Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/213 E. 2026/3946 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/213
Karar No
2026/3946
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/205 E., 2025/1525 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/305 E., 2024/331 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilin .... Mah....../Antalya adresinde istiridye mantarı yetiştirip ticari faaliyette bulunduğunu, su ihtiyacının davalı tarafından abonman sözleşmesiyle sağladığını, müvekkilinin sözleşmeyi ihlal edecek hiçbir davranışta bulunmadığını, ancak davalı müdürlüğün 11.05.2016 tarihinde kaçak su kullanımı gerekçesi ile abonesiz kullanımdan dolayı tutanak tuttuğunu, tutanağı kendisi bulunmadığı için kapıya asıldığını, müvekkiline haber vermeksizin haksız ve hatalı su kesim işlemini yapılarak sayacı söktüklerini, oysa ki müvekkilinin davalı şirkete 330002099 abone numarası ile aboneliğinin bulunduğunu, davalı şirketin haksız ve kusurlu hukuka aykırı işlemi ile müvekkiline zarar verdiğini, istiridye mantarının yetiştirilmesinde suyun olmazsa olmaz bir faktör olduğunu davalının suyu kesmesi nedeniyle mantarların geri dönülemez şekilde fiziksel ve kimyasal değişime uğradığını, mantarların tamamının hasara uğradığını, mantarların nekrozunun yapılan tüm masraflar ve emeğin çöpe gitmesine sebep olduğunu, bu nedenle müvekkilinin çok büyük zarara uğradığını, delil tespiti üzerine bilirkişi tarafından zararın 168.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalıya ihtar çekerek zararın ödenmesini istediklerini ileri sürerek; 11.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 168.000,00 TL zararın tazminine ve Kemer Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/27 D.İş sayılı dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiş, 12.03.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 224.000,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davayı kabul etmediklerini, zararın idarenin fiilinden kaynaklanmış olduğunun iddia edildiğinden davanın idari yargı yerlerinde görülmesinin gerektiğini, davacının açmış olduğu davanın zamanaşımına uğradığını, 6360 sayılı Kanunun 31.03.2014 tarihinde yürürlüğe girdiğini, ..... tarafından takip edilen ve davacıya ait bulunan aboneliğe ilişkin bilgi ve belgelerin bu yasa kapsamında müvekkili İdareye aktarılmadığını, davacıya ait abonelik bilgi ve belgelerin müvekkili daireye devir edilmediğini, bu nedenle .... Valiliğinin davav kapsamında sorumlu olduğunu, müvekkili iadere hakkında husumet yönetilemeyeceği savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; davanın haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olduğu, 11.05.2016 tarihinde suyun kesildiği, 12.05.2016 tarihinde davacı tarafın itirazı üzerine davacının aboneliğinin bulunduğunun tespit edildiği, aynı tarihli değişik iş dosyası üzerinde keşfe gidilip zarar tespiti yapıldığı, suyun kesilmesi ile zarar tespiti arasında 1 gün bulunduğu, bilirkişinin raporda belirttiği diğer etkenlerle ilgili herhangi bir tespitin bulunmadığı, mantarların en son ne zaman su verildiğinin tespitinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporuna göre 1 gün su verilmemesinin tek başına zararın doğmasına neden olmayacağı, davacının işletmesinin bulunduğu bölgede arıza vb nedenlerle de ani su kesintilerinin yaşanmasının mümkün olduğu, suyun kesilme ihtimaline karşı gerekli önlemleri alma yükümlülüğünün davacıya ait olduğu, davacının iki yılı aşkın süre su faturası kesilmemesine rağmen davalı idareye bir başvuruda bulunmadığı, bu hususta davacının da kusurlu olduğu, bu hali ile zarar ile eylem arasında illiyet bağının kurulamadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalının su abonesi olduğu, davacı abone olmasına rağmen 11.05.2016 tarihinde abonesiz su tüketimi yapıldığı iddiasıyla kaçak su kullanım tutanağı düzenlendiği, davacının itirazı üzerine 17.05.2016 tarihinde suyunun açıldığı, davacının 12.05.2016 tarihinde zararının tespiti için sulh hukuk mahkemesinden tespit talebinde bulunduğu, Mahkemece davacının iki yıl süreyle su faturası kesilmemesine rağmen davalı idareye başvurmadığı gerekçesiyle kusur izafe edilmiş ise de; 6360 sayılı Kanun gereği .... 'a ait aboneliğin ..... 31.03.2014 tarihinde devredildiği, geçiş döneminde fatura düzenlenmesinin yapılmadığı, fatura düzenleme görevinin davalıya ait olduğu, davacıya kusur izafe edilemeyeceği, 16.07.2014 tarihli bilirkişi raporunda; en son sulamanın ne zaman yapıldığının tespiti mümkün olmamakla beraber bir günlük sulama yapılmaması halinde de mantar ürünlerinde zararın oluşabileceğinin tespit edildiği, gerçek zararın yapılması gerekli masraftan düşülerek belirlenmesi gerektiği, 27.11.2019 tarihli rapora göre davacının talep edebileceği tazminat tutarının 188.000,00 TL olduğu, zararın oluştuğu tarihten itibaren faiz talep edilebileceği, 12.05.2016 tarihinde tespit talep edilmekle ve yapılan tespitte zararın oluştuğu belirlenmekle bu tarihten itibaren faiz istenebileceği, ancak Dairece kaldırılan önceki hükümde 11.05.2016 tarihinden itibaren faize hükmedildiği, faiz başlangıcı yönünden davalının istinafı olmaması sebebiyle davacı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu, yine kaldırılan hükümde yasal faize hükmedildiği, bu konuda davacının istinafı olmaması nedeniyle davalı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 188.000,00 TL tazminatın 11.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; bilirkişi raporunda tespit edilen 224.000,00 TL yerine 188.000,00 TL'ye hükmolma sebebinin açıklanmadığını, ticari işletme faaliyetinin durması, aksaması veya üretimin engellenmesi sonucu ortaya çıkan zararlarda ticari faiz uygulanması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. 2. Davalı vekili; davacının herhangi bir nedenle mantarlarda oluşan zararı müvekkili idareye yüklemeye çalıştığını, davacının kendi kusuru ile abonesiz kaçak bir sayaçla su tüketimi yapıp bedelini ödemediğini, mevzuat gereği suyu kesilip sayacı sökülünce, bunu fırsat bilip bir gün sonra abone olup suyu açılmasına rağmen sanki idarenin kusuru ile haksız su kesintisi yapılmış gibi, müvekkili ile bir illiyet bağı bulunmayan zararın tazminini istediğini, davacının mesken abonesi olup zirai sulama yapamayacağını, davacının 6360 sayılı Kanunun geçerli olduğu 01.04.2014 tarihinden 11.05.2016 tarihine kadar suyu kullandığını ama fatura ödemediğini, 2 yıldan fazla bir sürede kendisi kullandığı halde su faturasının gelmemesini sorgulamadığını, idareye herhangi bir bilgi vermediğini, söz konusu abonede suyunun kesilmesi sonucunda alternatif su kullanarak ürünlerinin sulayıp sulamadığının bilinmediğini, sulamamasının basiretsiz olduğunu ve kendisinin kusuru olduğunu göstereceğini, üründeki zararın su dışında bir sebeple de oluşmuş olabileceğinin değerlendirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, abonelik sözleşmesine aykırılık nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, söz konusu zararın ne kadar gün susuz kalmayla oluşacağının belirlenemeyeceğinin, bir günde de oluşabileceğinin bilirkişi raporunda belirtilmiş olmasına, Mahkemenin belirlenen bilirkişi tarafından belirlenen zarardan yapılması gereken masrafları düşerek hükmedilen miktarı bulduğu gerekçesinde belirtmiş olmasına göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52.maddesinin birinci fıkrasına göre, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise; hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Somut olayda; her ne kadar davacının aboneliğinin bulunduğu, davalının haksız yere kaçak kullanım tutanağı tutarak suyu kestiği ve davacının yetiştirdiği mantarların zarar görmesine sebep olduğu kabul edilerek tazminat ödenmesine karar verilmiş ise de, 6360 sayılı Kanun kapsamında aboneliklerin..... Turizmi Geliştirme ve Altyapı İşletme Birliğinden davalı idareye devredilmesi sırasında, .... Valiliği Devir ve Paylaştırma Komisyonunca abonelik bilgilerinin davalıya devredilmediği, davacının dava konusu kaçak kullanım nedeniyle yapılan su kesintisiyle aboneliği ortaya çıkana kadar suyu kullandığı ancak bedelini ödemediği, hakkında fatura dahi tanzim edilmediği sabittir. Buna göre, sayaç numarasına ilişkin aboneliğin tespit edilememesi nedeniyle, kayıtsız sayaç ile abonesiz kaçak kullanım gerekçesiyle suyun kesilmiş olmasında, 2 yıl boyunca suyu kullanmasına rağmen kendisine fatura gönderilmediğinin farkında olup bu konuda hiçbir çabası bulunmayan davacının meydana gelen zararda müterefik kusurunun bulunduğu değerlendirilerek tazminattan uygun bir indirim yapılması gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz taleplerinin reddine 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/213, K. 2026/3946, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-213-e-2026-3946-k-08cd506a6b79