Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3493 E. 2026/1147 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3493
- Karar No
- 2026/1147
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/670 E., 2025/383 K. BİRLEŞEN 2014/1383 ESAS SAYILI DOSYADA
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı-birleşen davada davacı vekilince duruşmasız, davacı-birleşen davada davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Avukat ... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait geminin tadilat işlemlerinin yapılması amacıyla 16.07.2014 tarihinde davalı ile sözleşme imzalandığını, 47 takvim günü boyunca tersanede kalan gemi için müvekkilinin 650.000 USD tutarındaki tadilat bedelini davalıya ödediğini, ancak davalının sözleşmeye aykırı şekilde işin değerinin 926.825 USD olduğundan bahisle bakiyenin ödenmesi için takip başlattığını ve gemi üzerinde hapis hakkı kullanılması adı altında geminin seferden men ettirildiğini, müvekkili tarafından 315.875 USD teminat ödenmek suretiyle geminin sefere çıkmasının sağlandığını, davalının talep etmiş olduğu bedelin fahiş ve haksız olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP VE BİRLEŞEN DAVA Davalı-birleşen davada davacı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından sözleşme gereği tersanede tadilatı yapılan geminin tadilat bedelinin 965.875 USD olduğunu, iş bedelinin öenmediğini savunmuş, birleşen davada ise yabancı uyruklu armatörün tadilat bedelini ödemeden gitmek istemesi üzerine 965.875 USD bedelli faturaya dayanarak İstanbul Anadolu 1. İcra Dairesi'nin 2014/17166 Esas sayılı dosyası üzerinden gemi üzerine hapis hakkı uygulatılarak geminin yediemine teslim edildiğini ve alacağın tahsili için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, müvekkilinin davalı şirketten olan alacağının haklı ve sabit olduğu halde takibe kötüniyetle itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptâline ve asıl alacak üzerinden hesaplanan icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.04.2018 tarihli kararıyla asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 19.04.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı-birleşen davada davalı iş sahibi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, menfi tespit davası devam ederken yüklenicinin itirazın iptâli davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartı olduğundan birleşen davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmaması nedeni ile mahkemece HMK’nın 266. maddesi hükmüne uygun olarak aralarında gemi inşaat mühendisinin de bulunduğu, yeni bir teknik bilirkişi heyeti oluşturularak düzenlenecek rapor ile oluşacak sonuç çerçevesinde asıl davada davacı iş sahibinin borçlu olmadığı miktar saptanarak buna göre hüküm kurulması, birleşen davanın ise hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı-birleşen davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, davalı-birleşen davada davacı vekilinin diğer karar düzeltme taleplerinin reddi ile menfi tespit davasından sonra dahi olsa itirazın iptâli ile alacak davası açmakta hukuki yararı bulunduğu, mahkemece denetime elverişli olmayan, tarafların itirazlarını karşılamayan, hesap yöntemi usul ve yasaya uygun bulunmayan, dava öncesi yaptırılan delil tespiti sonucu alınan raporu değerlendirmeyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı, mahkemece, HMK’nın 2 66... /3. maddeleri hükümlerine uygun olarak aralarında gemi inşaat mühendisinin de bulunduğu konusunda uzman yeni bir teknik bilirkişi kurulu oluşturularak, 16.02.2014 tarihli sözleşmenin 7. maddesi hükmü gereğince gönderildiği anlaşılan teklif de değerlendirilmek suretiyle iş bedelinin sözleşme fiyatlarıyla, yapılmış ise sözleşme dışı imalâtların vekâletsiz iş görme hükümleri gereğince yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplattırılması, davalı-birleşen davada davacı yüklenicinin talepleri arasında imalât bedeli yanında havuz işgal bedeli, havuza gemi alınmaması sebebiyle ile iş kaybı bedeli, rıhtım işgaliye bedeli ve pompa kirası da bulunduğundan iş sahibinin temerrüde düşmesi halinde bu alacak kalemlerinin değerlendirilmesi mümkün olduğu gözetilerek, sözleşme hükümleri de dikkate alınmak suretiyle iş sahibinin temerrüde düşüp düşmediği belirlenip, bu alacak kalemleri ile ilgili de bedelin hesaplattırılarak asıl ve birleşen davada sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği halde bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile asıl ve birleşen davada yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı, mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken, eksik inceleme yanında yüklenicinin menfi tespit davası açıldıktan sonra itirazın iptâli davası açmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesi ile de bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, yüklenicinin buna ilişkin karar düzeltme talebinin kabulü ile bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkemece asıl ve birleşen davada kurulan hükmün değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 09.06.2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 120.655,67 USD borçlu olmadığının tespitine, 92.956,67 USD’nin davalıdan istirdadına, birleşen davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemenin 09.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunması üzerine, Dairece, mahkemece ek rapor alınarak ilave işler bakımından tespit raporu ile hükme esas alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi, önceki bozma ilamı da dikkate alınarak yüklenicinin hak ettiği iş bedeli hesaplanırken fazla mesai kaleminin dikkate alınmaması, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin bulunarak icra takibi ve dava öncesinde yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye iş bedelinin hesaplanması, ulaşılan sonuca göre yüklenicinin hak ettiği bir bedel var ise davadan sonra yapılan ödemeler bakımından icra takip dosyasının tetkiki sonrasında TBK’nın 100. maddesi gereğince ödenen miktar ve tarih belirtilerek yapılan ödemenin belirtilen yasa maddesi hükümleri gözetilerek icra dairesinde infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının takip dosyasında istenen 315.875 USD asıl alacaktan 170.567,00 USD borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 145.308,00 USD asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, fazla istemin reddine, icra takip dosyasında davacıya ödenen 779.256,19 TL’nin TBK’nın 100. maddesi gereğince icra dairesi tarafından dikkate alınmasına, icra inkâr tazminatı talebinin alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve belirlenebilir olmadığından yasal koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin icra dosyasına yatırmış olduğu teminat bedelinin davalıya 20.06.2018 tarihinde ödendiğini, böylece davalının mahkemece hükmedilen miktardan fazlasını tahsil ettiğini, mahkeme tarafından dikkate alınan ve mahsup edilen 779.256,19 TL tutarın teminatın yatırıldığı tarih olan 25.09.2014 tarihinde USD cinsinden belirlenen 315.875,00 ABD Doları teminat bedelinin o günkü kur üzerinden TL’ye çevrilerek icra dosyasına yatırılması suretiyle ödenmiş bir bedel olduğunu, bu bağlamda teminat bedelinin TL değil USD olarak dikkate alınması ve mahsubun/hesabın USD bedel üzerinden yapılması gerektiğini, aksi kanaatte ise esasa alınması gereken tarihin alacaklıya teminat tutarının reddiyatının yapıldığı tarih olması (166.170,42 USD) ve fazla tahsil edilen kısmın iadesine karar verilmesi gerektiğini, iş bedelinin hatalı belirlendiğini, ilave iş bedeli talep edilemeyeceğini beyan etmektedir.
2-Davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, işin yapım süreci ve maliyet hesabının doğru yapılmadığını, projenin erken bitirilmesi için fazla mesai yapılması ve ücretinin karşılanacağına dair taahhüt verildiğini, ilave masrafların dikkate alınmadığını, tespit raporunun neden dikkate alındığının açıklanmadığını, havuz programı aksadığından ötürü farklı fiyat uygulandığını, iskele bedelinin ödenmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık ... sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada menfi tespit, birleşen davada alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm, davacı-birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Taraflar arasında 16.07.2014 tarihinde davacı-birleşen davada davalıya ait geminin tadilat işlerinin yapımına ilişkin ... sözleşmesi düzenlenmiştir. Davacı-birleşen davada davalı iş sahibi, davalı-birleşen davada davacı iş sahibidir.
Davalı-birleşen davada davacı yüklenicinin hak ettiği iş bedeli hesabı bakımından Dairemizin 30.04.2024 tarih, 2023/398 Esas ve 2024/1226 Karar sayılı bozma ilâmında mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiş olup, mahkemece bozma ilâmına uyulduğuna göre bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme ve araştırma yapılması ve karar verilmesi zorunludur. Bozma ilamında yüklenicinin hak ettiği iş bedeli hesaplanırken fazla mesai kaleminin alacak kalemi olarak kabul edilmemesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen bir kısım fazla mesai ücreti hesaba dahil edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. ve 438/9. maddeleri uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
1. Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm, davacı-birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle davacı-birleşen davada davalı vekilinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin üçüncü satırında yer alan “170.567,00” rakamının karardan çıkarılmasına, yerine “220.567,00” rakamının,
Yine (2) numaralı bendinin ikinci satırında yer alan “145.308,00” rakamının karardan çıkarılmasına, yerine “95.308,00” rakamının,
Yine (4) numaralı bendinin (a) fıkrasının birinci satırında yer alan “26.099,21 TL harcın peşin alınan 12.078,00 TL harçtan mahsubuna eksik 14.021,21 TL” ibaresinin çıkarılmasına, yerine “33.740,89 TL harçtan peşin alınan alınan 12.078,00 TL harcın mahsubu ile eksik 21.662,89 TL ” ibaresinin,
Yine (4) numaralı bendinin (b) fıkrasının ikinci satırında yer alan “22.303,70” rakamının karardan çıkarılmasına, yerine “14.685,71” rakamının, üçüncü satırında yer alan “13.810,36” rakamının karardan çıkarılmasına, yerine “6.192,37” rakamının,
Yine (5) numaralı bendinin (a) fıkrasının üçüncü satırında yer alan “37.322,94” rakamının karardan çıkarılmasına, yerine “41.065,58” rakamının,
Yine (5) numaralı bendinin (b) fıkrasının üçüncü satırında yer alan “11.145,34” rakamının karardan çıkarılmasına, yerine “4.292,82” rakamının,
Yine (6) numaralı bendinin (a) fıkrasının birinci satırında yer alan “61.131,21” rakamının karardan çıkarılmasına, yerine “78.090,66” rakamının,
Yine (6) numaralı bendinin (b) fıkrasının birinci satırında yer alan “50.823,49” rakamının karardan çıkarılmasına, yerine “34.149,24” rakamının,
Yine (7) numaralı bendinin (a) fıkrasının birinci satırında yer alan “52.241,13” rakamının karardan çıkarılmasına, yerine “34.397,80” rakamının,
Yine (7) numaralı bendinin (b) fıkrasının birinci satırında yer alan “59.489,61” rakamının karardan çıkarılmasına, yerine “78.629,94” rakamının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı-birleşen davada davalı vekili yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı-birleşen davada davacıdan alınarak davacı-birleşen davada davalıya verilmesine, Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.