Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1527 E. 2026/1659 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1527
- Karar No
- 2026/1659
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :2025/1527
KARAR NO :2026/1659
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/05/2025
NUMARASI:2024/647 Esas - 2025/486 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:17/07/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/10/2026
Davanın reddine ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; davalı taraf ile eşyalarının taşınması hususunda anlaşma sağlandığını, eşyaların üç ayrı seferle Türkiye'den Özbekistan'a taşınması üzerine Erenköy Gümrük Müdürlüğü'nden işlemlerinin yapıldıktan sonra çıkışı yapıldığını, malların taşınıp teslim edildiğine dair teslim CMR belgelerinin mevcut olduğunu, taşınan eşyalar için karayolu navlun bedeli olarak davalıya üç ayrı fatura kesildiğini, kesilen iş bu ..., ... ve ... numaralı faturaların davalıya iletildiğini, faturaların bedeli olarak eksik ödeme yapıldığını, bakiye alacak için Küçükçekmece İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini, açılan icra takibinde faiz oranın sehven yanlış talep edildiğinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Küçükçekmece İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla yeniden icra başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek,... sayılı dosyada yapılan itirazın kısmi olarak şimdilik 1.295,25 USD'sinin iptaline,alacağın %20'sinde az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; davalı taraf hakkında başlatılan takibe itirazlarının haklı ve hukuka uygun olduğunu, sonu 56 ile biten faturada hesaplama hatası olduğunu, fatura değerinin 1.800-USD olduğunu ve 1 USD = 19,0223 TL olarak sabitlenmişken TL değerinin hatalı olarak fahiş oranda gösterildiğini, bu faturanın hatalı olduğunun böylesine açıkken talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu oranda hizmet alınmadığını, fazlaya dair talep ve hakkı saklı tutulmakla birlikte davacının haksız yasal dayanaktan yoksun davasının reddine, davanın yasal dayanağı bulunmadığından davacının %20 icra inkar kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; dava, faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı taraf her ne kadar davalı taraf ile taşıma hususunda anlaşma sağlandığını taşınan eşyalar için karayolu navlun bedeli olarak davalıya üç ayrı fatura kesildiğini, kesilen iş bu ..., ... ve ... numaralı faturaların davalıya iletildiğini, faturaların bedeli olarak eksik ödeme yapıldığını iddia etmişse, davacı tarafın dosya muhteviyatına ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, alacağı olduğunu ve takibe konu olan fatura içeriğine ait durumu ispat etmesi gerektiğini, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2023 yılına ait 3 adet fatura olduğu, 24.03.2023 tarihli, ... numaralı, KDV dahil 1.800- USD->34.240,14-TL tutarlı faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edilmediği, geriye kalan 2 adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, davalı taraf ticari defter kayıt işlemleri, davalı tarafın 2023 yılında ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafla ilgili kendi lehine 48.066,50-TL tutarlı iade faturası kayıt işlemi ile 70.881,69-TL tutarlı ödeme kayıt işlemi olmak üzere toplam 118.948,19-TL tutarlı kayıt işlemi, davacı taraf lehine toplam 118.948,19 TL tutarlı fatura kayıt işlemi yaptığı, davalı tarafından tüm kayıt işlemlerinin belgesinin dosya muhteviyatına sunulduğu, davalı tarafın 2023 yılında ticari defter ve kayıtlarında yapılan iş bu kayıt işlemleri nezdinde davacı tarafa borcu veya alacağının olmadığı, tespit edilmiş olup bu kapsamda davacı tarafın iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi yönünden iddialarını ispata yarar delil dosyaya sunmadığı , davacı tarafça davaya konu iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; mahkemece delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü, sadece mali yönden dosya bilirkişiye gönderilmiş, söz konusu taşımaların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği konusunda taşıma alanında bilirkişiye dosya gönderilmediği, müvekkili davacı şirket dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığını, buna rağmen,mahkemenin yemin deliline ilişkin hiçbir değerlendirme yapmamış, tarafına “yemin deliline başvurulup başvurulmayacağı” yönünde usulüne uygun bir açıklama yaptırmamış, karşı tarafa da yemin teklif etme imkânı tanımadığını, yemin delili, kesin delil niteliğinde olup taraflardan birinin açıkça yemin deliline dayanması halinde mahkemenin bu konuda duruşmada açıklama yaptırması ve sürecin işletilmesi zorunlu olduğunu, mahkemece bu hususun göz ardı edilmesi, usul hükümlerine aykırı olup, kararın esasını etkileyecek nitelikte olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Katılma yoluyla davalı vekili; dava kısmi dava olup, davacı dava değerini 1.295,25 USD olarak belirtmiş, harcını yatırdığını,davanın reddi ile birlikte, mahkemece dava değerini hatalı bir şekilde, 1.295,25-TL olarak değerlendirmiş ve AAÜT gereğince 1.295,25-TL vekalet ücretine karar verildiğini, oysa tarifeye göre 30.000-TL vekalet ücretine davacıdan alınarak davalıya karar verilmesi şeklinde hüküm verilmesi gerektiğini ileri sürerek vekalet ücreti bakımından kararın kaldırılmasına ve vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmiştir.
GEREKÇE:Dava ;üç adet fatura bakiyesi 1.295,25-USD bakımından başlatılan icra takibine vaki itirazın kısmen iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı TBK nın "Ödeme" başlıklı 99. maddesinde;"Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.TBK nın 99 maddesinde belirtilen seçim hakkı yenilik doğuran hak niteliğindedir. Bu hak tek taraflı, varması gerekli irade beyanıyla kullanılır ve karşı tarafa varmakla kendiliğinden sonuçlarını doğurur. Bunun değiştirilmesi ancak diğer tarafın muvafakatı ile yani tarafların bir değiştirme sözleşmesi yapmaları ile mümkün olur. Bu nedenle inşai bir hak olan seçim hakkından rücu mümkün değildir.Seçim hakkı yenilik doğuran bir hak olduğu için bir defa kullanılmakla sona erer (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 27. Baskı, Ankara 2022, s.1093-1094; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 26. Baskı, Ankara 2022, s. 777)Yargıtay HGK nın:2024/11-305 Esas , 2025/368 Karar sayılı ilamı)İİKnın 67/IV. maddesindeki altı aylık süre içinde itirazın kaldırılmasını istememiş olan alacaklı bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yolu ile takip yapamayacağı gibi, bir yıllık sürenin geçmesi ile itirazın iptali davası açılmamışsa ilamsız takip düşeceğinden alacaklı aynı alacaktan dolayı yeniden ilamsız takip yapamayacaktır. "Davacı alacaklının 14.1.2003 tarihinde aynı alacakla ilgili olarak yaptığı ikinci icra takibine karşı yapılan itirazın iptali için açılan dava dinlenemez. Bir yıllık süreyi geçiren alacaklının, genel hükümlere göre zamanaşımı süresi içinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır ( İİK. madde 67/V ). Bu itibarla açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeyerek yazılı şekilde itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve %40 icra inkar tazminatına hükmolunması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.(Yargıtay kapatılan 15.HD nin Esas: 2004/17842004/4153 Karar sayılı 14.09.2004 tarihli kararı)"Dava, üç adet faturaya dayalı itirazın iptali davasıdır. Davacı-alacaklı takip dayanağı faturalarla ilgili olarak dava konusu ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasından önce aynı faturalara dayalı olarak .... 2. İcra Müdürlüğü’nde takip yapmış olup, yetki itirazı üzerine bu takip ....İcra Müdürlüğü’ne gelerek ... numarası almıştır. İ.İ.K.'nun 68/1 maddesi gereğince mükerrer ilamsız takip yapılamaz. Usulüne uygun yapılmış bir takip bulunması itirazın iptali davasının görülmesi için dava şartıdır. Dava konusu takip mükerrer ilamsız takip olduğu için usulüne uygun bir takip olmadığından itirazın iptali davası için dava şartı gerçekleşmemiştir. Bu itibarla davanın usulden reddi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.(Yargıtay 19 HD nin 2019/2549 Esas , 2019/5602, karar sayılı 18/12/2019 karar tarihli ilamı)Somut olayda ;davacı alacaklı tarafından 24.07.2023 tarihinde 24.03.2023 tarihli ...0058,...56 ile 06.04.2023 tarihli ... numaralı üç adet faturadan bakiye kalan 1.528.02-USD karşılığı 41.180,13-TL alacağın Küçükçekmece İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında tahsili için 1.122-TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili için ilamsız icra takibi başlatılmış,bu takibe davalı borçlu 11.08.2023 tarihli dilekçesi ile itiraz etmiştir.İcra takibine itirazın kaldırılması veya iptali istenilmeden 06.06.2024 tarihinde bu kez yine aynı faturalara dayalı olarak 1.528,02-USD asıl alacak fatura bakiyesi ile 83,49-USD işlemiş faiz ile birlikte 1.611,51-USD nin ... sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsili istenilmiş karşı yanın borca itirazı üzerine elde ki itirazın iptali davasında istenilmiştir.Davacı ilk takibini yabancı para alacağını TL ye çevirerek ,ikinci takibini de yabancı para alacağından talep etmiş ise de her iki takip aynı alacağa,aynı faturalara ilişkindir.Yabancı para alacağını TL ye çevirerek talep ettikten sonra aynı alacağın yabancı para üzerinden tahsili için yeniden ilamsız takip başlatılması mükerrer takip niteliğinde olup ,tahsilde tekerrür etmeme kaydı konulmasının da sonuca etkisi bulunmamaktadır. İkinci takibin mükerrer takip olduğu dava şartına ilişkin olduğundan resen dikkate alınacaktır.Davanın usulden reddine karar verilmek gerekirken kesin hükme yol açacak şekilde davalının borcu olmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Mükerrer takip kamu düzenine ilişkin olduğundan bu husus açıkça ileri sürülmese de re'sen incelenmiştir.Davanın reddine karar verilmekle birlikte davalı yararına vekalet ücreti takdirinin dava değeri 1.295-USD yerine, 1.295-TL olarak hükmedilmesi de doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle ;itirazın iptaline konu takip mükerrer olduğundan itirazın iptali isteminin usulden reddi gerektiğinden davacının alacağının varlığı artık incelenmeyeceğinden davacı vekilinin yemin deliline başvurduklarına ilişkin istinaf sebebinin incelenmesine gerek kalmamış,davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf nedeni yerinde olduğundan kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek davanın usulden reddine, davalı yararına talebi uyarınca 30.000-TL vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; (Kapatılan) Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2025 Tarih 2024/647 Esas - 2025/486 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 732-TL karar harcının 427,60-TL + 732,82 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.160,42-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 428,42-TL'nin talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafça sarf edilen yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,"Taraflarca yatırılan (Davacı 615,40-TL,Davalı 615,40-TL) peşin istinaf karar harçlarının yatıran tarafa istek halinde iadesine,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 215-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2026