Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3277 E. 2026/1142 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3277
- Karar No
- 2026/1142
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1060 E., 2025/824 K. BİRLEŞEN 2020/120 ESAS SAYILI DOSYADA İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/66 E., 2023/413 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince duruşmasız, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl davada davacı-birleşen davada davalı şirket vekili Avukat ... ve şirket temsilcisi ... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Avukat ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 29.01.2018 tarihli sözleşme kapsamında inşaat girdilerindeki beklenmeyen artışlar nedeniyle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun geçici 4. maddesi gereğince 18.03.2019 tarihinde 12 ay süre uzatımı talep edildiğini, davalı tarafından cevap verilmediğinden sözleşmenin devrini istediklerini, ancak kabul edilmediğini, davalı idarenin 121 gün olarak uygun gördüğü ek sürenin 20.08.2019 tarihinde bildirildiğini, 02.01.2020 tarihinde ise de sözleşmenin feshedildiğini ve kesin teminatın gelir kaydedildiğini, feshin haksız olduğunu ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, teminatların iadesine, sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin sözleşme uyarınca işi süresinde bitiremediğini, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 20. ve 26. maddesi gereğince sözleşmenin tek taraflı olarak feshine ve teminat mektuplarının gelir kaydedilmesine karar verildiğini, güncelleme farkı tutarının tahsili gerektiğini ileri sürerek, 124.693,75 TL'nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin feshinin haklı olduğunu, davacının işi süresinde bitirmediğini, gerekli süre uzatımının verildiğini, sözleşmenin devrini gerektiren zorunlu hallerin oluşmadığını, davalı idare tarafından yapılan iş ve işlemlerin sözleşmeye ve mevzuata uyun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; davalı idarenin Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun geçici 4. madde hükmüne aykırı davrandığını, herhangi bir bildirim yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının belirlenen sürede eseri tamamlayamadığı, süre uzatımlarına rağmen ek sürelerde de işin tamamlanmadığı, dolayısıyla idarenin sözleşmenin feshi kararının haklı olduğu, tarafların alacak borç ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince asıl dava yönünden kesin karar verilmesinin hatalı olduğunu, imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar nedeniyle süre uzatımı talebinde bulunulduğunu, ancak davalı tarafça keyfi şekilde talebin kabul edilmediğini, yine sözleşmenin devri talebinin de reddedildiğini, bilirkişi raporlarının objektiflikten uzak, hukuki hatalarla dolu ve denetime elverişsiz olduğunu, fesih haklı kabul edilse dahi müvekkilin davalı idareden net alacakları bulunduğunu, alacak talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2- Davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; birleşen davada güncelleme farkı tutarının hesaplanan faizi ile birlikte davalı yüklenicinin kesin hakedişinden ve geçici kabul kesintilerinden tahsil edildiğini, dava her ne kadar konusuz kalmış olsa da dava açılırken müvekkilinin haklı olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, bu nedenle birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık ... sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespiti ve alacak, birleşen davada alacak istemine ilişkindir.
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalı-birleşen davada davacı vekili ile davacı-birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; Taraflar arasında düzenlenen 29.01.2018 tarihli sözleşme ile yaşam merkezi yapım işi kararlaştırılmıştır. Davacı-birleşen davada davalı yüklenici, davalı-birleşen davada davacı iş sahibidir. Sözleşme gereğince yer teslimi 06.02.2018 tarihinde yapılmış, süre uzatımı ile birlikte işin tamamlanması gereken tarih 08.12.2019 olarak belirlenmiştir. Davalı iş sahibi 11.12.2019 tarihli ihtarı ile işin bitirilmesi için 10 gün süre vermiş, sözleşmeyi 02.01.2020 tarihinde işin tamamlanmadığı gerekçesiyle feshetmiştir. Davalı-birleşen davada davacı iş sahibi tarafından düzenlenen 10.08.2020 tarihli ve 6 numaralı fesih hakedişi davalı-birleşen davada davacı yüklenici tarafından itirazi kayıt ile imzalanmıştır. Bir davada haklılık durumu, kural olarak davanın açıldığı tarihteki hukuki ve fiili duruma göre belirlenir. Aralarında bağlantı bulunduğu için birden çok dosyanın 6100 Sayılı HMK’nın 166. ve sonraki maddeleri çerçevesinde birleştiği durumlarda; ortada birleştirilen dosya sayısı kadar birbirinden bağımsız dosyalar bulunur. Dolayısıyla, yargılama tek bir dosya üzerinden sürdürülmekle birlikte, bağımsızlığını koruyan her bir dava dosyası yönünden ayrı ayrı gerekçe yazılması, ayrı ayrı hüküm kurulması ve dava konusu istemlerin hangi davada dava konusu yapılmışsa o davada hüküm altına alınması gerekir. Dosya kapsamından davacı-birleşen davada davalı yüklenici tarafından işin süresinde tamamlanmadığı, sözleşmenin davalı-birleşen davada davacı iş sahibi tarafça haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. Ancak sözleşmenin haklı feshi halinde de davacı yüklenici yapmış olduğu iş bedelini talep edebileceğinden, fesih hakedişi de dikkate alınarak tasfiye kesin hesabını içeren gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle asıl davada davacının bakiye iş bedeli talebine ilişkin olarak karar verilmesi gerekmekte iken, birleşen davada davacı iş sahibinin tahsilini talep ettiği teminat güncelleme bedelinin yüklenicinin iş sahibi nezdinde bulunan alacağından tahsil edildiği, böylece alacak borç ilişkisi kalmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nın 266. maddesi hükmüne göre tasfiye kesin hesabı konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturmak, bilirkişi kurulundan 10.08.2020 tarihli ve 6 numaralı fesih hakedişi de değerlendirilmek suretiyle tasfiye kesin hesabını içeren gerekçeli, denetime elverişli ve önceki raporlar arasındaki farklılığı da ortadan kaldıracak şekilde rapor alınıp, davacı yüklenicinin bakiye iş bedeli talebini değerlendirip asıl davayı sonuçlandırmak, birleşen dava bakımından ise dava tarihindeki haklılık durumuna göre karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı-birleşen davada davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı-birleşen davada davalıya verilmesine, Takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı-birleşen davada davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı-birleşen davada davacıya verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde davacı-birleşen davada davalı ...'ne iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.