Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1231 E. 2026/1670 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1231
- Karar No
- 2026/1670
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1231 - 2026/1670 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/1231 KARAR NO : 2026/1670 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2026 NUMARASI : 2026/329 Esas (Derdest)
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : Taşınmaz Satış Sözleşmesine Dayalı Munzam Zarar Alacağı DAVA TARİHİ :14/04/2026 İSTİNAF TALEP TARİHİ : 25/05/2026 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 23/09/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ:23/09/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2026 Tarih ve 2026/329 Esas sayılı ara kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacının inşaat mühendisi olup yapımını kendisinin üstlendiği ve tamamladığı ... Apartmanından bir daireyi davalıya 2016 yılında sattığını, bu satış sonrasında davacının evin satış bedelinin bir kısmını davalıdan peşin olarak aldığını, kalan kısmı için ise davalıdan iki adet kambiyo senedi aldığını, davalı senetleri zamanında ödemediği için .... İcra Dairesi’nin 2016/6222 E. ( Eskisi .... İcra Dairesi 2016/6222 E. ) sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlattığını, takip eden süreçte davalının muris babasından kendisine intikal edecek olan ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 1073 ada, 117 parselde kayıtlı 22 , 26 , 27 , 30 , 34 , 35 nolu taşınmazlar, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, 6 parselde kayıtlı taşınmaz ve ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ..., 114 ada, 226 parsel sayılı taşınmaz üzerine haciz işlemi yapıldığını, bu haciz işleme akabinde davalının borcunu ödememek için kendisine intikal edecek olan mirası reddettiğini,bunun üzerine mirasın reddinin iptali davası açıldığını, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/193 E,2021/28 K. sayılı kararı ile bu işlemin kötü niyetle yapıldığı tespit edilerek mirasın reddinin iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiğini, davalının bu kez mal kaçırma yoluna başvurduğunu hacizli taşınmazları 3.kişilere devrettiğini, davalının munzam zarar davası için ön şart olan arabuluculuk sürecine katılmadığını, davalının bu eylemleri sonucunda müvekkilinin aşkın zarara uğradığını, somut olayda davalının kötü niyetli olduğu açık olup mal kaçırma kastının devam ettiğini, davalının cezalandırılması için icra ceza mahkemesine şikayet dosyası açtıklarını, muvazaalı satışlar için de tasarrufun iptali davası açacaklarını, davalının borcun muaccel olduğu tarihin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen borcunu ödemediğini ve bu sebeple davacının ekonomik anlamda çok büyük zarara uğradığını, taşınmazların bir başka 3.kişilere devrinin önüne geçmek için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, HMK 107 uyarınca belirsiz alacak olarak 10.000,00 TL tutarındaki munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 11/05/2026 tarihli talep dilekçesinde özetle; Alacağın tahsilini teminen ve olası bir devir işleminin müvekkilim açısından telafisi mümkün olmayacak zararlara yol açacağından , borçlunun kötü niyetli olarak kardeşi ...'a devrettiği ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 1073 ada, 117 parselde kayıtlı 22 , 26 , 27 , 30 , 34 , 35 nolu taşınmazlar ve ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ..., 114 ada, 226 parsel sayılı taşınmazlar üzerine müvekkilinin 10 yılı aşkındır uğradığı zarar da göz önünde tutularak öncelikle teminatsız, şayet bu mümkün değil ise en asgari şartlarda hükmedilecek teminat miktarı ile birlikte ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, kötü niyetli ...'ın da davaya dahili davalı olarak eklenilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:"İhtiyati haciz talep edilmiş ise de, İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklıya diğer hakkını haczettirebileceğinin düzenlendiği, ancak İİK'nun 257. ve devam eden maddelerindeki şartlar oluşmadığı" gerekçesiyle davacının ihtiyati haciz talebinin reddine şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin 25/05/2026 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesini tekrarla, davalı borçlu ... ve kardeşi ...'ın planlı ve organize bir şekilde davacı alacaklıdan mal kaçırdığını, re'sen gözetilecek tüm hususlarla birlikte yerel mahkemenin 15/05/2026 tarihli ara kararının kaldırılarak alacağın tahsilini teminen ve olası bir devir işleminin davacı açısından telafisi mümkün olmayacak zararlara yol açacağından, borçlunun kötü niyetli olarak kardeşi ...'a devrettiği ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 1073 ada ,117 parselde kayıtlı 22 , 26 , 27 , 30 , 34 , 35 nolu taşınmazlar ve ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ..., 114 ada, 226 parsel sayılı taşınmazlar üzerine davacının 10 yılı aşkındır uğradığı zarar da göz önünde tutularak öncelikle teminatsız, şayet bu mümkün değil ise en asgari şartlarda hükmedilecek teminat miktarı ile birlikte İHTİYATİ HACİZ konulmasına karar verilmesi gerektiğini belireterek, Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkeme kararının kaldırılması ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesine karşı beyanda bulunmamıştır. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taşınmaz satış sözleşmesine dayalı munzam zarar alacağı, talep ise, ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesidir. İİK. 257 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1)Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2)Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa" ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati haciz talep eden davacının ileri sürdüğü alacağın rehinle temin edilmediği sabit olduğu gibi, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden muaccel olmadığı da ihtilâfsızdır. Vadesi gelmemiş alacaklarla ilgili ihtiyati haciz koşulları arasında sayılan (İİK 257/2) hususlardan hiçbirisinin varlığı konusunda da kesin delil aranmamakla birlikte haklı ve makul görülebilecek bir delil de sunulmamıştır. Dosya arasında bulunan mevcut delil durumuna göre, İİK 258. maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulu da bu aşamada oluşmamıştır. İlk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi kararı ve gerekçesi yerindedir. Davacı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir. Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun Esastan Reddine, 2-Karar tarihi itibariye alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından, yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 ve 362/1-f maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/09/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır