İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/306 E. 2026/546 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/306
Karar No
2026/546
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/306 Esas - 2026/546 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/306 KARAR NO: 2026/546

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/05/2025 KARAR TARİHİ : 09/07/2026 K. YAZIM TARİHİ : 29/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilİ şirketin nakliyecilik faaliyetleri kapsamında davalı şirkete sunduğu hizmetler karşılığında kestiği faturalardan kaynaklanan alacaklarının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Dairesi'nin ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkide davalı şirketin ödemelerini aksattığını, müvekkil şirketin iyi niyetli yaklaşımına rağmen bakiye alacağın tahsil edilemediğini, taraflar arasında komisyon tutarlarının mahsubu konusunda mutabık kalındığını, davalı şirketin müvekkil şirketten habersiz şekilde fiyat farkı adı altında haksız faturalar düzenlediğini, bu faturaların müvekkil şirket tarafından iade edildiğini, davalı şirketin iade faturalarına süresinde itiraz etmediğini, 22.04.2025 tarihinde davalı tarafından gönderilen ihtarnamenin haksız olduğunu, tüm bu süreç sonunda 358.800,00 TL tutarındaki bakiye alacağın tahsil edilemediğini, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenle Ankara Batı İcra Dairesi'nin ...... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; görev, yetki ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davaya konu faturaların gerçeği yansıtmadığını, icra takibine konu hizmetlerin gerçekleşmediğini, taraflar arasında sözlü komisyonculuk sözleşmesi bulunduğunu, davalı şirketin davacıdan 120.000-TL tutarında indirim alacağı olduğunu, davacının 70.000-TL borç iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının dava dilekçesindeki beyanlarının çelişkili olduğunu, müvekkil şirketin davacıya iş ilişkisi sağlayarak nakliye ücretlerinde indirim hakkı kazandığını, davacının sadece müvekkilin taşıttığı borulara ilişkin kayıtları sunarak kötü niyetli davrandığını, ticari teamül gereği davacının günlük 100-150 TIR sevkiyat yaptığını, davacının haksız icra takibi başlattığını, bu nedenle davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, 28/05/2025 tarihli tensip zaptının 6 nolu ara kararı gereği ticari defterlerin fiziki olarak sunulamadığını, defterlerin .....Mah. ..... Cad. No: ...... adresinde Merve Sütlü isimli personel nezdinde yerinde incelenmesini talep ettiklerini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 23/12/2025, 15/01/2026, 06/05/2026 tarihli bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, cari hesap alacağına dayalı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 10/04/2025 tarihli ödeme emri ile 358.800,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine, davalı vekilinin 14/04/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 28/05/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 358.800,00 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır. Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden uyuşmazlık dönemine ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. Davacı ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 23/12/2025 tarihli raporda özetle; "...Davalı taraf ticari defterlerinde 07.04.2025 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 308.800,00 TL Alacaklı olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davalı ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 15/01/2026 tarihli raporda özetle; "...Davacının kayıtlarında davalı ile bir ticari ilişkinin olduğu kesin olup, davacının davalıya kesmiş olduğu faturalar ve tahsilatlar davacının 120.01.1350 numaralı alıcılar hesabında takip edilmektedir. Davalıya ait olan cari hesap da 358.800.-TL davacıya borcu olduğu kayıtlarda görülmüştür. Dava dosyası ve davacının ticari kayıtlarının incelenmesinde davalıya açılan icra takibindeki 358.800.TL'nin davacının ticari kayırlarda mevcut olduğu tespit edilmiştir..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. İş bu raporlara davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan 06/05/2026 tarihli ek raporda özetle; "...Davalı tarafa ait vergi dairesinden gelen son karşılaştırmalı Mal Alış-Mal Satış Analizlerinde (BA-BS) görüldüğü üzere davacı tarafın 2025 yılında düzenlemiş olduğu 40 Adet faturaların davacı kayıtlarında yer aldığı, ancak davalı kayıtlarında 39 adet faturanın yer aldığı, taraf ticari defterlerinde ki 50.000,00 TL tutarındaki uyuşmazlığın davacı tarafından düzenlenen 07.04.2025 tarih ..... seri numaralı "Fiyat Farkı" açıklamalı 50.000,00 TL tutarlı faturanın davalı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, dosyaya kazandırılan son belgeler ve açıklamalar ışığında 07.04.2025 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 358.800,00 TL Alacaklı olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dava konusu alacak, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 50.000,00 TL'lik fiyat farkı faturası da dahil olmak üzere 39 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır. Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin, 22.01.2016 tarih, 2015/3319 Esas, 2016/314 K. sayılı “ Taraflar arasında ticari ilişkinin başlangıcından itibaren düzenlenen faturaların ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafın süresinde faturalara itiraz ettiğine yada faturaları iade ettiğine dair delil ve belge ileri sürülmediği dikkate alındığında, asıl davada davacının faturalara dayalı alacağının varlığını H.M.K.'nun 222.maddesi uyarınca ispatlamış olduğunun kabulü gerekir” şeklinde ilamı, Yine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/271 esas-2019/471 1 karar sayılı ve 10.10.2019 günlü ilamı ile “... Taraf vekillerinin asıl davaya yönelik karar düzeltme itirazlarının incelenmesine gelince; Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre bir mal satın alan tacirin bu mala ait alım faturasını kendi ticari defterlerine kaydetmiş olması, malın teslimine karine teşkil etmektedir.” Davacı ve davalı kayıtlarının 50.000,00 TL'lik fatura dışında uyuştuğu, bu faturanın da davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle uyuşmazlık konusu tüm bedeller yönünden davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği, her ne kadar dava dilekçesiyle işlemiş faiz talebinde bulunulmuşsa da, icra takibine konu edilmediği, itirazın iptali davalarının icra takibiyle sıkı sıkıya bağlı olunduğu da gözetilerek bu talebi yönünden değerlendirme yapılmayarak reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ...... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 358.800,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-358.800,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 24.509,63 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.738,53 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 19.771,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 615,40 TL başvurma harcı, 87,50 TL vekalet harcı, 4.738,53 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.441,43 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 13.000,00 TL bilirkişi ücreti, 166,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 13.166,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 12.349,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 57.408,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 23.722,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/07/2026

Katip .... e-imza Hakim .... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/306, K. 2026/546, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-306-e-2026-546-k-6544026829bf