İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/740 E. 2026/650 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/740
- Karar No
- 2026/650
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/740 KARAR NO : 2026/650
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin taşeron, davalıların ise ortak girişim olarak oluşturdukları adi ortaklığın işveren olduğunu, taraflar arasında 26.08.2022 tarihinden itibaren geçerli kazı sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi (263 bölme, 37F23 ada) adresinde yapılacak 1 adet lise ve 1 adet rehberlik araştırma merkezi projesinin kazı işlerinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, 6 numaralı hakediş bedeli faturasının eksik ödenmesi üzerine ... 24. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalılar aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalıların takibe haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde ise; hem genel hem özel yetki kuralları uyarınca (HMK m.7, m.10; TBK m.89; İİK m.50) İstanbul mahkemeleri ve icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu, alacağın zamanaşımına uğramadığını, faturanın sözleşmeye ve davalılarca hazırlandığını ileri sürdüğü 01.07.2023 tarihli 6 numaralı taşeron hakedişine dayandığını, davalı şirket yetkililerince yazışmalarda alacağın ikrar edildiğini, sözleşme öncesinde davalılarca zemin sınıfı ve hafriyat miktarı konusunda (sert zemin, 20-25 bin m³) yanlış bilgi verildiğini, kazı başladıktan sonra zeminin “çok sert”, hafriyat miktarının ise 35-40 bin m³ olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle işin süresinin ve maliyetinin kendi kusuru olmaksızın arttığını belirterek davanın kabulünü istemiştir. Mahkememiz dosyası ile birleştirilen ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı; hafriyat işi alacağından kaynaklanan ... tarihli, ... numaralı 571.636,80 TL bedelli fatura nedeniyle davalılar aleyhine ... 24. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile başlattığı takibe vaki itirazın iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatına ve işlemiş faiz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap ve duplik dilekçelerinde özetle; merkezinin ...’da bulunması nedeniyle mahkemenin ve takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, 6 numaralı hakedişin yalnızca davacı tarafından imzalandığını ve davalıların onayını taşımadığını, faturanın muhteviyatına ... 57. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile TTK m.21/2 uyarınca süresinde itiraz edilerek faturanın iade edildiğini, faturaların adi ortaklık defterlerine işlenmediğini, sözleşmedeki 90 günlük sürede (11/2022 dönemi) işin bitirilmediğini, gecikme cezası ile eksik, hatalı ve kusurlu işler nedeniyle takas-mahsup hakkını ileri sürdüklerini, davacının işi plansız bir şekilde bıraktığını, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasındaki keşfin yokluklarında yapıldığını ve bu nedenle kazı miktarının kabul edilemeyeceğini, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 24. İcra Müdürlüğünün ... ve ... E. sayılı takip dosyaları, 26.08.2022 tarihli kazı sözleşmesi, hakediş raporları, faturalar, ... 57. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, tarafların ticari defter ve kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevapları ve Ba-Bs formları, İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının 16.02.2023 tarihli geoteknik uygulama raporuna ilişkin yazısı ile 13.04.2023 tarihli iş artış-azalış (gerekçe) raporu, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin...D.İş sayılı dosyası ve 01.02.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu, davalıların şantiye şefleri tarafından günlük olarak imzalanan kırıcı çalışma saati belgeleri ve kasa fişleri toplanmıştır. Mimar, inşaat mühendisi ve muhasebe uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden 21.01.2025 tarihli rapor ile 19.08.2025, 12.12.2025 ve 11.06.2026 tarihli ek raporlar alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki 26.08.2022 tarihli kazı sözleşmesinden doğan bakiye hakediş alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takiplere vaki itirazların iptali istemine ilişkindir. Sözleşme, davacı taşeronun yukarıda belirtilen lise ve rehberlik araştırma merkezi inşaatının kazı işlerini birim fiyat esasıyla (kazı için m³ başına 182,00 TL + KDV; 50 tonluk ekskavatör için saat başına 1.420,00 TL + KDV) yüklendiği ve bedelin aylık hakedişlerle ödenmesinin kararlaştırıldığı bir eser sözleşmesidir (TBK m.470 vd.). Davalılar bu sözleşmede işveren tarafı oluşturan adi ortaklığın ortaklarıdır; taraflar tacir olup ticari işten doğan borçtan ortaklar müteselsilen sorumludur (TTK m.18/2). Uyuşmazlık; takibin yapıldığı icra dairesi ile mahkemenin yetkisi, zamanaşımı, davacının hakediş alacağının varlığı ve miktarı (fatura itirazı, hakedişin geçerliliği, kazı miktarı, gecikme cezası ve eksik-kusurlu iş savunması ile takas-mahsup), faiz ve icra inkar tazminatı noktalarında toplanmaktadır. Davalı ...AŞ, merkezinin Ankara’da bulunduğunu ileri sürerek mahkemenin ve takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. İtirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisine itiraz edilmişse, mahkemece öncelikle takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisi İİK m.50 uyarınca HMK’nın yetkiye ilişkin hükümleri çerçevesinde incelenir; icra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varılırsa yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekir. Bu nedenle öncelikle bu husus incelenmiştir. Takip konusu alacak, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden ve bu sözleşmeye dayalı faturalardan doğan bir para alacağıdır. HMK m.10 uyarınca sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir; İİK m.50 gereği ilamsız takipte de ifa yeri icra dairesi yetkilidir. TBK m.89/1 uyarınca ise tarafların açık veya örtülü iradelerinden aksi anlaşılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Sözleşmede ifa yerine ilişkin aksi yönde bir kararlaştırma bulunmadığı gibi davalılarca böyle bir iddia da ileri sürülmemiştir. Davacı alacaklının yerleşim yeri İstanbul olup takip alacaklının yerleşim yerindeki İstanbul İcra Dairelerinde başlatılmıştır. Bu itibarla takip yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olup icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz yerinde görülmemiştir. Alacaklının yerleşim yeri mahkemesi de HMK m.10 ve TBK m.89/1 uyarınca yetkili olduğundan mahkememizin yetkisine yönelik itiraz da reddedilmiştir. Bu değerlendirmeler birleşen dosyaya konu ...E. sayılı takip bakımından da aynen geçerlidir. Davalının zamanaşımı savunması yerinde değildir. Sözleşme 26.08.2022, 6 numaralı hakediş 01.07.2023, faturalar ise 21.07.2023 ve 10.12.2023 tarihlidir. Asıl takibin ödeme emri 31.07.2023 tarihinde düzenlenmiş, dava 16.11.2023 tarihinde açılmıştır. Alacağın doğduğu tarih ile takip ve dava tarihleri arasında TBK m.146 ve m.147’de öngörülen sürelerin hiçbiri dolmadığı gibi İİK m.67/1’deki bir yıllık dava açma süresi de korunmuştur. Sözleşmeye göre ödeme, işin başlamasını takiben 300.000,00 TL peşinat ile iki adet 500.000,00 TL’lik çek, kalan ödemeler için ise aylık hakedişler düzenlenerek avans düşüldükten sonra kalan tutarın %30’u peşin %70’i 60 gün vadeli çek şeklinde yapılacaktır. Dosyadaki altı adet hakedişin hiçbirinde davalı adi ortaklığın onayı bulunmamakta, yalnızca 1 ve 3 numaralı hakedişlerde şantiye şefinin imzası yer almaktadır. Buna rağmen 1 ila 5 numaralı hakedişlerin bedellerinin davalılarca, hakedişlerde yazılı tutarlar üzerinden davacıya ödendiği bilirkişi heyetince tespit edilmiş olup bu husus taraflar arasında çekişmesizdir. Dolayısıyla taraflar arasındaki fiili uygulamada hakedişlerin davalı onayı aranmaksızın esas alındığı anlaşılmaktadır. Davacının, kazı sınıfı ve kazı hacminin sözleşme aşamasında bildirilenden farklı çıktığı yönündeki savunması dosyadaki resmi ve davalıların imzasını taşıyan belgelerle doğrulanmaktadır. İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının 16.02.2023 tarihli yazısıyla, davalı adi ortaklık ve kontrollük görevini yürüten ... AŞ nezdinde hazırlanan revize geoteknik uygulama raporu uygun bulunmuştur. 13.04.2023 tarihli ve 1 numaralı mukayese iş artış-azalış raporunda ise, sahada yapılan kazılarda sözleşme eki zemin etüt raporunda yer almayan zemin cinsi ve kademesiyle karşılaşıldığı, revize kazı klasına göre imalatların arttığı kabul edilmiş; bu rapor davalı adi ortaklık ve müşavir firma yetkilileri tarafından imzalanmıştır. Revize kazı klasına göre Rehberlik Araştırma Merkezi’nde derin kazıların %60’ı, Anadolu Lisesi’nde ise %70’i çok sert kaya olarak belirlenmiş, nihai kazı kübajı yaklaşık 39.041 m³ olarak saptanmıştır. Bilirkişi heyeti, ihale öncesi ve sonrası kazı klasları ile makine-saat analizlerini karşılaştırmış; çok sert kaya oranının artması nedeniyle işin süresinin %316,66 seviyesine çıkacağını, sözleşmedeki 90 günlük sürenin zemin sınıfından kaynaklı olarak asgari 285 günde tamamlanabileceğini tespit etmiştir. Mahkememiz bu tespiti dayanağı olan imzalı ve resmi belgelerle uyumlu, denetime elverişli bulunmuştur. Yapılan kazı miktarı bakımından; ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında harita ve kadastro mühendisleri ile inşaat mühendisinden oluşan heyetçe düzenlenen 01.02.2024 tarihli raporda, kazı öncesi ve sonrası plankote çalışmaları karşılaştırılarak toplam kazı miktarı 35.961,31 m³ olarak belirlenmiştir. Davalı tarafın yaptırdığı hesapta 34.000,78 m³ bulunmuş olup aradaki fark, davalı hesabında kazı öncesi plankotede 522,02 m² alanın eksik ölçülmesinden kaynaklanmıştır. Davalı vekili, bu dosyadaki keşfin yokluklarında yapıldığını ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ancak anılan rapor mahkememizce tek başına hükme esas alınmamış; davalıların imzasını taşıyan 13.04.2023 tarihli iş artış raporundaki nihai kübajla (yaklaşık 39.040 m³) birlikte değerlendirilmiştir. Rapor ve ek raporlar davalılara tebliğ edilmiş, davalılar bunlara karşı itirazlarını ve savunmalarını bu dosyada serbestçe ileri sürmüştür. Delil tespiti raporunun bu dosyada tartışılarak değerlendirilmesi hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmez. Kaldı ki davalının kendi hesabına göre bile kazı miktarı (34.000,78 m³), 6 numaralı hakedişte gösterilen 32.079,36 m³’ün üzerindedir. Kazı yapıldıktan sonra kazı miktarının yeniden hesaplanması mümkün olmadığından, davalının bu yönde yeni bilirkişi incelemesi talebi sonuç doğurmayacağı gibi gereksizdir. Mahkememiz kazı miktarını 35.961,31 m³ olarak kabul etmiştir. 6 numaralı hakedişin (01.07.2023) yalnızca davacı tarafından imzalandığı, davalıların onayını taşımadığı sabittir. Davalı bu nedenle hakedişin ve dayanak faturanın geçersiz olduğunu savunmuştur. Tek taraflı düzenlenen hakediş iş sahibini tek başına bağlamaz. Nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, taşeron alacağına ilişkin 14.10.2020 tarihli,... E.... K. sayılı kararında; iş sahibinin ya da şantiye sorumlularının imzasını taşımayan hakedişlerin tek başına iş sahibini bağlayıcı olmadığını, bu halde yüklenicinin gerçekleştirdiği imalatların tespit dosyaları, keşif ve uzman bilirkişi incelemesi ile belirlenerek sözleşmedeki birim fiyatlar üzerinden hesaplanması gerektiğini kabul etmiştir. Mahkememizce de 6 numaralı hakedişteki tutarlar tek başına esas alınmamış; kazı miktarı, kırıcı çalışma saatleri ve birim fiyatlar yukarıda açıklanan bağımsız belgelerle tespit edilerek kesin hesap yapılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin imzasız hakedişe göre hesap yapılamayacağına ilişkin itirazı, ilkesel olarak gözetilmiş, ancak sonucu davalılar lehine değiştirmemiştir. Hakediş dışında kalan kırıcı çalışmaları, davalıların şantiye şefleri tarafından günlük olarak imzalanan çalışma saati belgeleri ve 7 adet kasa fişine göre belirlenmiştir. İnceleme sonucunda, 6 numaralı hakedişte 1.971,50 saat olarak gösterilen 40 tonluk kırıcı çalışmasına ek olarak 126,42 saat, 730,75 saat olarak gösterilen 50 tonluk kırıcı çalışmasına ek olarak 63,08 saat ilave çalışma yapıldığı belirlenmiştir. 30 tonluk kırıcı için ise fişlerdeki toplam saat (314,08), 2-3-4 numaralı hakedişlerde taraflarca mutabık kalınan 463,16 saatin altında kaldığından ve müşavir firma ile davalıların günlük şantiye durum raporlarında bu kırıcının son dönemde çalışmadığı belirtildiğinden ilave bedel hesaplanmamıştır. Bu verilere göre bilirkişi heyetince; 6 numaralı hakedişteki 32.079,36 m³ ile tespit edilen 35.961,31 m³ arasındaki 3.881,95 m³’lük fark için 706.514,90 TL, 40 tonluk kırıcı için 155.492,50 TL ve 50 tonluk kırıcı için 89.578,33 TL olmak üzere toplam 951.585,73 TL (KDV hariç) tutarında hakedişe yansıtılmamış ilave imalat bedeli hesaplanmıştır. 6 numaralı hakedişteki kümülatif imalat tutarı (9.277.176,65 TL) üzerinden KDV ile KDV tevkifatı ve yemek kesintisi hesaplanıp bu fark eklenerek kesin hakediş tutarı 11.188.697,46 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutardan, kesin hakediş tutarından yapılan ödemeler düşüldüğünde bakiye alacağın takip tutarlarını karşıladığı görülmüştür.(Hakediş kapağında gösterilen 2.550.000,00 TL avans kesintisi ile 6.211.271,00 TL hakediş ödemeleri toplamı 8.761.271,00 TL düşüldüğünde davacının bakiye hakediş alacağı 2.427.426,46 TL olmaktadır.) Davalılar, 21.07.2023 tarihli, ... sayılı 1.997.118,39 TL’lik faturaya ... 57. Noterliğinin.. tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiklerini ve faturayı iade ettiklerini savunmuştur. Mahkememizce alacak faturanın kabul edilmiş sayılmasına değil, yapılan işin ve bedelinin yukarıda açıklanan bağımsız belgelerle ispatına dayandırılmıştır. Faturaya süresinde itiraz edilmiş olması, işin yapıldığı ve bedelinin ispatlandığı halde alacağın varlığını ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde faturaların iade edilmesi nedeniyle davalı adi ortaklığın defterlerine işlenmemiş olması, alacağın bulunmadığını göstermez. Davalı adi ortaklığın 2023 yılı defterlerinde zorunlu olan yevmiye defteri kapanış tasdiki bulunmadığından bu defterler TTK m.64 ve HMK m.222 anlamında davalılar lehine delil niteliği taşımamaktadır. Davacı defterleri açılış ve kapanış tasdikli olup usulüne uygun tutulmuştur. Tarafların defterleri birbirini doğrulamadığından defter kayıtları tek başına belirleyici olmamış, uyuşmazlık yapılan işin teknik ve mali tespiti ile çözülmüştür. Davalı, işin sözleşmenin 5 numaralı notunda öngörülen 90 günlük sürede (11/2022 dönemi) bitirilmediğini, gecikme cezası ile eksik ve kusurlu işler nedeniyle takas-mahsup hakkını kullandığını savunmuştur. Gecikme cezası borçlunun kusurlu temerrüdüne bağlıdır (TBK m.179 vd.); takas def’i ise karşı alacağın varlığının ispatını gerektirir (TBK m.139). Dosya kapsamından; sözleşmedeki 90 günlük sürenin, sözleşme eki zemin etüdünde yer almayan çok sert kaya zemin ve artan kazı hacmi nedeniyle asgari 285 güne çıktığı, bu durumun davalıların imzasını taşıyan ve idarece uygun görülen revize rapor ve iş artış raporu ile belgelendiği, süre sonunda davacıya yöneltilmiş bir gecikme ihtarı ya da ihtirazi kayıt bulunmadığı ve davalılarca gecikmeden doğan bir zararın somut delille ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Sürenin aşılmasında davacının kusuru ispatlanmadığından gecikme cezasının kesilemeyeceği yönündeki bilirkişi tespiti mahkememizce benimsenmiştir. Eksik ve kusurlu iş iddiası ile işin plansız bırakıldığı iddiası ise delille ispatlanmamış; aksine 6 numaralı hakediş sonrasında da davalıların şantiye şefleri tarafından imzalanan belgelerle kırıcı çalışmalarının sürdüğü anlaşılmıştır. Bu itibarla takas-mahsup def’i yerinde görülmemiştir. Davalılar, raporların eksik olduğunu, yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, kazı miktarının yeniden hesaplanması ile adi ortaklığa ait Ba-Bs formlarının incelenmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Mimar, inşaat mühendisi ve muhasebe bilirkişisinden oluşan heyet; tarafların defter ve belgelerini, sözleşme ile hakedişleri, geoteknik ve iş artış raporlarını, ... Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasını ve kırıcı çalışma belgelerini incelemiş, gerekçeli ve denetime elverişli raporlar düzenlemiştir. Davalıların itirazları rapor sonucunu değiştirecek nitelikte olmadığı gibi yukarıdaki ilgili başlıklar altında ayrıca karşılanmıştır. Raporlar mahkememiz ve istinaf denetimine elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiğinden itirazlar 24.09.2026 tarihli celsede reddedilmiş, yeni bir heyetten rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacının davalılardan, 6 numaralı hakediş ve bu hakedişe dayalı 21.07.2023 tarihli fatura kapsamında, takibe konu 1.497.118,39 TL bakiye alacağının bulunduğu, kesin hesapla belirlenen alacağın takip tutarını karşıladığı anlaşılmış; davalıların takibe itirazı haksız bulunarak asıl dosya yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin takipteki şartlarla devamına karar verilmiştir. Davalılar adi ortaklığın ortakları olup ticari işten doğan borçtan müteselsilen sorumludur. Birleşen dava, hakedişe yansıtılmayan hafriyat ve kırıcı işlerine ilişkin 01.12.2023 tarihli 571.636,80 TL’lik fatura alacağına dayanmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere 6 numaralı hakedişe girmeyen ilave imalat bedeli (3.881,95 m³ fazla kazı, 126,42 saat 40 tonluk ve 63,08 saat 50 tonluk kırıcı çalışması) bilirkişi heyetince 951.585,73 TL (KDV hariç) olarak hesaplanmış ve davacının hafriyat işi alacağından kaynaklanan faturaya konu hizmeti verdiği tespit edilmiştir. Fatura bedeli bu tutarın altında kaldığından davacının 571.636,80 TL asıl alacağa hak kazandığı anlaşılmıştır. Davacının asıl alacağa ek olarak talep ettiği işlemiş faiz yönünden ise; faiz alacağı borçlunun temerrüdüne bağlıdır (TBK m.117). Somut olayda ilave imalatlar için taraflarca kararlaştırılmış kesin bir ödeme günü bulunmadığı, bunlar için hakediş düzenlenmediği, davalıların takipten önce temerrüde düşürüldüğünü gösteren ihtar veya benzeri bir belgenin dosyaya sunulmadığı ve alacağın miktarının ancak yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenebildiği anlaşıldığından, takip tarihinden önce işlemiş faize ilişkin talep ispatlanamamış ve reddedilmiştir. Bu nedenle birleşen dosyada dava kısmen kabul edilmiştir. İİK m.67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit, yani belirli veya borçlunun miktarını bilebileceği şekilde kolayca hesaplanabilir olması ve borçlunun itirazında haksız bulunması gerekir. Somut olayda davacının alacağı, yalnızca davacı tarafından imzalanan hakediş ve faturaya dayanmakta olup; alacağın varlığı ve miktarı, davalıların fatura itirazı ile hakedişin geçerliliğine ve kazı miktarına ilişkin itirazları karşısında ancak teknik ve mali bilirkişi incelemesi ile yargılamayı gerektiren bir hesaplama sonucunda belirlenebilmiştir. Bu nedenle asıl ve birleşen dosya yönünden icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Asıl dosya yönünden davanın KABULÜ ile; 1-... 24. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın iptali ile takibin, takipteki şartlar ile devamına, 2-Davacının icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 102.268,16-TL nispi karar ilam harcından, peşin alınan 18.081,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 84.186,71 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan dava açılırken yatırılan toplam 18.389,70 TL ( 269,85 TL BVH, 38,40 TL VSH ve 18.081,45 TL Peşin harç) harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 227.596,57 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan; toplam 92.415,50 TL (90.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.415,50 TL ) yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye gelir kaydına, B) Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-... 24. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile, 571.636,80 TL asıl alacak yönünden takibin takipteki şartlar ile devamına, işlemiş faize ilişkin talebin reddine, 2-Davacının icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 39.048,50-TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 7.024,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 32.024,21-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 7.512,69 TL harcın (60,80 TL VSH, 427,60 TL BVH, 7.024,29 TL peşin harç) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 91.461,89 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 9.964,49 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Birleşen davada davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından takdirine yer olmadığına, 8-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre 3.734,89 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 65,11 TL'nin davacıdan, alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin (e duruşma), asıl ve birleşen dosya davalı ...vekilinin (e duruşma) ve Asıl yüzüne karşı birleşen dosya davalı Anke İnşaat vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2026
Başkan E-imza Üye E-imza Üye E-imza Katip E-imza