği iddia edilen kazayla ilişin iz ve emareye rastlanmadığını, meydana geldiği iddia edilen ancak somut delil bulunmayan kaza nedeniyle, davacı ...'ün maluliyeti oluşup oluşmadığının ve oluşmuşsa bunun kaza nedeniyle olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, müvekkili kurumun sorumluluğu teminat limitleri dahilinde olduğunu, sorumluluğu aşar nitelikte karar verilmemesi gerekmekte olduğunu, müvekkili kurumun temerrüdü dava tarihi itibariyle oluşmuş olduğunu müvekkili kurum ticari şirket olmadığından yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; Davanın kabulü ile; 410.000,00-TL sürekli iş göremezlik şeklindeki maddi tazminatın poliçe limiti olan 410.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere 15/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verildiği görüldü.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafça başvuru şartının tam olarak yerine getirilmediğini, davanın başvuru şartı eksikliği nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, ...tarihinde meydana geldiği iddia edilen kazada, kazaya sebep olan araç tespit edilememiş olup, kazaya sebep olan taraf belirlenmeksizin, meydana geldiği kesin olarak tespit edilmeyen, davacının beyanlarından başka hiçbir somut delil bulunmayan bir kaza nedeniyle müvekkil şirket aleyhine hüküm kurulmasının usul - yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle, davacının maluliyeti ile kaza arasında bir illiyet bağı kurulmamış olup, yapılan hesaplamalarda müvekkil kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, maluliyet raporunda esas alınan yönetmeliğin hatalı olduğunu, SGK tarafından davacı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tespit edilmediğini, temerrüt tarihinin hatalı tespit edildiğini, teminat limiti aşar nitelikte karar verildiğini belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği sürekli işgöremezlik maluliyetinden doğan maddi tazminat istemine ilişkindir.Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 27/02/2025 tarih, 2022/705 Esas 2025/203 Karar sayılı kararı ile, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... Hesabı oluşturulacağı, yasanın geçici 2. maddesine dayanılarak çıkarılan ... Hesabı Yönetmeliğinin 16/c maddesinde zarardan sorumlu olan kişilere, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkının kullanılacağı düzenlenmiştir.

... Hesabı yönetmeliğinin 9. maddesinde

b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, başvurulabileceği

... Hesabı yönetmeliğinin 16. maddesinde

(1)Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle;

a) Zorunlu sigorta yaptırmayan veya geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu sigortaları yaptırmayan kişilere,

b) Sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine,

c) Zarardan sorumlu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine,

ç) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendine göre yapılan ödemeler çerçevesinde yükümlü sigorta şirketine,

d) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan ödemeler nedeniyle Büroya, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde rücû edilir." hükmüne haizdir.

Bu halde ... Hesabı Yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar ... Hesabından talep edilebilir. Aynı yönetmeliğin “Rücû hakkının kullanılması” başlıklı 16. maddesi (a) bendi uyarınca da, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle, zorunlu sigortasını yaptırmayan kişilere veya zarardan sorumlu kişilere davacının rücu hakkı vardır. ... Hesabının rücu edebileceği tazminat tutarı, sigortasız araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir. Bu halde, trafik sigortası olmayan araçlar yönünden tazminat ödeme yükümlülüğü olan ... Hesabı, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9/b ve 16/a. maddeleri uyarınca ödediği tazminatı, zorunlu trafik sigortasını yaptırmayan ve zarardan sorumlu olan kusurlu araç işleteninden isteyebilecektir. (Yargıtay 17. HD 2013/15017E., 2015/2703K.; 2016/8967E.,2016/7348 K.;2014/988 E., 2016/8870 K. )Somut olayda, trafik kazasına sebebiyet vermiş olan plakası tespit edilemeyen aracın zarara sebebiyet vermiş olması nedeniyle ... Hesabı Yönetmeliğinin 9/b. maddesi gereğince trafik kazası neticesinde zarara uğrayan davacının zararının tazminini ... Hesabından talep edebileceği, davalı ... Hesabı vekilinin davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.

(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.

(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” düzenlemesini içermektedir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.Somut olayda kaza tarihi ... tarihi olup dava 06/08/2022 tarihinde açılmıştır. Trafik kazası 6704 sayılı yasanın yürürlük tarihi olan 26.04.2016 tarihinden sonra meydana gelmiş olup, trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olduğundan (2918 s.k.m.90) ve haksız fiiller gerçekleştikleri anda hüküm ve sonuç doğurduklarından, olayda kaza tarihindeki yasal mevzuat uygulanacağından, 6704 sayılı yasa gereğince davacı için davalı ... Hesabına dava açılmadan önce başvuruda bulunulması şartı söz konusu olup, tazminatın ödenmesi için davacı tarafça davalı ... Hesabına 04/110/2021 tarihinde başvuru dilekçesi ve belgeler sunulmak suretiyle başvuruda bulunulmuş ve başvuruda bulunulmuş olduğuna ilişkin evrakın 05/10/2021 tarihinde ... Hesabı tarafından teslim alınmış olduğu ve ... Hesabınca, "davacının ifadesi dışında kamera kaydı, tanık beyanı vs. gibi deliller sunulmadığından, olayın oluş şekli hakkında değerlendirme yapılamadığı" gerekçesiyle davacıya herhangi bir ödemede bulunulmadığı anlaşılmış olup, davacının ... Hesabına başvurmamış olmasından kaynaklı dava şartı yokluğu söz konusu değildir, usulüne uygun başvuru yapılmadığına ilişkin davalı vekilinin istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, 02/09/2013 tarihten itibaren Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.Somut olayda, ilk derece mahkemesince, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan davacı ...'ün maluliyet oranının tespitine ilişkin olarak alınmış olan 21/05/2024 tarihli “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri” kapsamında alınmış olan rapor mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak ve maluliyetle trafik kazası arasında illiyet bağı kurulmak suretiyle hazırlanmış olup; davalı vekilinin, davacının maluliyetinin trafik kazası neticesinde olmadığı, maluliyet raporunun mevzuata uygun alınmadığı yönündeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir.Somut olayda, eldeki davada trafik kusur bilirkişisnden alınmış olan 13/02/2025 tarihli raporda trafik kazasının meydana gelmesinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 oranında, davacının kusurlu olmadığının rapor edilmiş olduğu; hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluş tarzını doğruladığı; dosya içerisinde davacının müterafik kusurunun olduğu hususunda herhangi bir bulguya rastlanılmadığı, davalı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Trafik kazası neticesinde yaralanan kişiye, trafik kazası nedeniyle SGK.veya başka Sosyal kurumlar tarafından ödenmiş olan peşin sermayenin aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerekir. Somut olayda, mahkemece SGK'ya yazılan yazıya verilen 01/09/2022 tarihli yazı cevabında, trafik kazası nedeniyle davacıya mahsubu gerektirir peşin sermayeli herhangi bir ödemenin yapıldığına ilişkin bilgi verilmemiş olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Bedeni zararlara ilişkin teminat limiti ile tedavi giderlerine ilişkin teminat limiti birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde davalı sigortanın tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona ereceğinden bahsetmek olanaklı değildir. Kazada yaralanan kişi, maluliyetin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılamak üzere talep edebilir.(Yargıtay 17.HD.’nin 2015/18540 E. 2017/7764 K. 14/09/2017 tarihli ilamı) . Poliçe limitinin belirlenmesinde zararın aslı olan tazminat dikkate alınmakta; faiz, vekalet ücreti, yargılama giderleri gibi feri nitelikte zararlar poliçe limiti haricinde tutulmaktadır. Somut olayda, mahkemece aktüerya bilirkişisi tarafından davacı için hesap edilen 1.909.385,70 TL. sürekli işgöremezlik tazminatının, bedeni zararlar klozu yönünden 410.000-TL. limitinden davacıya mahsubu gerektirir bir ödeme yapılmamış olduğundan, mahkemece 410.000-TL. limitin ödenmesine karar verilmiş olması isabetli olup, davalı ... Hesabı vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasında, alacak haksız fiilin yani kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte muaccel olduğundan, alacağa kaza tarihinden itibaren araç sürücüsü ve işleten malikten faiz istenebilecek, sigortadan ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesi uyarınca 8 işgünü içerisinde tazminatın ödenmemesi halinde temerrüte uğradığı tarihten itibaren, dava açılmadan sigortanın temerrüte uğratılmamış olması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilecektir. 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesine göre hak sahibince usulüne uygun olarak temin edilmiş belgelerin sigortaya iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemeyen sigorta temerrüte uğramış sayılır ve temerrüte uğramış olduğu tarihten itibaren hak sahibine faiz ödemelidir.Somut olayda, davacı vekili tarafından dava açılmadan önce 2918 sayılı KTK'nun 97. maddesi uyarınca tazminat ödenmesi hususunda davalı ... Hesabına elde edebileceği tüm belgelerle birlikte 04/10/2021 tarihinde başvuruda bulunduğu, yazılı başvuru beyanının ve belgelerin 05/10/2021 tarihinde davalı ... Hesabına tebliğ edildiği, ... Hesabınca 11/10/2021 tarihinde ödeme yapılmayacağı bildirilmiş olduğu dikkate alınarak, 2918 sayılı KTK'nın 99.maddesi uyarınca davalı ... Hesabının 11/10/2021 tarihi itibariyle ödemede temerrüte uğramış olduğu kanaatine varılmış olmakla, istinaf edenin sıfatı gözetilerek davalı vekilinin istinafının yerinde olmadığı görülmüştür.

Yukarıda izah edilen sebeplerle, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği anlaşılmakla, davalı ... Hesabı vekilinin tüm istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-) Davalı ... Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 27.007,10 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 7.001,75 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 20.005,35 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

5-) İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,

6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca YARGITAY YOLU AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 14/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1444, K. 2026/1586, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1444-e-2026-1586-k-eed75145889d