İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/90 E. 2026/484 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/90
Karar No
2026/484
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/90 Esas KARAR NO :2026/484

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/01/2026 KARAR TARİHİ:24/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'nun işletmesini yaptığını, davalıya ait ... plakalı araç ile 08.01.2025 – 08.03.2025 tarihleri arasında ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerinin süresinde ödenmemesinden dolayı .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalıya ait araca ihtiyati haciz kararı verilmesi taleplerinin bulunduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesinin sunulmadığı görüldü. Davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği ihtiyati haciz talebinin mahkememiz dosyasının 05/02/2026 tarihli ara kararı ile reddine karar verildiği, davacı vekilinin bu ara kararı istinaf ettiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesinin 2026/772 esas 2026/944 karar sayılı ve 13/04/2026 tarihli kararı ile ihtiyati haciz talebinin usulden reddine karar verildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 05/02/2026 tarihli tensip zaptının 8/F maddesi uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, 22/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dosyada mevcut beyan, bilgi ve belgelerin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda; 1. Karayollarına ait tüm otoyollarda ve 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollarda 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve yönetmeliklerde belirtilen şekilde geçiş ücreti ve cezasının tahsil edildiği, 2. 6001 sayılı kanunda yapılan değişiklik ile (01/07/2022 tarihinde yürürlüğe giren ve 7417 sayılı Kanunun 53 inci maddesiyle “Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e- devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir” hükmünün yer aldığı, 3. Ücretli otoyolları kullanan sürücü veya firmaların geçiş sırasında geçiş ücretini ödeyecek mevcut yöntemlerden birini kullanmaları gerekmektedir. Davaya konu otoyol işletmecisinin sorumlu olduğu yol güzergahında OGS/HGS sistemleri, geçiş sırasında nakit ödeme veya geçişlerini takip eden 15 gün içinde ödeme gibi alternatiflerin mevcut olduğu, geçiş sırasında OGS/HGS etiketiniz yok veya yeterli bakiyesi mevcut değil ise bariyerlerin genellikle açılmadığı, bariyerleri geçebilmeniz için ya nakit ödeme yöntemi ya da görevli personelin size vereceği ve 15 gün içinde belirtilen bankalara ödeme yapmanız ya da OGS/HGS bakiyenizi yeterli hale getirmeniz gerektiği bilgisinden sonra bariyerlerin görevli tarafından açıldığı bir sistem kullanıldığı, bu sebeple bu aşamaları geçmeden gişelerden geçilemeyeceği, 4. 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunu madde 30/5 hükmünde; 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir”, denildiği, 5. Davacı tarafından, dava dosyasına sunulmuş olan ihlâlli geçiş listesi ile dava dosyasına sunulmuş olan ihlâlli geçiş görüntüleri bire bir kıyaslanarak 35 adet geçişe ait tüm geçiş görüntülerinin dava dosyasına sunulduğunun tespit edildiği, 6. Davaya konu ... plaka sayılı aracın ücret ödenmeksizin geçişler yaptığı iddia edilen 08.01.2025 ile 08.03.2025 tarihleri arasında davalı ... adına kayıtlı olduğu, 7. ... plaka sayılı araç için bildirilen 35 adet geçişin tamamının “ihlâlli geçiş” olduğu kanaatine varıldığı, 8. ... plaka sayılı araca ait 35 adetlik “ihlâlli” geçiş için davacı otoyol işletmecisinin davalı taraftan talep edebileceği tutar: 42.080,00 TL + İşlemiş Faiz: 7.548,25 TL + İşlemiş Faiz KDV”si: 1.509,65 TL olmak üzere Genel Toplam: 51.137,90 TL olarak hesap edildiği, 9. Yapılan tespitler sonucunda davacının alacaklı olduğu tutarın: 51.137,90 TL olarak hesap edilmiş olmakla birlikte; dava dosyasında harca esas değerin 50.978,64 TL olarak talep edilmesi nedeniyle davacı otoyol işletmecisinin davalı araç sahibinden 50.978,64 TL talep edebileceği,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Mahkemenin görevine ilişkin kurallar kamu düzeninden olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınır. TTK'nın 5. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. TTK'nın 4. maddesinde nelerin ticari dava olduğu açıklanmıştır. Buna göre hükümde sayılan dava ve işlerin yanı sıra her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar da ticari davadır. Mahkememize açılan dava davacının işlettiği köprü ve otoyollardan davalının ücret ödemeksizin ihlali geçişi iddiasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık TTK'da zikredilen mutlak ticari davalardan olmadığından, davanın Asliye Ticaret mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için tarafların her ikisinin birden tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması zorunludur. Davaya konu uyuşmazlıkta; dosya arasına celbedilen ticaret sicil müdürlüğü yazı cevabında davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği, davalının tacir olduğuna dair bir bilgiye rastlanmadığı, dosyamızın ara karar incelemesi için gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi 2026/772 E. 2026/944 K. Sayılı kararında " Somut olayda davanın ileri sürülüş şekline göre uyuşmazlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ve ödenmesi gereken bedelin ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali olup TTK m.4/1'de sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, mahkemece ilgili yerlere yazılan müzekkere cevaplarından davalının tacir olmadığı, her ne kadar davalıya ait araç ticari nitelikli araç olsa da yukarıda izah edildiği gibi davalının tacir olmaması ve eldeki davanın mutlak ticari dava da olmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel mahkemeler olan asliye hukuk mahkemesinde çözülmesi gerektiği, " şeklinde değerlendirme yapıldığı bu hali ile mahkememiz dosyasına ilişkin istemlerin asliye hukuk mahkemesince incelenip değerlendirilmesi gerektiği de anlaşılmakla tüm dosya kapsamından uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkeme, genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, davaya mahkememizin görevli olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 3- Görevsizlik kararı kesinleştiğinde (2 hafta içersinde istinaf edilmediğinde yahut istinaf başvurusu reddedildiği takdirde) ve süresinde (kararın istinaf edilmeyerek kesinleşmesinden yahut istinaf ret kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde) talep edildiğinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-HMK 20.maddesi uyarınca süresi halinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının Görevli yada Yetkili Mahkemeye gönderilmesi taraflar tarafından talep edilmediği taktirde Davanın Açılmamış Sayılmasına karar verileceğinin taraflara ihtarına , 5-HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için taraflarca başvurulması halinde HMK 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve HMK 323/1-ğ maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, belirtilen sürede başvuru yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin mahkememizce hüküm altına alınmasına, Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/06/2026

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/90, K. 2026/484, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-90-e-2026-484-k-c6c7df586ce9