İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/961 E. 2026/571 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/961
Karar No
2026/571
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/961 Esas - 2026/571 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/961 KARAR NO: 2026/571

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/10/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 K. YAZIM TARİHİ : 30/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 28/04/2024 tarihinde davalı ......'in sevk ve idaresindeki ..... plakalı araçla seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen .... yönetimindeki ...... plakalı araca çarptığını, kazada müvekkili ....'ın ağır yaralandığını, 09/07/2024 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu raporuyla davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilin .... Üniversitesi Hastanesi'nde kalça ameliyatı geçirdiğini, ..... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporuna göre %3 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğunu, 2 ay bakıcıya ihtiyaç duyduğunu ve 6 ay tıbbi iyileşme süreci geçirdiğini, rapor için 5.708,00-TL ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketinin ..... poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sorumlu olduğunu, 16/04/2025 tarihinde sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri ve 5.708,00-TL rapor ücreti olmak üzere toplam 6.008,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca müvekkilin yaşadığı elem ve ıstırap nedeniyle 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle yalnızca davalı.....'ten tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili mahkememize sunduğu 29/06/2026 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; Geçici iş göremezlik bedeli için talep ettikleri 100,00 TL maddi tazminat bedelini,101.912,72-TL artırılarak 102.012,72-TL'ye, Sürekli iş göremezlik bedeli için talep ettikleri 100,00-TL maddi tazminat bedelinin 152.821,44-TL artırılarak 152.921,44-TL'ye, Bakıcı gideri bedeli için talep ettikleri 100,00-TL maddi tazminat bedelinin 39.905,00-TL artırılarak 40.005,00-TL'ye yükseltmiş, maddi tazminat bedelinin ve Adli Tıp Rapor Ücreti için ödenen 5.708,00-TL'nin kaza tarihi 28/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 400.000,00-TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi 28/04/2024 itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile yalnızca davalı ....'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca dava açmadan önce müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun yazılı başvuruda bulunmadığını, bu nedenle dava ön şartı yokluğu sebebiyle davanın reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, davacının sürekli sakatlığının oluşmadığını ve maluliyet iddiasının gerçeği yansıtmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş hastanelerden Erişkinler İçin Terör, Kaza Ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu alınması gerektiğini, üniversitelerin adli tıp anabilim dallarının bu raporu düzenleme yetkisinin bulunmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A. 5. maddesi gereğince geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin bu kalemlerden tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini ve faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti ile yapılmışsa tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiğini, 22.10.2025 tarihli müzekkereye istinaden ..... plakalı araca ilişkin hasar dosyasının ve poliçe bilgilerinin sunulduğunu, davacı .....'a herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Kızılcahamam Asliye Asliye Ceza Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, SGK kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırma raporları, trafik tescil kayıtları, ........ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 25/03/2025 tarihli maluliyet raporu, 05/05/2026 tarihli tazminat bilirkişi raporu, ıslah ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zararlara yönelik maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 08/04/2024 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan diğer davalı ....... idaresindeki ....... plakalı araç ile davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ..... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur. Ceza dosyası kapsamında Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 09/07/2024 tarihli raporda özetle; sürücü .....'ın asli kusurlu olduğu, sürücü ....'nin ve sürücü.....'nun kusursuz olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dosya arasına celp edilen ve ceza mahkemesince alınan 09.07.2024 tarihli ATK kusur raporunun HMK 281 maddesi gereğince taraflara tebliğine, davacının yolcu olarak bulunması, ceza mahkemesince ATK raporu esas alınarak hüküm verilmiş olması ile davacı vekilinin talebi gözetilerek bu aşamada yeniden kusur raporu alınmasına usul ekonomisi gereğince yer olmadığına karar verilerek hükme esas alınmıştır. ...... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 25/03/2025 tarihli maluliyet raporunda özetle, davacının davaya konu trafik kazasına bağlı yaralanması neticesinde %3 oranında malul kaldığı, 2 ay süre ile bakıcı ihtiyacı olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dosyaya kazandırılan 05/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...28.04.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu % 3 oranında malul olan ve kusursuz olduğu tespit edilen 1962 doğumlu davacı..... için; 102.012,72 TL geçici iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat, 152.921,44 TL sürekli iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat ile 40.005,00 TL geçici bakıcı gideri hesaplanmıştır. davalılardan ..... kazaya sebep olan..... plakalı hususi otomobilin sürücüsüdür. Araç davalılardan.... Sigorta A.Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Poliçe kaza tarihi itibariyle sakatlanma halinde kişi başına azami 1.800.000,00 TL, tedavi gideri olarak da azami 1.800.000,00 TL teminat sağlamaktadır. Mahkemece hükmedilecek tazminata; davalılardan ..... bakımından kaza tarihi itibariyle, davalılardan...... Sigorta A.Ş'ye ise davacı vekili tarafından poliçe teminatının ödenmesi konusunda 17.04.2025 tarihinde başvuruda bulunulmuş, hasar dosyası açılmış, ödeme yapılmamıştır. Mahkemece gerekli belgelerle usule uygun başvuruda bulunulduğunun kabulü halinde, Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, hükmedilecek tazminata 02.05.2025 tarihi itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacılar ile gerçek kişi davalının ekonomik ve sosyal durumları, ilgili kolluk birimlerine müzekkereler yazılmak suretiyle tespit edilmiştir. Dosyada mevcut belgelerden SGK tarafından dava konusu kaza nedeniyle davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı ve herhangi bir gelir yada aylık bağlanmadığı anlaşılmıştır. Kazaya karışan .....plaka sayılı araç kaza devresi içinde davalı .... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı olduğu, sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 1.800.000,00 TL, tedavi gideri olarak da azami 1.800.000,00 TL olarak düzenlendiği, dava öncesi davalı sigorta şirketine yapılan 17/04/2025 tarihli başvuru üzerine davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce iddia, savunma, benimsenen kusur durumuna ilişkin 09/07/2024 tarihli, davacının iş göremezlik durumuna ilişkin 25/03/2024 tarihli, tazminat hesabına ilişkin 05/05/2026 tarihli rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir: 28/04/2024 günü saat 14.20 sıralarında Şüpheli sürücü ..... sevk ve idaresindeki ....plaka sayılı aracı ile ...... istikametinden .... istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçtiği sırada karşı istikamette seyreden Sürücü .... sevk ve idaresindeki..... plaka sayılı aracın sağ yan kısmına çarpması ve karşı şeride geçen ...... plakalı aracın orta refüjden geçerken çarptığı taş parçasının sekerek yine karşı istikamette seyreden sürücü .... idaresindeki...... plaka sayılı aracın ön camına çarpması sonucu iş bu davaya konu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda sürücü ..... sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahal dışında seyri sırasında geldiği olay yerinde, yola gereken dikkatini vermediği, seyrini ve hızını ıslak ve kaygan zeminli yol şartlarına göre ayarlamadığı, seyrini kendi şeridinde sürdürmeye özen göstermediği, sevk ve idare hatası göstererek direksiyon hakimiyetini kaybedip orta refüjü aşarak, karşı yol bölümüne girdiği esnada, karşı istikametten gelen sürücü idaresindeki araca çarpmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle tam (%100) kusurlu olduğu, sürücü ....... sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahal dışında, kendi seyir yönüne ayrılmış şeritte nizami şekilde seyri sırasında geldiği olay yerinde karşı istikametten direksiyon hakimiyetini kaybederek şerit ihlali ile gelen sürücü idaresindeki araç ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda kusursuz olduğu, sürücü ......sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahal dışında seyri sırasında geldiği olay yerinde, aracının ön kısmına, karşı şeritte seyreden Ve şerit ihlali yapıp, orta refüjü aşan ...... aracın çarptığı taş parçasının isabet etmesi sonucu meydana gelen olayda atfı kabil kusuru olmadığı, davacının ise oluşa etken hatalı tutum ve davranışı olmadığı, davacının yaralanması sonucu özür oranının % 3 olduğu, erişkin olması halinde 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, geçici bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğu, davacının kaza tarihinde emekli olduğu olduğu ve davacı vekilinin muvafakatı doğrultusunda geliri olarak asgari ücretin esas alınması gerektiği, sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 152.921,44 TL, geçici iş göremezlik tazminatının 102.012,72 TL olduğu, brtü asgari ücret üzerinden hesaplanan bakıcı gideri tazminatının ise 40.005,00 TL olduğu, davacı için hesaplanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinden sürücü,işleten ve sigortacı sıfatlarını haiz tüm davalıların 6098 sayılı TBK'nun 49/1, 2918 Sayılı KTK'nun 85/1, 91 ve ZMSS Genel Şartları A.3 maddeleri gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılarak, davacının açtığı maddi tazminat talepli davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Hüküm altına alınan maddi tazminata, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüde düştüğü 02/05/2025 tarihinden, diğer davalı bakımından ise haksız fiil tarihi olan 28/04/2024 tarihinden itibaren yasal faiz (kazaya karışan araç ticari araç olmadığından) işletilmesine karar verilmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde de hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; davacı .... kaza esnasında yolcu konumunda bulunduğu ..... plakalı hususi otomobili sürücüsü......'nin kayınbabasıdır. Aile bireylerinin taşınması ahlaki bir borcun ifası niteliği taşıdığından hatır taşıması olarak değerlendirilemeyeceğinden hatır taşıması indirimi yapılmamıştır. Yine davalı sigorta vekili davacının kazada müterafik kusurlu olduğunu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilemediği, davacının araçtan fırladığına ilişkin bir tespitin dosya kapsamında bulunmadığı, soruşturma evraklarının incelenmesinde davacının emniyet kemeri takmadığı manasına gelebilecek bir tespit yapılamadığından ve dava dışı sürücünün alkollü olduğuna dair bir tespite de rastlanılmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Manevi tazminat talepli dava bakımından ise; kaza tarihi, kazanın oluşumundaki kusur oranları, olayın özelliği, davacının yaralanmasının niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve paranın satın alma gücü birlikte ele alınarak, kaza nedeniyle bedensel bütünlüğü zedelenen davacının kaza sonrası tedavi gördüğü süre içerisinde çektiği acının bir nebze olsun giderilebilmesi amacıyla ve bir tarafın haksız yere zenginleşmesine yol açmamak kaydıyla, hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olacağı kanaatine varılmış, davacının manevi tazminat talepli davasının kısmen kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın 6098 sayılı TBK'nun 49/1, 56/1 ve 2918 sayılı KTK'nun 85/1 maddeleri gereğince sorumluluğu bulunan sürücü ve işleten sıfatlarını haiz davalı .....'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar vermek gerekmiştir. Hükmedilen manevi tazminata haksız fiil tarihi olan 28/04/2024 tarihinden itibaren yasal faiz (kazaya karışan araç ticari araç olmadığından) işletilmesine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat talepli davanın KABULÜNE; 152.921,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 102.012,72 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 40.005,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 294.939,16TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından 02/05/2025 tarihinden, diğer davalı bakımından ise haksız fiil tarihi olan 28/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, talep edilen 5.708,00 TL adli tıp rapor ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine, 2-Manevi tazminat talepli davanın KISMEN KABULÜNE; 200.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....'tan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 33.809,30 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslahla alınan 2.416,73 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 31.392,57 TL harcın, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 18.707,14 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin takdiren davalı Quick Sigorta A.Ş.den tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 1.386,73 TL peşin harç, 1.030,00 TL ıslah harcı, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.119,63 TL harcın davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.859,02 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 741,00 TL tebligat ve posta, 5.708,00 TL Adli Tıp Rapor Ücreti olmak üzere toplam 14.449,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 10.290,65 TL'sinin, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 6.132,30TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Maddi Tazminat Yönünden; a) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 47.190,27 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 6-Manevi Tazminat Yönünden; a) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı .....'ten alınarak davacıya ödenmesine, b) Davalı ...... kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih 2024/29 Esas 2024/226 karar sayılı kararı ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminatın kısmen reddi halinde davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.13/07/2026

Katip ..... e-imza Hakim ..... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/961, K. 2026/571, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-961-e-2026-571-k-b3917b5ae5e2