Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1362 E. 2026/1413 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1362
- Karar No
- 2026/1413
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1362 Esas
KARAR NO : 2026/1413 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2026/379 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH : 08/05/2026 (Ara Karar Tarihi)
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
TALEP EDİLEN ALACAK : 169.124,48-TL
KABUL EDİLEN ALACAK : 169.124,48-TL
TEMİNAT BEDELİ: 33.824,90-TL (Alacağın % 20' si)
KARAR TARİHİ: 09/07/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından davalı şirket lehine gerçekleştirilen uluslararası taşıma hizmeti karşılığında doğan 3.200,00 EUR navlun/fatura alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takibine, davalı borçlu tarafından haksız itiraz edildiğini, davalının takip öncesi yazışmalarda alacağı inkâr etmediğini; aksine ödeme yapılacağını bildirmiş olmasına rağmen, icra takibinde yetkiye, borca ve fer’ilere soyut şekilde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkisine itiraz etmiş ise de, taraflar arasındaki nakliye sözleşmesinin 15. maddesinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili kılındığından yetki itirazının yerinde olmadığını, taraflar arasında yazılı nakliye sözleşmesi kurulduğunu,. sözleşmede taşıyan firmanın ... Limited Şirketi, taşıtan firmanın ise .... Ltd. Şti. olarak gösterildiğini, sözleşme kapsamında taşıma konusu araç plakalarının..., yükleme adresi .../ İsviçre, boşaltma adresi ise ... ... olarak belirlendiğini, yük bilgisinin ilaç, navlun bedelinin ise açıkça 3.200,00 EUR olarak kararlaştırıldığını, ödeme şeklinin sözleşmede “boşaltma ... teslimine istinaden 45 gün Euro” olarak düzenlendiğini, taşıma ediminin eksiksiz şekilde yerine getirildiğini, davalının, taşımanın yapılmadığına, eksik yapıldığına, yükün teslim edilmediğine, teslimde ihtirazi kayıt bulunduğuna veya hizmetin ayıplı olduğuna ilişkin hiçbir somut vakıa ve delil ileri sürmediğini, davacı tarafından taşıma hizmeti karşılığında ... numaralı 3.200,00 Eur bedelli e-fatura düzenlendiğini, faturada hizmet açıklamasının ...” şeklinde olduğunu, faturadaki taşıma güzergâhı, araç plakası ve navlun bedelinin; taraflar arasında düzenlenen nakliye sözleşmesi ve ... belgesi ile birebir uyumlu olduğunu, dava konusu fatura, soyut ve tek taraflı bir muhasebe kaydı olmayıp yazılı sözleşmeye, ... belgesine, teslim kaydına ve fiilen ifa edilmiş taşıma hizmetine dayalı ticari alacağın belgelendirilmiş hali olduğunu, davalı tarafça davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, teslimin 21/11/2025 tarihinde gerçekleştiğini, sözleşmedeki 45 günlük ödeme süresinin işlemeye başladığını, vade dolmasına rağmen ödeme yapılmadığını, taraflar arasında yapılan e-posta yazışmalarında davacı şirket yetkililerinin, vadesi dolan faturaların ödenmesi için davalı şirketten defalarca bilgi ve ödeme talep ettiğini, davalı şirket yetkililerinin ise bu taleplere karşılık borcu inkâr etmeyip; aksine davacı ödeme listesinde olduğunu, ödeme planına alındığını ve nakit akışına göre ödeme yapılacağını bildirdiklerini, davalı şirketin takip öncesi süreçte borcu inkâr etmeyip ödeme yapılacağını bildirmesine rağmen icra takibinde hiçbir somut gerekçe göstermeksizin “borcum yoktur” şeklinde itiraz etmesinin, dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalının borca, faize, faiz oranına, döviz kuruna ve fer’ilere yönelik itirazının soyut ve dayanaksız olduğunu, icra takibinde 3.200,00 EUR alacağın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden tahsilinin talep edidiğini, harca esas değerin TL cinsinden gösterildiğini, alacak likit, belirli ve hesaplanabilir olduğundan davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, takip konusu alacak muaccel, rehinle temin edilmemiş ve yaklaşık ispata elverişli belgelere dayalı olduğundan ihtiyati haciz koşullarının da oluştuğunu ileri sürerek; davacının 3.200,00 EUR tutarındaki vadesi gelmiş, rehinle temin edilmemiş ve kuvvetli delillere dayalı alacağının güvence altına alınması amacıyla, öncelikle teminatsız olarak; mahkeme aksi kanaatte ise; uygun görülecek teminat karşılığında, davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malları, banka hesapları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile sair malvarlığı değerleri üzerine İİK m. 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz konulmasına, davanın kabulü ile davalının İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yaptığı yetkiye, borca, faize, faiz oranına, döviz kuruna ve tüm fer’ilerine yönelik itirazının iptaline, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli bulunması nedeniyle davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 08/05/2026 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2026/379 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; "Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ihtiyati haciz talebine konu alacağın tek taraflı olarak düzenlenen faturadan kaynaklandığı, alacağın varlığı noktasında dosyaya sunulan tek taraflı düzenlenen faturaların, hizmetin verilip verilmediği, alacağın varlığı ve miktarı yönünden "yaklaşık ispat"a elverişli olmadığı bu nedenle ihtiyati haciz talep eden tarafından alacağına ilişkin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek deliller sunulmadığından ve alacağın miktarı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden, İİK 'nin 257 ve 258. Maddeleri gereğince ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin, dosyayla ilgisi bulunmayan fatura ve alacak kalemlerini esas alarak açık maddi hataya dayalı ara karar tesis ettiğini, ilk derece mahkemesinin ara kararının, huzurdaki dosyanın somut vakıaları ve delilleri incelenmeden; başka bir dosyaya ait verilerin ve gerekçenin kopyalanması suretiyle oluşturulmuş açık maddi hata içeren bir karar olduğunu; eldeki dava ve ihtiyati haciz talebinin, İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyasına konu ... numaralı, 21.11.2025 tarihli, 3.200,00 EUR bedelli tek bir navlun/fatura alacağına ilişkin olduğunu, buna rağmen ilk derece mahkemesi ara kararında, dava ve icra dosyasıyla ilgisi bulunmayan çok sayıda TL cinsinden farklı fatura numarası ve alacak kaleminden bahsettiğini; ... ve ... serili faturalar üzerinden değerlendirme yaptığını, bu dosyada uyuşmazlığın, mahkemece gerekçede zikredilen faturalarla değil; ... plakalı araca ilişkin uluslararası taşıma hizmeti karşılığında doğan 3.200,00 EUR navlun alacağıyla ilgili olduğunu, bu durum, ara kararın eldeki dosyanın talep konusu, maddi vakıaları ve delilleri esas alınmadan; başka bir dosyaya ait veriler ve şablon gerekçe üzerinden tesis edildiğini göstermekte olduğunu; mahkemenin dava konusu olmayan faturalar ve alacak kalemleri üzerinden ihtiyati haciz talebini reddetmesinin, HMK m. 26’da düzenlenen taleple bağlılık ilkesine, hukuki dinlenilme hakkına ve gerekçeli karar hakkına açıkça aykırı olduğunu,
Mahkemenin alacağı “tek taraflı fatura alacağı” olarak nitelendirmesinin dosya kapsamına açıkça aykırı olduğunu, müvekkili şirketin alacağının yalnızca faturaya dayanmadığını, taraflar arasında düzenlenen yazılı nakliye sözleşmesine, ... plakalı araca ilişkin taşıma kaydına, ... belgesine, ... teslim kaşe ve imza kaydına, ... numaralı faturaya, davalı şirketin ödeme yapılacağını bildirdiği kurumsal e-posta yazışmalarına dayandığını, taraflar arasındaki nakliye sözleşmesinde navlun bedelinin açıkça 3.200,00 EUR olarak kararlaştırıldığını; ödeme şeklinin ise “boşaltma ... teslimine istinaden 45 gün Euro” olarak düzenlendiğini, ... belgesi ve ... teslim kaşe/imza kaydı ile taşıma ediminin yerine getirildiği ve yükün teslim edildiğinin ortaya konulduğunu; dolayısıyla dava konusu faturanın, soyut ve tek taraflı bir belge olmayıp yazılı sözleşmeye ve ifa edilmiş taşıma hizmetine dayalı navlun alacağının ticari belgesi olduğunu, yazılı nakliye sözleşmesi, ... teslim kaydı, fatura ve davalının ödeme beyanları birlikte değerlendirildiğinde İİK M. 257 anlamında yaklaşık ispat şartı gerçekleştiğini, davalı tarafın; taşımanın yapılmadığını, yükün teslim edilmediğini, hizmetin ayıplı olduğunu, faturanın süresinde ve usulüne uygun şekilde reddedildiğini veya borcun ödendiğini gösteren hiçbir somut delil sunmadığını, aksine davalı şirketin, takip öncesi kurumsal e-posta yazışmalarında müvekkili şirketin ödeme listesinde olduğunu, ödeme planına alındığını ve nakit akışına göre ödeme yapılacağını bildirdiğini; bu yazışmaların, davalının borç ilişkisini, dava konusu fatura alacağını ve ödeme yükümlülüğünü bildiğini açıkça göstermekte olduğunu, davalının takip öncesi ödeme beyanlarına rağmen icra takibine soyut ve çelişkili itirazlarda bulunması, alacağın güvence altına alınmasını zorunlu kılmakta olduğunu, davalının ayrıca kendi antetli/standart nakliye sözleşmesinde yer alan İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetki şartına rağmen yetkiye de itiraz ettiğini; bu tutumun, davalının borcu ödemekten kaçındığını ve alacağın tahsilini sürüncemede bırakmaya çalıştığını göstermekte olduğunu, ilk derece mahkemesinin, eldeki dosyayla ilgisi bulunmayan fatura numaraları ve alacak kalemleri üzerinden değerlendirme yaptığını; ayrıca dosyada mevcut yazılı nakliye sözleşmesi, ... teslim kaydı, fatura ve ödeme yazışmalarını birlikte değerlendirmediğini,
İleri sürerek, izah edilen nedenlerle; ilk derece mahkemesi ara kararın kaldırılmasına, davacı şirketin 3.200,00 EUR tutarındaki vadesi gelmiş, rehinle temin edilmemiş ve yaklaşık ispat şartı gerçekleşmiş alacağının güvence altına alınması amacıyla, öncelikle teminatsız olarak; aksi kanaatte uygun görülecek teminat karşılığında davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malları, banka hesapları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile sair malvarlığı değerleri üzerine İİK m. 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz konulmasına, istinaf yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; uluslararası karayolu taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen navlun faturası alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece takip konusu alacağın tahsilini teminen ileri sürülen ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunuşmuştur.
İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür.
Somut olayda; dosyaya mübrez nakliye sözleşmesi, taşıma senedi, fatura ve mail yazışmaları ve icra dosyası kapsamından, davacının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesine konu edimini yerine getirdiği ve takip dayanağı fatura tutarı olan 3.200,00-Euro navlun bedeli alacağının muaccel ve rehinle temin edilmemiş olduğu hususunda yaklaşık düzeyde ispat koşulunun oluştuğu anlaşılmış olup, mahkemece bu hususlar gözetilerek talebin teminat mukabilinde kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosyaya mübrez deliller ile uyumlu olmayan yanılgılı gerekçe ile istemin reddedilmesi yerinde olmamış, davacının istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek, davacının ihtiyati haciz talebinin, 3.200,00-Euronun talep tarihindeki TL karşılığı üzerinden (1,00-Euro = 52,8514-TL) %20 teminat mukabilinde kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının edenin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/379 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı 08/05/2026 (Ara Karar Tarihi) tarihli kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
2- İhtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; İİK'nın 257 ve müteakip maddeleri gereğince 169.124,48-TL (3.200,00-Euro x 52,8514-TL ) alacak bakımından %20 teminat mukabilinde davalının borca yeter miktarda mal, hak ve alacaklarına İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
3-Davacı tarafından İİK 259, HMK 87 maddeleri uyarınca yukarıda belirlenen ve kabul edilen 169.124,48-TL alacak miktarının takdiren %20'sine tekabül eden 33.824,90-TL tutarında nakdi veya mahkemece kabul edilecek kati, süresiz ve muteber banka teminat mektubunu ilgili ilk derece mahkeme veznesine depo etmesi halinde ihtiyati haciz kararının yetkili icra müdürlüğünce infaz edilmek üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine,
4-İİK'nın 261. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağına,
5-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 2.002,00-TL başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 732,00-TL karar harcının talep halinde iadesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-İstinaf yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
8-Artan gider avansı bulunması halinde davacıya iadesine,
9-Dava dosyası dairemize UYAP sistemi üzerinden elektronik dosya olarak gönderildiğinden, ilk derece mahkemesine UYAP sistemi üzerinden iade edilmesine,
10-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından davacı tarafa tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/07/2026 tarihinde HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.