İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/252 E. 2026/568 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/252
Karar No
2026/568
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/252 Esas - 2026/568 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2026/252 KARAR NO: 2026/568

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/03/2026 KARAR TARİHİ : 22/09/2026 K.YAZIM TARİHİ : 18/10/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari alım-satım ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki kapsamında müvekkil şirket tarafından davalıya "..... 60 KİMYASAL KURUTUCU" ve "INV+PM 7 7,5BAR V. KOMP." satışı gerçekleştirildiğini ve teslim edildiğini, söz konusu ticari işleme istinaden 20.08.2025 tarihli,.... numaralı ve KDV dahil 7.492,80 EUR (Fatura tarihindeki kur karşılığı 357.733,25 TL) bedelli e-fatura düzenlendiğini, fatura içeriğindeki mallar davalıya teslim edildiğine dair faturanın davalıya tebliğ edildiğini, ancak fatura bedeli 60 günlük vade süresi sonunda ödenmediğini, davalı tarafın muaccel olan borcunu ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla Kahramankazan İcra Dairesi .... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine borca, faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibi durdurulduğunu, somut olayda alacak miktarı fatura ile sabittir ve likittir davalının itirazı sadece takibi sürüncemede bırakma amaçlı olduğunu beyan ederek, davanın kabulüne, davalının Kahramankazan İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan, haksız itiraz eden davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; davacı tarafın, müvekkili şirket ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden düzenlenen 20.08.2025 tarihli faturaya dayalı alacak iddiasında bulunduğunu, ancak davacı tarafın iddiaları somut dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafça sunulan 20.08.2025 tarihli faturanın varlığı, tek başına davacının edimini tam ve kusursuz olarak yerine getirdiği anlamına gelmediğini, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca, faturanın tebliği ile borcun varlığı karine teşkil etse de, edimin sözleşmeye ve teknik şartnameye uygunluğu ayrı bir inceleme konusu olduğunu, müvekkili şirketin projeler kapsamında son derece hassas teknik şartnamelerle çalıştığını, davacı tarafından faturaya konu edilen malzemelerin teslimi aşamasında, söz konusu malların teknik şartnamede belirtilen nitelikleri tam olarak karşılayıp karşılamadığına dair denetim sürecinin devam ettiğini, fatura içeriğindeki malzemelerin nicelik (miktar) ve nitelik (vasıf) açısından eksiksiz teslim edildiği iddiasını kabul etmediklerini, malzemelerin projeye uygunluğu, teknik dayanıklılık kriterleri ve şartname eklerinde yer alan spesifikasyonlara uygunluğu noktasında ciddi tereddütler bulunduğunu, bu husus, tarafların ticari defterlerinin ötesinde, yerinde uygulama ve teknik bilirkişi incelemesini gerektirdiğini beyan ederek, davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kahramankazan İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2025 yılına ait ba bs formları, davacı yanın ticari defter ve kayıtları, 14/07/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, dava dosyası ve ekinde yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller ve Davacı Şirketin Ticari Defterleri üzerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı Şirketin Ticari Defterlerinden 2025 yılları Ticari Defterleri e-defter olarak tuttuğu ve eksiksiz olduğu görülmüş olup tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği genel kabul görülmüş muhasebe esas ve tekniğine uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı Şirket, Davalı Şirket ile ilgili olarak Cari Hesap Kayıtlarını ......Endüstri İnş. Ve Tic. Tic. A.ş. ünvanı ile Cari Hesap adı ile tuttuğu 2024 yılına ait Cari Hesap Kayıtlarına göre Davacı Şirket, Davalı Şirket'ten 20.08.2024 tarihi itibari ile 7.492,80 Euro / 357.733,25 TL. Alacaklı olduğu, Davacı şirket ile ilgili olarak; Mahkeme'ce yazılan müzekkereye T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı .... Defterdarlığı ..... Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen 13/04/2026 tarihinde gelen cevabi yazı ekinde verilen Karşılaştırmalı Alış Satış analizinden anlaşılacağı üzere Davacı ile Davalı arasında 3 adet ve 324.809,40 TL. tutarında faturalaşma işlemi olduğu ve Davalının kayıtlarında olduğu, Davalı şirket ile ilgili olarak; Mahkeme'ce yazılan müzekkereye T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara Defterdarlığı Ankara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen 02/04/2026 tarihinde gelen cevabi yazı karşılaştırmalı alış satış analizinden anlaşılacağı üzere Davalı ile Davacı arasında 3 adet ve 324.809,40 TL tutarında faturalaşma işlemi olduğu ve Davalı'nın kayıtlarında olduğu anlaşılmıştır. Kahramankazan ... AHM sinin ......esas ..... karar sayılı görevsizlik ilamı ile mahkememize gönderilen dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.

GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 28.12.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 31.12.2025 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davacı yan, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalı adına tanzim edilen bir adet fatura karşılığında "..... 60 KİMYASAL KURUTUCU" ve "INV+PM 7 7,5BAR V. KOMP." davalıya satarak teslim ettiğini, davalının fatura bedelini ödemediğini bu sebeple davalıdan alacaklı olduğunu iddia ederek alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının vaki itirazın iptalini talep etmiş, davalı yan ise faturaya konu ürünlerin teknik şartnameye uygun olup olmadığına ilişkin denetim sürecinin devam ettiğini, ürünlerin teknik şartnameye uygunluğu konusunda tereddüt bulunduğunu, teknik inceleme yaptırılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık, davacı yanın, davalıdan takibe konu 20/08/2025 tarihli KDV dahil 7.492,80 EURO bedelli fatura sebebiyle alacaklı olup olmadığı hususundadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2025 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 3 adet belge karşılığında KDV hariç 324.809,40TL tutarında mal satış bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça da davacı adına 3 adet belge karşılığında KDV hariç 324.809,40TL tutarında mal alış bildiriminde bulunulduğu, yapılan bildirimlerin örtüştüğü tespit edilmiştir. Davalıya verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulunduğu yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 14/07/2026 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafça davalı adına düzenlenen uyuşmazlık konusu 1 adet faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu, davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan 7.492,80 Euro alacaklı olduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle rapor hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak, fatura alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. Davacı yan faturadan kaynaklı alacağının bulunduğunu iddia etmiş, tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarından ve incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarından uyuşmazlık konusu faturanın vergi dairesine taraflarca bildirildiği ve davacı tarafça kayıtlara işlendiği görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla mal alım bildiriminde bulunması taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ve mal tesliminin gerçekleştiğini kanıtlamaktadır. Alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzerine davacı defterinde davacının alacaklı olduğu sabittir. Davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, bu sebeple teslim almadığı mala ilişkin vergi dairesine bildirimde bulunmaması gerektiği, ancak aksine davranışla bildirimde bulunarak taraflar arasında iddia olunan şekilde ticari ilişkinin varlığını sübuta erdirdiği, faturaya süresi içinde itiraz da edilmediği ve süresi içerisinde inceleme yaptırarak bir ayıp var ise ayıp bildiriminde de bulunmadığı, yaptırılan bir tespit bulunmadığı gibi davalı yanın karşı davasının/birleşen davasının bulunmadığı, bu itibarla da teknik inceleme talebinin yerinde olmadığı, ticari defter ve kayıtlarını da incelemeye esas olarak sunmadığından davacı defterlerinin davacı lehine delil olarak değerlendirildiği, davacı yanın tespit edilen alacağına göre davalı yanın ispatlanmış bir ödeme savunmasının bulunmadığı, bu kapsamda davalının takibe vaki itirazının haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla davanın kabulüne, Kahramankazan icra dairesinin ...... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, alacak miktarı likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden 7492,80 Euro'nun takip tarihindeki kuru(50,13TL) üzerinden hesaplanan 375.614,06TL'nin %20'si olan 75.122,81TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Hüküm altına alınan tutarın yabancı para alacağı olduğu, alınacak karar ve ilam harcı ile taraflar lehine takdir edilecek vekalet ücretinin tespitinde dava tarihindeki kurun mu yoksa karar tarihindeki kurun mu esas alınması gerektiğinin tartışmalı olduğu, uygulamada bu konuda görüş birliğinin bulunmadığı ancak mahkememizce tespit edilen kararlarda(Örneğin; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 2020/580 Esas 2021/508 Karar sayılı kararı) karar tarihindeki kurun esas alınması gerektiğinin belirtildiği, mahkememizce de bu şekildeki bir değerlendirmenin daha hakkaniyetli olacağı kabul edilerek karar tarihindeki kura göre harç ikmaline ve vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜNE, Kahramankazan icra dairesinin ..... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, 2-Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden 7492,80Euronun takip tarihindeki kuru üzerinden hesaplanan 375.614,06TL nin %20'si olan 75.122,81TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 28.718,95TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.660,95TL harcın mahsubu ile bakiye 24.058,00TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 6.400,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 4.660,95TL peşin harç, 732,00TL başvuru harcı, 104,00TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.496,95TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 315,00 TL tebligat ve posta gideri ile 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.815,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 67.267,36TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/09/2026

Katip .... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/252, K. 2026/568, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-252-e-2026-568-k-2ca22e43cc2a