İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1373 E. 2026/566 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1373
Karar No
2026/566
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1373 Esas - 2026/566 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/1373 KARAR NO: 2026/566

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/10/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026 K.YAZIM TARİHİ : 18/10/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; müvekkili .....'nın davalı şirkete servis taşımacılığı hizmeti verdiğini, Davalı şirket ile müvekkili arasında hizmet alımına dayanan bir borç ilişkisinin bulunduğunu, müvekkili tarafından hizmet bedeli olarak davalı adına "Personel Taşıma Bedeli" adi altında üç ayrı fatura düzenlendiğini, ancak ödemelerin yapılmadığını, müvekkilinin, alacağını talep etmek için borçlu şirketten defalarca şifahi olarak talepte bulunduğunu ancak bu talepler karşılanmadığını, bu sebeple davalı şirket aleyhine Ankara Batı İcra Dairesinin ..... E. sayılı dosyasında 15.09.2025 tarihi itibariyle 30.04.2025 tarihli 146.520,00 TL tutarındaki fatura, 31.05.2025 tarihli 151.497,50 TL tutarındaki Fatura, 30.06.2025 tarihli 63.937,50 TL tutarındaki fatura vade tarihler 30 gün sonra işleyen T.C. Merkez Bankasının açıkladığı %53.25 TL yıllık temerrüt faizi ile TTK uyarınca işleyecek temerrüt faizinin, icra harç ve masraflarının vekâlet ücreti ile icra takibi başlatıldığını, Borçlu, kendisine gönderilen ödeme emri üzerine borcu olmadığına ilişkin itirazı takibin durduğunu, borçlu şirketin icra dosyasına dayanak yapılan faturalara itiraz etmediğini, sadece borcu olmadığını iddia ettiğini, Davalı şirketin itiraz talebinde takibe dayanak belgelerin kendilerine tebliğ edilmediği iddiasına ilişkin olarak ise UYAP'ta icra dosyasının incelenmesi sonucunda icra dairesi dayanak belgeleri de davalı borçlu şirkete tebliğ ettiği görüldüğünü, davalı şirketin itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacımı taşıdığını, Alacağın likit bir alacak olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durduğunu ve müvekkilinin mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, taraflarınca, 01.10.2025 tarihinde Ankara Batı Arabuluculuk Bürosu'na ...... numarasıyla başvuruda bulunulduğunu, ancak yapılan görüşmelerin sonucunda anlaşma sağlanamadığını beyan ederek, davanın kabulüne, takibin devamına, davalı şirket aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı şirket tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : Ankara Batı İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, tarafların 2025 yılına ait ba bs formları, banka kayıtları, davacı yanın ticari defter ve kayıtları, 09/04/2026 tarihli bilirkişi raporu, 13/07/2026 tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinin ve dava dosyasına sunulan belgelerin incelenmesi neticesinde, davacı .....”nın 2025 yılına ilişkin ticari defter kayıtlarına göre; dava ve takibe konu edilen 30.04.2025 tarihli ...... no'lu 146.520,00 TL bedelli, 31.05.2025 tarihli ..... no'lu 151.497,50 TL bedelli, 30.06.2025 tarihli .... no'lu 63.937,50 TL bedelli olmak üzere toplam da 361.955,00 TL tutarındaki 3 adet faturanın banka kanalıyla tahsil edildiği, bu nedenle dava ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporunda, dosya kapsamına alınan yeni belgelerin incelenmesi neticesinde, Davacı .... “nın 2025 yılına ilişkin ticari defter kayıtlarına göre; dava ve takibe konu edilen toplam 361.955,00 TL tutarındaki üç adet faturanın banka kanalıyla tahsil edildiği ve bu nedenle dava ve takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, Dosya kapsamında davalıya ait ticari defterler sunulmamış olmakla birlikte, davacı vekili tarafından davalının muhasebesinden temin edilen muavin defter kayıtları dosyaya ibraz edildiği, Davacı vekili tarafından sunulan kayıtların bu haliyle kabulü Mahkemeye ait olmak üzere; anılan kayıtlarda, 15.09.2025 takip tarihi itibarıyla davalının davacıya 37.252,70 TL borcu bulunduğu; ancak 31.10.2025 (dava tarihinden sonra) tarihinde yapılan hesap düzeltmeleri neticesinde davalının, davacıya dava ve takibe konu edilen toplam 361.955,00 TL tutarındaki üç adet faturadan dolayı borçlu gözüktüğü, Bankalardan gelen resmi cevapların incelenmesi sonucunda, dava ve takibe konu edilen söz konusu üç faturanın, kısmen dahi olsa davalı.... Seyahat Tur İnşaat Gıda Araç Kiralama Temizlik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi tarafından davacıya ödendiğine ilişkin herhangi bir hesap hareketine rastlanılmadığı, Taraflara ait Ba-Bs bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davacının düzenlediği dava ve takibe konu 361.955,00 TL tutarındaki üç adet faturanın davalı şirketin Ba formlarında yer aldığı, Davalının Ba formu ile davacı tarafından düzenlenen dava ve takibe konu faturanın beyan edilmesinin fatura içer edildiğinin kabulünü gerektirdiği hususunda nihai değerlendirme ve karar yetkisinin mahkemeye ait olduğu, Davacının, takip öncesinde Davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir belge ve bilgi ibrazında bulunmadığı, taraflar arasında kesin süre-vade- belirlendiğine dair bir belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, Mahkemece davacının işlemiş faiz talep edebileceği kanaatine varılması halinde işlemiş faiz tutarının 44.488,60 TL olacağı, davacının takipte talep ettiği faiz tutarının 44.267,57 TL olduğu belirtilmiştir.

GEREKÇE : Dava; taraflar arasındaki personel taşımı hizmeti kapsamında faturalara dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasındaki personel taşımı hizmeti nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturalara dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 21.09.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 18.09.2025 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Davacı yan, taraflar arasında personel taşıma hizmetinden kaynaklanan ticari ilişki olduğunu, bu ilişki kapsamında uyuşmazlık konusu üç adet faturanın davalı adına tanzim edildiğini, davalının fatura bedellerini ödemediğini bu sebeple davalıdan alacaklı olduğunu iddia ederek alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının vaki itirazın iptalini talep etmiş, usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmadığından davalı yanın savunması tespit edilememiş, borca itiraz dilekçesi içeriğinden borcunun bulunmadığını savunduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık, davacı yanın, davalıdan takibe konu üç adet fatura ve işlemiş faizleri sebebiyle alacaklı olup olmadığı hususundadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2025 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına 7 adet belge karşılığında KDV hariç 1.076.343,00TL tutarında mal satış bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça herhangi bir bildirimin bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalıya verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bulunduğu yerin adresi de bildirilmediğinden davacı yanın defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 13/07/2026 tanzim tarihli bilirkişi ek raporunda, davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, banka kanalıyla yapılan tahsilatlarla alacağın son bulduğu rapor edilmiştir. Düzenlenen raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle rapor hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak, fatura alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. Davacı yan faturadan kaynaklı alacağının bulunduğunu iddia etmiş, davacı yanın dosyaya kazandırılan Bs formundan ve incelenen davacı ticari defter ve kayıtlarından uyuşmazlık konusu faturaların vergi dairesine davacı tarafça bildirildiği ve davacı tarafça kayıtlara işlendiği görülmüştür. Her ne kadar raporda her iki tarafın muhasebecisinin aynı olmasından mütevellit davacı tarafça usulüne uygun şekilde elde edilmeyerek dosyaya sunulan davalı kayıtları da dikkate alınmışsa da mahkememizce bu şekilde tespit edilen değerlendirmelere itibar edilmemiş, dosyaya kazandırılan banka kayıtlarına göre alacak değerlendirmesi yapılmıştır. Bu kapsamda rapordaki hesaplamalar ve banka kayıtları dikkate alındığında davacının takip tarihi itibariyle davalıdan herhangi bir alacağının kalmadığı anlaşılmakla kendi defterinde dahi alacaklı olmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcının peşin alınan 6.937,27TL harçtan mahsubu ile artan 6.205,27TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/09/2026

Katip .... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1373, K. 2026/566, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1373-e-2026-566-k-9c220263b185