Diğer ·

2022/139 E. 2026/195 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2022/139
Karar No
2026/195
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/139 KARAR NO : 2026/195

DAVA : İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/08/2022 KARAR TARİHİ : 18/09/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, I.DAVA DİLEKÇESİ CEVAP DİLEKÇESİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... sahibi olduğunu, dava dışı ...A.Ş.’den tüm hak ve alacakların devralınmasıyla birlikte davalı ile akdedilen franchise, kira ve tapu hisse devri sözleşmelerinin tarafı haline geldiğini, söz konusu sözleşmelerden doğan fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını, davalının sözleşme yükümlülüklerine aykırı davrandığını, personel maaşlarının ödenmemesi ve öğrenci kayıtları konusunda yanıltıcı bilgi verilmesi gibi nedenlerle marka itibarının zedelendiğini, bu gerekçelerle franchise sözleşmesinin feshedilerek marka kullanımının sonlandırılmasının istendiğini, davalının haksız ve kötüniyetli olarak itirazda bulunduğunu, kesinleşmiş faturalar ve cari hesap kayıtları uyarınca 6.050.196,94-TL tutarında muaccel alacağın bulunduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, disiplin para cezasına ve davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalının ...'nun kurucusu ve işleteni olduğunu, davalı şirket ile ... A.Ş. arasında franchising sözleşmesi akdedildiğini ancak ...A.Ş. ile böyle bir sözleşme imzalanmadığını, davalı şirket ile ... A.Ş. arasında inanca ve güvene dayalı tapu hisse devri ve kira sözleşmelerinin yapıldığını, ... A.Ş.'nin üstlendiği edimleri yerine getirmediğini ve mali sorunlar yaşadığını, bu nedenle davalı tarafından çeşitli ihtarnameler gönderildiğini, davacı tarafından başlatılan icra takipleri borca itiraz edildiğini ve takas mahsup talebinde bulunulduğunu, davacı ile davalı arasında herhangi bir franchising sözleşmesi bulunmadığını, davacının davalıya herhangi bir hizmet sunmadığını, aksine davalının edimlerini yerine getirmesini engellediğini ve davalının davacıya bir borcu olmadığını, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında akdedildiği iddia edilen sözleşmenin muvazaalı ve batıl olduğunu, bu sözleşmenin nisbilik prensibi gereği davalı şirketi bağlamadığını, davanın temlik eden ... A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, davanın görev ve esas yönünden reddi ile takas mahsup taleplerinin kabulünü belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Davanın 17.03.2010 tarihli Franchise Sözleşmelerine dayalı olarak açıldığını, müvekkil şirketin franchise veren, davalı şirketin ise franchise alan sıfatına haiz olduğunu, sözleşmeye konu markaların çeşitli devirler neticesinde müvekkil şirkete geçtiğini ve müvekkil şirketin lisans veren sıfatıyla sözleşmenin tarafı haline geldiğini, davalı tarafın markaları kullanmaya devam ettiğini ve bu kapsamda düzenlenen faturaların kesinleştiğini, davalının taraflar arasında bir lisans sözleşmesi olmadığı yönündeki iddiasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu okulun işletme devri kapsamında olmadığını, davacıya devredilen markaların davalı tarafından kullanıldığını, takibe dayanak faturaların tebliğ edilmesine rağmen itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, davalının ... A.Ş. ile olan ilişkisinden kaynaklandığını iddia ettiği alacakların franchise sözleşmesi ile bir bağının bulunmadığını ve bu nedenle takas def'inin ileri sürülemeyeceğini, davalının franchise sözleşmesine aykırı davrandığını ve cari hesap borçlarını ödemeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini, sözleşme feshedilmesine rağmen davalının markaları ve bağlantılı hakları kullanmaya devam ettiğini, borcun likit olduğunu belirterek, alacağın tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; Davacı ...A.Ş.'nin 17/03/2010 tarihli Franchising Sözleşmesinin tarafı olmadığını, dolayısıyla 17/03/2010 tarihli Franchising Sözleşmesinin davacı ... A.Ş.'ye devrinin mevzubahis olmadığını, davacı 17/03/2010 tarihli Franchising Sözleşmesinin tarafı olmadığından, Mahkemenin davaya bakmaya görevli olmadığını, görevli Mahkemenin, Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı .... İle ... A.Ş. Arasında lisans sözleşmesi olmadığını, 17/03/2010 tarihli Franchising Sözleşmesinin tarafı ... A.Ş.'nin işbu sözleşmeyi ... A.Ş.'ye devrinden müvekkil şirketin bilgisinin olmadığını, müvekkil ... Ltd. Şti.'ye bu minvalde bir bildirim yapılmadığını, davacı tarafın 17/03/2010 tarihli Franchising Sözleşmesinin tarafı ... A.Ş.'nin mezkur sözleşmeyi ... A.Ş.'ye devrettiğine dair herhangi bir delil ortaya koyamadığını, markanın kullanımının ya da faturanın düzenlenmesinin davacı tarafı 17/03/2010 tarihli Franchising Sözleşmesinin tarafı halinde getirmediğini, davacı tarafın iddialarına temel yaptığı 06/10/2020 tarihli sözleşmenin noter onaylı olmamakla, marka, patent ve sınai mülkiyet hakları yönünden 6769 uyarınca geçersiz olduğunu, ... devralınmasının, markaların; kanunun öngördüğü şekilde devralındığı anlamına gelmeyeceğini, davacı tarafın takasa yönelik itirazlarının yersiz olduğunu, TBK mad. 139 ve 188 uyarınca davalının takasa hakkının olduğu, alacağın zaman aşımına uğramadığı; davalının alacağını ortaya koyan Tapu Hisse Devir Sözleşmesinin 21/10/2018 tarihli olduğu; takasa kadar geçen sürenin 4 yıldan az olduğu, kabul anlamına gelmemek üzere, davacı iddiasına göre, 06/10/2020 tarihli İşletme Devir Sözleşmesi uyarınca, ... A.Ş. Haklarının ... A.Ş. Tarafından devralındığı varsayıldığında, ... Ltd. Şti'nin ... A.Ş.'den 31/01/2018 tarihli Tapu Hisse Devir Sözleşmesi ile alacaklı olduğu meblağın, ... A.Ş.'nin ... Ltd. Şti'ndeki alacaklarından takas ve mahsup edilmesinin mümkün olduğunu ileri sürmüştür. II.DELİLLER .... 12. İcra Müdürlüğü'ne 15/08/2022 tarihinde müzekkere yazılmıştır, 16/08/2022 tarihinde cevap gelmiştir. .. A.Ş'ye 15/03/2024 tarihinde müzekkere yazılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen Marka uzmanı ..., Ticaret hukuku uzmanı ..., mali uzmanı Nabi Ilıca tarafından düzenlenen 19/12/2023 tarihli raporun sonuç kısmında özetle; davacı şirket, ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalıdan 7.775.778,36 TL alacaklı göründüğü, davalı şirket, ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacıya 7.775.778.42 TL borçlu göründüğü ve aradaki 0,06 TL'lik farkın, davalı ticari defterlerinde, davacı tarafından davalıya hizmet satışından düzenlenen 6 adet faturaya ait 1'er kuruş fazla kayıt yapılmasından kaynaklandığı, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı cari hesaplarındaki borç- alacak kayıtlarının davalı aleyhine 0,06 TL'lik fark haricinde mutabık olduğu, davacı şirketin, taleple bağlılık ilkesi gereğince, 6.050.196,94 TL asıl alacağı ve bu tutar üzerinden icra takip tarihinden ödeme tarihine kadar tarafların tacir olmasından dolayı TC. Merkez Bankasınca avans işlemlerine uygulanan takip tarihindeki %15/75 ve değişen oranlarındaki avans faizini (ticari faiz) talep edebileceği, icra inkar tazminatı talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. HMK'nın 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünün hukuk dışında, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeni ile esasa yönelik teknik incelemenin yapılması gerekmiş olup mahkememizce görevlendirilen SMMM-bağ denetçi uzman Hakan Atalay, marka uzmanı ..., Ticaret hukuku uzmanı ... tarafından düzenlenen 09/12/2025 tarihli ek raporun sonuç kısmında özetle; Davacının kayıtlarına göre de davalıdan alacaklı olduğu tutar kendi muavin defter kayıtlarına göre 08/06/2022 tarihine göre 6.064.832,75 TL'dir. Ancak Sayın Mahkeme faiz hesaplanmasını isterse seçimli olarak faiz hesabı yukarıda yapılmıştır. Hangi faizin esas alınıp alınmayacağı konusunda takdir ve Karar Sayın Mahkemeye aittir. Dava dışı ... A.Ş'nin davalı ... Ltd. Şti'ye olan borcunun davacının davalıdan olan alacaklarına mahsup veya takas edilmesinin uygun olup olmayacağı hususunda hukuki değerlendirme ve takdir Sayın Mahkemeye aittir. Davalının dava dışı ... ile olan cari hesap alacak tutarı ve tapu işlemleri raporda belirtilmiştir. III.DAVA VE UYUŞMAZLIK Dava; ... 12.İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı şirketçe yapılan itirazın iptali ile 6.050.196,94-TL asıl alacak üzerinden takibin devamı, alacak miktarının %20’sinden az olmamak suretiyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi, davalı aleyhine HMK 329.maddesi gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesi ve ihtiyati haciz talebine yöneliktir. IV. GEREKÇE İncelenen ticari kayıtlarda davalının Davacıya olan borç tutarı 6.064.832 ,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Şöyle ki; Davalı tarafından Davacının Düzenlemiş olduğu Faturalara dair 3 fatura hariç (09/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ss.:2-8) herhangi bir itirazın olduğuna dair bir ihtarrnameye veya belgeye rastlanılmamıştır. Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2 maddesi uyarınca, faturaya itiraz için gerekli süre, bu faturanın alındığı tarihten itibaren 8 gündür. Aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Davalı taraf iade ettiği 3 fatura hariç diğer faturalara ilişkin hiçbir itiraz ileri sürmemiştir. Davalı ve Davacı tarafın Cari hesapları da aralarındaki borç tutarının tutması nedeni ile birbiri ile örtüşmektedir. Davalının itirazlarının değerlendirilmesinde; Davalı tarafından ... no. ile ... 11. Noterliği aracılığıyla ... tarihinde davacıya ihtarname keşide edilmesi ve davacı ...’a “kitap ücreti” açıklamalı iki adet fatura gönderilmesinin, franchise sözleşmesinin ... tarafından ... A.Ş.’ye devredildiği olgusunun davalı ... tarafından kabul edildiği/rıza verildiği sonucuna yol açtığı; ... 12. İcra Dairesi’nin ... e. sayılı dosyasına sunulan faturaların dosyadaki fotokopi örneklerinden anlaşılabildiği kadarıyla 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin oldukları; Faturalara ilişkin tek itirazın ... 12. İcra Dairesi’nin ... e. sayılı dosyasına davalı tarafından sunulan ödeme emrine itiraza ilişkin 17.03.2022 tarihli dilekçe olduğu; bu dilekçenin de faturalara itiraz için gereken 8 günlük yasal süre kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. “Kira Hizmet Bedeli” Açıklamasıyla Düzenlenen Faturalar Bakımından: 31.10.2018 tarihli kira sözleşmesi: Sözleşmenin konusu kiraya veren ...A.Ş.’nin kiracı davalı ... LTD ŞTİ’ye ... ili ... İlçesi ... köyünde yer alan gayrimenkulü 01.02.2018 tarihinden itibaren on yıl süre ile kiraya vermesidir. Bu sürenin sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği; kiraya verenin kiracının sözleşmeye aykırı davranışından dolayı her zaman özleşmeyi feshetme hakkının olduğu kararlaştırılmıştır. 31.10.2018 tarihli kira sözleşmesinin, 06.10.2020 tarihli işletme devri sözleşmesi uyarınca: ...A.Ş., tarafından ... ve ...A.Ş.’ye devredilen işletme kapsamında, devredene ait tüm hak, alacak ve fikri sınai haklar ile birlikte devrolduğu kabul edildiğinde, davacı ...’un bu sözleşmenin tarafı haline geldiği kabul edilebilecektir. Bu takdirde, süresinde itiraz edilmeyen, “kira hizmet bedeli” açıklaması ile davacı tarafından davalıya keşide edilen faturaların içeriğinin doğru olduğu sonucuna varılabilecektir. “Franchise Hizmet Bedeli” Açıklamasıyla Düzenlenen Faturalar Bakımından: 17.03.2010 tarihli Franchise sözleşmesinde Franchise verenin “... Şirketi”, franchise alanın davalı (... LTD ŞTİ) olduğu sözleşmenin konusunun... no.lu “...” ve ...no.lu “...” markalarının anaokulu, ilköğretim ve lise okullarında kullanımına ilişkin olduğu görülmektedir. 06.10.2020 tarihli işletme devri sözleşmesi uyarınca: ...A.Ş., tarafından ...A.Ş.’ye devredilen işletme kapsamında, devredene ait tüm hak, alacak ve fikri sınai haklar ile birlikte devrolduğu kabul edildiğinde, davacı ...’un bu sözleşmenin tarafı haline geldiği kabul edilebilecektir. “..." ibaresini içerir markaların ...’a geçtiği TPMK kayıtları ile doğrulanabilmektedir. Ancak ...ile ... A.Ş. arasında hak geçişini gösteren herhangi bir belgenin dosyaya sunulamadığı görülmektedir. Bununla birlikte, davalı tarafından ... no. ile ... 11. Noterliği aracılığıyla ... tarihinde davacıya keşide edilen ihtarname içeriği, davalı tarafından davacı ...’a “kitap ücreti” açıklamalı iki adet fatura gönderilmesi, davacı tarafından keşide edilen çok sayıda faturaya süresinde itiraz edilmemesi hususlarının ... ile ...A.Ş. arasında franchise sözleşmesinin devrinin gerçekleştiği sonucuna varılabilecektir. TBK 205 uyarınca davalının franchise sözleşmesinin devrini kabul ettiği/devre onay verdiği sonucuna ulaşılmaktadır. 2021-2022 yılları arasında davacı tarafından davalıya keşide edilen faturaların davacı tarafından var olduğu iddia edilen sözleşme ilişkisine (franchise ilişkisine) uygun içerikte olduğu görülmektedir. Dolayısıyla davacı tarafından “franchise hizmet bedeli” açıklaması ile davalıya keşide edilen ve süresinde itiraza uğramayan faturalarda ispat yükünün davalıya geçişi bakımından, taraflar arasındaki faturaların bir sözleşme ilişkisine dayanıyor olması şartının yerine geldiği sonucuna varılmaktadır. Somut olayda davalı tarafından faturalara süresinde itiraz edilmemiş ve fatura içeriklerinin doğru olmadığı hususu ispatlanamamıştır. Dolayısıyla davacı tarafından sunulan faturaların davalı aleyhine yazılı delil teşkil edebileceği kanaatine ulaşılmaktadır. Takasın Şartları Yönünden Huzurdaki uyuşmazlıkta 31.01.2018 tarihli sözleşmede ... ile yapılan kredi sözleşmesinden doğan ... A.Ş.’ye ait borç bakiyesi için ... A.Ş.’nin sadece kefalet vermeyi taahhüt ettiği görülmektedir. Bu sözleşme ... A.Ş. ve ... A.Ş. arasında imzalanmıştır. Ancak dosya içeriğinde ... A.Ş. ve ... (... A.Ş.’nin alacaklısı) arasında yapılmış olan herhangi bir kefalet sözleşmesi yer almamaktadır. Buna ek olarak, söz konusu sözleşmenin 4. maddesinden taraflar arasında başka borç ve alacak kalemlerinin olduğu anlaşılmaktaysa da sayın mali bilirkişi tarafından yapılan mali inceleme sonucunda -bu hususu doğrulayacak şekilde- davalı ...’e ait başka bir alacak kalemi tespit edilemediğinden, davalının takasa konu edebileceği herhangi bir alacağının olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. TBK m. 139 uyarınca takas aynı türden para alacaklarına uygulanır. Somut olayda davalının varlığını iddia ettiği alacağı para borcu olup, davacının para borcu alacağı ile özdeştir. Ancak davalı alacaklı olduğu iddiasını ispatlayamadığından takasın şartlarının oluşmadığı düşünülmektedir. Huzurdaki uyuşmazlıkta davalının davacıdan muaccel bir alacağı olduğu sonucuna varılamadığından, takasın varlığına ilişkin bir diğer şartın daha gerçekleşmediği görülmektedir. Ayrıca zamanaşımı iddiası bakımından takasa konu edilen borç (davalının alacağı) iddiasının kaynağını oluşturan Tapu hisse devri sözleşmesinin tarihi 31.01.2018 olduğundan, TBK m. 146’daki genel zamanaşımı süresi olan on yıl henüz dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımının söz konusu olmadığı sonucuna varılabilecektir. TBK m. 145 uyarınca takastan feragat etmek mümkündür; bu halde takas hakkı sona erer. Somut olayda takas hakkından feragat edilmemişse de takas hakkının varlığına ilişkin diğer şartlar karşılanmamaktadır. Dosya kapsamı kül halinde değerlendirildiğinde; davalının takas veya mahsup savunmasının ispatlanamadığı, yasal şartları oluşmayan takas veya mahsup ilişkisinin sebebiyle davalının davacıya borçlu durumda olduğu, davalı ve davacı kayıtlarına göre davalının davacıya olan borç tutarı 6.064.832,00 TL şeklin tespit edilmiş olup, bu rakamın davalı aleyhine ... 12. İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasında yürütülen takip tutarı ile örtüştüğü görülmüş, bu kapsamda davalının ... 12. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası üzerinden kendilerine tebliğ edilen ödeme emrine yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin AYNEN DEVAMINA karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE 2-Davalının ... 12. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası üzerinden kendilerine tebliğ edilen ödeme emrine yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin AYNEN DEVAMINA, 3-Talep yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Davacının davalı nezdinde HMK madde 329 gereği disiplin para cezasına hükmedilmesi talebinin REDDİNE, 5-Davacının ihtiyati haciz talebinin İİK madde 257'deki yasal şartları taşımadığı kanaat getirilerek REDDİNE, 6-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına, 7-Harçlar Kanunu Gereğince alınması gereken 413.288,95.-TL harcın peşin alınan 64.443,35.-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 348.845,60.-TL 'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 64.443,35.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Avukatlık Ücret Tarifesi Gereğince kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 760.015,76.-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan 953,00.-TL posta ve tebligat gideri 6.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 80,70.-TL başvuru harcı 11,50.-TL olmak üzere toplam 7.045,2‬0.-TL yargılama giderinden haklı çıktığı oran itibari ile hesaplanan 5.871,00.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı tarafından yapılan 12.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 400,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere 12.400,00.-TL yargılama giderinden haklı çıktığı oran itibari ile hesaplanan 2.066,66.-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, Dair karar Davacı vekili ve Davalı vekili yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2022/139, K. 2026/195, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2022-139-e-2026-195-k-8bee52235d68