Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1398 E. 2026/1465 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1398
- Karar No
- 2026/1465
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1398 Esas
KARAR NO : 2026/1465 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2025/799 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 15/05/2026 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/07/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TALEP: Talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... Anonim Şirketi arasında yapılan anlaşmaya göre ... Bankası İstanbul/Merter Şubesine ait ... seri nolu, 31.05.2025 keşide tarihli, 745.000,00 TL bedelli çekin anılan davalıya verildiğini, davalı ... Anonim Şirketi'nin, davacı müvekkiline istenilen malları tedarik ederek vermediğini, verilen çekleri de iade etmemiş olup, davalı ...Limited Şirketi'ne ciroladığını, davalı ... Şirketi'nin ise davalı ...'e ciroladığını, davalı ... Limited Şirketi'nin de davaya konu çeki bankaya ibraz ettiğini ve karşılığını tahsil etmek istediğini, müvekkilinin, davalı ... Anonim Şirketi'nin verdiği söze güvenerek, çeklerin iade olacağına dair inancıyla çek bedelini bankada hazır etmediğini, daha sonra, davalı ... Limited Şirketi'nin, çekin karşılıksız olduğu gerekçesiyle bedelini tahsil etmek için İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numarasıyla icra takibi başlattığını, karşılıksız çek keşide etme gerekçesiyle müvekkiline karşı şikayette bulunduğunu, davalı ... Anonim Şirketi ile müvekkili arasında yapılan şifahi anlaşma gereğince çeklerin bedeli olarak teslim edilmesi gereken ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin, dava konusu edilen çekin karşılığında mal teslimi yapılmadığı için mağdur olduğunu beyanla icra takibi nedeniyle tahsilat olması halinde davalı alacaklıya ödenmemesi için takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 11/11/2025 tarihli kararı ile; İcra takibinden sonra iş bu menfi tespit davası açıldığından, 2004 sayılı iik 72/3.maddesi gereği ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, 745.000,00 TL tutar üzerinden %20 (149.000,00 tl) oranında nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun ibrazı karşılığında, İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı ... Limited Şirketi vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... Limited Şirketi vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği gibi kendisi ile diğer davalı ...arasında bir temel borç ilişkisi kurulmuş olması ve bu ilişkinin edimlerinin yerine getirilmemesinin müvekkilini ilgilendirmediğini, müvekkili şirketin, iyiniyetli üçüncü kişi olarak söz konusu çeki ciro yoluyla yasal bir şekilde elde ettiğini, müvekkilinin çeki ticari faaliyetleri kapsamında ve hukuka uygun bir şekilde ciro yoluyla devraldığını, çeki devraldığı sırada davacı ile diğer davalı arasındaki anlaşmazlık veya temel borç ilişkisindeki eksiklikler hakkında hiçbir bilgisinin bulunmadığını, çekin bedelsiz kaldığına dair iddiaların, davacı ile ilk lehtar olan ...arasındaki ilişkiye ait olduğunu, davacı eğer iddialarında haklı ise ve temel borç ilişkisi gereği mal teslimi yapılmamışsa, bu durumdan doğan hukuki sorumluluğu ve zararları diğer davalı ...'dan ayrıca talep etmesi gerektiğini, davacının çeki düzenleyen sıfatıyla çekten doğan borcun asıl sorumlusu olduğunu, müvekkili şirketin elindeki çeki yasal süresi içinde bankaya ibraz ettiğini fakat karşılığını alamadığını, alacağı tahsil etmek amacıyla icra takibi başlattığını, Mahkemece 11.11.2025 tarihinde ara karar ile İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verildiğini, tedbir kararının çek hukukunun doğasına aykırı olduğunu beyanla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; talebin senede dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talepli iş bu davaya konu çek nedeniyle İİK 72/3. maddesi gereği icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine dair verilen 11/11/2025 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin olduğu, İİK'da mahkemeye taraflar dinlenmeden ihtiyati haciz kararı verme yetkisi tanındığından ve somut olay incelendiğinde, dava konusu çekin takibe konu edildiği ve davacının da takip borçluları arasında bulunduğu görülmekle, davacının dava ve takibe konu çeke ilişkin talep ve iddialarının yargılamayı gerektirdiği, davanın henüz başlangıç aşamasında olduğu ve takip dosyasında alacaklıya ödeme yapılması durumunda davacının telafisi güç zararlarının doğabileceği kanaatine varıldığından, itiraz edenin kendisi dinlenmeden karar verildiğine ilişkin itirazının yerinde görülmediği, ayrıca davalılardan ... ile ticari ilişkileri kapsamında verildiği iddia edilen çekin, malların telim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı hususu da yargılamayı gerektirmekte olup, her iki tarafın da hak ve menfaatleri gözetilerek teminat karşılığı tedbir kararı verildiğinden ve 2004 sayılı İİK'nın 72/3. maddesinde yer alan koşulların oluştuğu gerekçesi ile ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı ... Limited Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; İlk derece mahkemesince verilen kararın dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, kambiyo hukukuna ve ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Mahkemece verilen kararda, davacının iddiaları yeterli görülüp müvekkilinin somut savunmaları, iyi niyetli hamil sıfatı ve takibe konu senedin kambiyo vasfının gereği gibi değerlendirilmediği, müvekkilinin dava konusu çeki ticari faaliyetleri kapsamında ve ciro yoluyla devraldığı, çekin iktisabı sırasında davacı ile ilk lehtar arasındaki temel ilişkiye dair herhangi bir bilgiye sahip olmadığı, davacının çekin ilk cirantası ile arasındaki kişisel ilişkiden doğan iddiaların müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceği, davacının, müvekkilinin kötü niyetli olduğuna, senedi iktisap ederken davacının zararına bilerek hareket ettiğine, yahut davacının temel ilişki def’ilerini bilebilecek durumda olduğuna ilişkin tek bir iddia ve somut delil sunmadığı, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğu, Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek istisnai bir düzenleme olan ihtiyati tedbire varsayım ve davacının müvekkilini ilgilendirmeyen iddiaları üzerinden karar verildiği, bu sebeplerle karar hatalı olup kaldırılması gerektiğine ilişkindir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep; çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talepli davada, icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, bu karara karşı davalı ... Limited Şirketi'nce yapılan itirazın ise yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiş, bu karara karşı itiraz eden davalı ... Limited Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden az olmamak kaydıyla göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.
Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.
Somut olayda; davalı ... Limited Şirketi tarafından İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davacı ve diğer davalılar aleyhine, ... Bankası'na ait 31/05/2025 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 745.000 TL bedelli çekin tahsili için kambiyo senetlerine özgü ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip ve talep konusu çekin, davacı tarafından davalı .... A.Ş. lehine düzenlendiği, çekteki ilk cironun anılan davalıya, sonraki ciroların sırasıyla davalılar .... Ltd. Şti., ... ve ... Limited Şirketi'ne ait olduğu, davalı ... Limited Şirketi tarafından çekin bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız çıktığı, ardından dava konusu takibin başlatıldığı, davacı tarafından bu dava ile çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği ancak dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların davalı .... A.Ş. ile aralarındaki ticari ilişkiye ilişkin olduğu, davacının çekteki imzasını inkar etmediği, çeki usulüne uygun ciro silsilesi ile iktisap eden itiraz eden davalı ... Limited Şirketi'ne karşı, kambiyo vasfına haiz çek nedeniyle borçlu olmamasını gerektirir herhangi bir iddia/defi ileri sürmediği, buna göre Mahkemece, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca, icra takibinden sonra açılmış olan menfi tespit davasında icra veznesine yatacak olan paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 389. maddesindeki şartların mevcut olması gerektiği ve somut olayda davacının, davalı ... Limited Şirketi'ne karşı borçlu olmadığı iddiasını yaklaşık olarak dahi ispat edemediği gözetilerek talebin reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile kabulüne dair verilen kararın isabetsiz olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz eden davalı ... Limited Şirketi'nin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair ara kararının kaldırılması ve Dairemizce yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... Limited Şirketi'nin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2026 tarihli, 2025/799 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce itiraz hakkında yeniden karar verilmek kurulmak suretiyle,
2-Davalı ... Limited Şirketi'nin itirazının kabulü ile İlk derece mahkemesinin 2025/799 Esas ve 11/11/2025 tarihli İHTİYATİ TEDBİR KARARININ KALDIRILMASINA,
3-Yasa gereği ihtiyati tedbire itiraz yönünden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Taraflarca sarf edilen yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
6-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı ... Limited Şirketi'ne verilmesine,
7-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
8-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/07/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.