Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1477 E. 2026/1508 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1477
Karar No
2026/1508
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1477 Esas

KARAR NO : 2026/1508 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2026/90 (Derdest Dava Dosyası)

ARA KARAR TARİHİ: 24/06/2026

DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)

KARAR TARİHİ: 17/07/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacılar vekili 23/05/2026 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; davalı tarafın sunduğu 1997 tarihli sözleşmeler ve Bakırköy 22. Noterliği ile Eyüp 5. Noterliği'nin ...tarihli ihtarnameleriyle kefaletin sona erdiği hususunda "yaklaşık ispat" koşulunun tam olarak gerçekleştiği dikkate alınarak, müvekkilleri hakkının korunması ve telafisi imkânsız zararların önlenmesi amacıyla öncelikle teminatız olarak aksi halde dava dilekçesindeki dava değerinin % 15'i oranında, mahkeme aksi kanaatte ise icra takip taleplerindeki çıkışı tutarının % 15'i oranında taraflarınca gösterilecek teminat mukabilinde İstanbul 8. İcra Müdürlüğü (... E.) ve İstanbul 6. İcra Müdürlüğü (... E.) sayılı dosyalarında icra veznesine girecek olan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği anlaşıldı.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 24/06/2026 tarih ve 2026/90 esas sayılı ara kararı ile:

Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir isteminin; davacıların iddialarının yargılamayı gerektirmesi ve şu aşamada yaklaşık ispat koşulunun oluşmaması nedenleriyle reddine karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; TBK 598/3 uyarınca davacıların murisinin kefaletinin hak düşürücü sürenin dolması sebebiyle kendiliğinden sona erdiğini, Mahkemece bu hususun kendiliğinden gözetilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan genel kredi sözleşmeleri ve ihtarnameler ile hak düşürücü sürenin dolduğunun sabit olduğu ve yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, İstanbul 6. İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyasına dayanak kat ihtarında murisin isim ve sıfatının dahi bulunmadığını, Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Talep; dava dışı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında akdedilen ve davacıların murisinin kefili olduğu iddia edilen ve davalıya temlik edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine konu borçtan dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasında icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece 24/06/2026 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden az olmamak kaydıyla göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.

Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.

Somut uyuşmazlıkta davacılar vekili, dava dışı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında akdedilen ve davacıların murisinin kefili olduğu iddia edilen ve davalıya temlik edilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine konu borçtan dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığını, kefalet sözleşmelerine ilişkin hak düşürücü ve zamanaşımı süresinin geçtiğini, terekenin borca batık olduğunu ve mirasın hükmen reddedildiğini ve buna ilişkin dava açıldığını, dava konusu icra takip dosyalarının birine dayanak yapılan kat ihtarında murisini isminin dahi geçmediğini ileri sürerek dava konusu icra takip dosyalarında icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davacı iddiaları, davalı vekilinin cevap dilekçesi, cevap dilekçesi ekinde sunulan genel kredi sözleşmeleri, protokol, kat ihtarnamesi ve icra takip dosyalarına göre sözleşme tarihleri dikkate alındığında hak düşürücü süre yönünden ve mirasın hükmen reddine ilişkin ileri sürülen iddialar yönünden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesinin mevcut olduğu anlaşılmakla Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetli olmamış, Dairemizce ihtiyati tedbir talebinin dava değerinin takdiren % 15'i oranında teminat karşılığında, ( teminatın Mahkemece ileride dava değeri açıklattırıp harcın tamamlattırılması sonrası belirlenecek yeni dava değerinin % 15 oranına tamamlattırılmak üzere) kabulüne karar verilmiştir.

Sonuç itibariyle; davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi 24/06/2026 tarihli ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b2 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2026 tarih ve 2026/90 esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,

2-Davacıların ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE;

-Dava değerinin takdiren % 15'i oranında teminat karşılığında, ( teminatın Mahkemece ileride dava değeri açıklattırıp harcın tamamlattırılması sonrası belirlenecek yeni dava değerinin % 15 oranına tamamlattırılmak üzere) nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR UYGULANMASINA, teminat yatırıldığında kararın bir örneğinin ilk derece mahkemesince icra dosyalarına gönderilmesine,

3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacılar tarafından yatırılan 2.002,00 TL başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 732,00 TL karar harcının talep halinde iadesine,

4-İstinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/07/2026 tarihinde HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1477, K. 2026/1508, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1477-e-2026-1508-k-06886aa89b28