İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/146 E. 2026/703 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/146
Karar No
2026/703
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/146 Esas KARAR NO : 2026/703

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/03/2024 KARAR TARİHİ : 06/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile ... plakalı aracın freninin boşalması neticesinde 16.10.2023 tarihinde ...'ın ... şehrinde park halindeki müvekkil şirkete ait ... plakalı araca çarparak hasar verdiğini, kaza sonucu müvekkil şirketin aracında ciddi maddi hasar meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren aracın sigortacısı olan ... Şirketi'ne yapılan başvurunun kazanın yurt dışında gerçekleştiği ve müvekkil şirketin kazaya bilinçli sebebiyet verdiği iddialarıyla reddedildiğini, sigorta şirketinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 98/1 ve 99/1. maddeleri uyarınca zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, istenen tüm belgelerin sunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, davalı sigorta şirketine PTT aracılığıyla ihtarname gönderildiğini ancak süresi içerisinde herhangi bir dönüş sağlanmadığını, dava şartı olan arabuluculuk sürecinde de davalı yan ile anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle müvekkil şirketin uğradığı 500 TL tutarındaki maddi hasar ile 500 TL tutarındaki değer kaybının olay tarihi olan 16.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğini, derdestlik ve husumet itirazlarının bulunduğunu, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini talep ettiğini, dava değeri belirli olmasına rağmen eksik harç yatırıldığını, bu nedenle harcın ikmal ettirilmesi gerektiğini, aksi takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesini istediğini, davacının maddi zararını talep ettiğini ancak hasar değeri üzerinden harç yatırılmadığını, Yargıtay kararları uyarınca eksik harç tamamlanmadan davaya devam olunamayacağını belirttiğini, 16.10.2023 tarihli trafik kazasına karışan ... plakalı aracın trafik sigorta poliçesinin müvekkil şirketçe temin edildiğini, poliçede şahıs başına daimi sakatlık, ölüm ve maddi hasar teminatlarının sınırlandırıldığını, azami teminat limitinin yazılı olmasının bu miktarın mutlak surette ödeneceği anlamına gelmediğini, Mali Mesuliyet Sigorta Poliçelerinin meblağ sigortası niteliğinde olmadığını, sigortacının ancak zarar görenin gerçek zararını teminat limitleri ile sınırlı olarak gidermekle yükümlü olduğunu, davacının kusur oranına ilişkin iddialarının gerçeğe uygun olmadığını, Trafik Kazası Tespit Tutanağının tek başına yeterli delil niteliği taşımadığını, değer kaybı taleplerinin hukuki uzman görüşü gerektirdiğini, sigortacının sorumluluğunun Trafik Sigortası Genel Şartları dahilinde sınırlandırıldığını, sigortacının yazılı izni olmadan sigortalının tazminat talebini kabule yetkili olmadığını, hasar gören parçaların onarımına ilişkin mevzuat hükümlerinin uygulanması gerektiğini, müvekkil şirkete tam ve eksiksiz bir başvuru yapılmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, nedensellik bağının bulunmadığını, emniyet kemerinin takılı olmaması halinde kusur indirimi yapılması gerektiğini, ekspertiz ücretine ve KDV'ye itiraz ettiklerini, aracın pert olduğuna ilişkin belgelere itiraz ettiklerini, manevi tazminat talebinin müvekkil şirketten istenemeyeceğini, bu yönden husumet yokluğu bulunduğunu, maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, Tramer girişi yapılmadığından talebin reddedildiğini belirterek davanın reddini, faiz talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, Doğa Sigorta, ... Sigorta, ... Sigorta, ... Sigorta, ... Sigorta, ... Sigorta müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 27/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsü ...’in kazanın oluşumunda KUSURUNUN BULUNMADIĞI, KUSURSUZ olduğu, ... plakalı araç sürücüsü...’ in kazanın oluşumunda %100 (Yüzde Yüz) Oranında ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, 16/10/2023 tarihinde gerçekleşen kaza sonucu ... plakalı ... şasi numaralı, 2005 Model yıllı, ...Marka ... Model ticari araçta meydana gelen hasar onarım bedelinin kaza tarihi itibarıyla 435.311,23 TL olduğu, 16/10/2023 tarihinde gerçekleşen kaza sonucu ... plakalı ... şasi numaralı, 2005 Model yıllı, ...Marka ...Model ticari araçta meydana gelen araç değer kaybı bedelinin kaza tarihi itibarıyla 60.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. 11/05/2026 tarihli ek raporda kök rapordaki küskür ve hasar onarım bedeli yönünden kanaatin aynen korunduğu; değ er kaybı yönünden ve kök raporda 20.000,00 TL olarak hespanal edilen bedelin, dosyava sonradan kazandırılan ...Sigorta Şirketi ve ... Sigorta A.Ş. hasar dosyaları doğrultusunda yeniden değerlendirilerek 20.000,00 TL olarak revize edilmesinin uygun olduğu tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 16/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar onarım bedeli ile araç değer kaybının, kazaya karışan karşı aracın ...olan davalıdan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır. Kaza ... Cumhuriyeti sınırları içinde, ... şehrinde meydana gelmiş olup uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 34/5. maddesi uyarınca zarar görenin sorumluluk sigortacısına karşı doğrudan dava hakkı, zarar görenin seçimine göre haksız fiile uygulanacak hukuka veya sigorta sözleşmesine uygulanacak hukuka tabidir. Davacı, talebini Türk hukukuna tabi olarak Türkiye'de tanzim edilmiş zorunlu trafik sigortası poliçesine dayandırmış; her iki araç da Türk plakalı olup davalı sigortacı Türkiye'de yerleşiktir. Bu durumda davacının seçimi sigorta sözleşmesine uygulanacak hukuk yönünde kabul edilerek uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanmıştır. Davalı şirketin genel merkezinin mahkememiz yargı çevresinde bulunması nedeniyle Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi ile mahkememizin yetkisi MÖHUK'un 40. maddesi delaletiyle HMK'nın 7. maddesi uyarınca mevcuttur. Davacı tarafından dava açılmadan önce KTK'nın 97. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine başvurulduğu ve talebin karşılanmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Sigortacının sorumluluğunun hukuki dayanağı yönünden; KTK'nın 85/1. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi bu zarardan müteselsilen sorumludur. Aynı Kanun'un 91. maddesi işletenlerin bu sorumluluğunu zorunlu mali sorumluluk sigortası ile karşılamakla yükümlü kılmış; 97. maddesi ise zarar görene, sigorta sınırları içinde sigortacıya karşı doğrudan dava hakkı tanımıştır. Bu düzenleme TTK'nın 1478. maddesi ile de teyit edilmiştir. Buna göre davalı sigortacı, sigortalısının işleten sıfatıyla doğan hukuki sorumluluğu oranında ve poliçede öngörülen teminat limitleri dahilinde davacının zararından sorumludur. ... plakalı aracın kaza tarihinde... vadeli ... numaralı poliçe ile davalı şirket nezdinde sigortalı olduğu ve kaza tarihinin poliçe vadesi içinde kaldığı anlaşılmıştır. Kusur yönünden; Mahkememizce aldırılan 27/08/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda; ... plakalı aracın park alanında park halindeyken freninin boşalması sonucu geri geri kayarak park halinde bulunan davacıya ait ... plakalı aracın sol ön kısımlarına çarptığı, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın park ederken aracın kendiliğinden hareket etmesini önleyecek tedbirleri almadığı ve 2918 sayılı KTK ile Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin park etmeye ilişkin hükümleri kapsamındaki dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, park halindeki araç sürücüsü ...'in ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekilinin kusur raporuna yönelik itirazları üzerine dosya aynı bilirkişiye tevdi edilmiş; 11/05/2026 tarihli ek raporda, dosyaya sonradan kazandırılan belgelerde kazanın oluş mekanizmasını değiştirecek veya park halindeki araca kusur izafe edilmesini gerektirecek herhangi bir teknik veri bulunmadığı belirtilerek kök rapordaki kusur kanaati aynen korunmuştur. Kazanın oluş şekli, kaza tespit tutanağındaki beyanlar ve dosya kapsamındaki fotoğraflarla uyumlu, açık ve tartışmasız bir mekanizma arz etmektedir. Park halinde ve hareketsiz bulunan davacı aracının kazanın oluşumuna herhangi bir katkısı bulunmadığı, zararın münhasıran karşı aracın kendiliğinden geri kayması sonucu meydana geldiği açıktır. Kusur oranının tayini nihai olarak hakimin hukuki takdirinde olup (HMK m. 282), olayın basit ve açık oluş şekli karşısında ayrıca Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına gerek görülmemiş, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi kök ve ek raporlarındaki kusur tespiti mahkememizce de yerinde görülerek benimsenmiştir. Davalının, davacının kazaya bilinçli olarak sebebiyet verdiği yönündeki savunması ise somut hiçbir delille desteklenmediğinden itibar görmemiştir. Hasar onarım bedeli yönünden; bilirkişi kök raporunda, 2005 model ... marka ...model ticari araçta meydana gelen hasarlar; kaza tespit tutanağı, hasarlı araç fotoğrafları, ... dosya numaralı kasko kesin ekspertiz raporundaki parça ve işçilik kalemleri birlikte incelenerek hasar kalemlerinin kaza ile illiyet bağı içinde olduğu, aracın hasarlı kısımlarıyla uyumlu olduğu ve piyasa rayiçleriyle paralellik gösterdiği belirtilerek hasar onarım bedeli kaza tarihi itibarıyla KDV dahil 435.311,23 TL olarak tespit edilmiştir. Davalı vekilinin parça fiyat listesi, işçilik kalemleri ve ekspertiz raporunun dayanaklarına yönelik itirazları ek raporda ayrıntılı olarak incelenmiş; hasar kalemlerinin kazanın oluş şekliyle uyumlu olduğu, hasar onarım bedelini azaltmayı veya artırmayı gerektirecek yeni bir teknik veri bulunmadığı açıklanarak kök rapordaki kanaat korunmuştur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22/17. maddesi uyarınca yetkili sigorta eksperlerince düzenlenen raporlar delil niteliğinde olup ekspertiz raporundaki tespitlerin aksi davalı tarafça ispatlanamamıştır. Aracın pert (tam hasar) kapsamında değerlendirilmesini gerektiren bir durum dosya kapsamından anlaşılmadığından sovtaj, çekme-hurda bedeli ve tam hasar hesabına ilişkin savunmalar da yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin KDV'ye yönelik itirazı bakımından ise; hasar onarım bedelinin KDV hariç tutarı dahi (435.311,23 TL / 1,20 = yaklaşık 362.759,36 TL) ıslah ile talep edilen 180.000,00 TL'nin ve poliçe teminat limitinin üzerinde kaldığından sonuca etkili görülmemiştir. Aynı nedenle ekspertiz ücretine ilişkin itirazın da sonuca etkisi bulunmamaktadır. Değer kaybı yönünden; araç değer kaybı, aracın kaza öncesindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haliyle sahip olacağı ikinci el piyasa değeri arasındaki farktır. Aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, hasar geçmişi, hasarın niteliği ve hasar gören parçaların özellikleri gözetilerek serbest piyasa koşullarına göre belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca aracın kazadan önce aynı parçalarından hasar görmüş olması halinde, bu parçalar bakımından yeniden bağımsız bir değer kaybından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir. Bilirkişi kök raporunda değer kaybı 60.000,00 TL olarak hesaplanmış; davalı vekilinin hasar geçmişine ve rayiç değer tespitine yönelik itirazları üzerine Mahkememizce SBM kayıtları ile... Sigorta Şirketi ve ... Sigorta A.Ş.'den önceki hasar dosyaları celbedilerek ek rapor alınmıştır. Ek raporda; SBM kayıtlarına göre aracın dava konusu kazadan önce toplam 12 adet hasar kaydının bulunduğu, celbedilen 08/02/2019, 19/08/2014 ve 03/10/2014 tarihli hasar dosyalarına göre aracın sol ön kapı ve ön panel kısımlarının önceki kazalarda hasar gördüğü, bu nedenle bu parçaların dava konusu kaza bakımından değer kaybına esas alınamayacağı, buna karşılık sol marşbiyel ve taban sacı parçalarının dava konusu kaza nedeniyle işlem görmüş olmasının aracın ikinci el piyasa değerinde ayrıca değer kaybı doğuracak nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Aracın kazadan bir saat önceki reel rayiç değeri, emsal araçların ikinci el piyasa değerleri ile aracın yaşı, ağır ticari vasfı, yüksek kilometresi ve önceki hasar geçmişi birlikte değerlendirilerek 1.000.000,00 TL olarak belirlenmiş; onarım sonrası değerinin 980.000,00 TL'ye düşeceği gözetilerek değer kaybı 20.000,00 TL olarak hesaplanmıştır. Ek rapordaki değer kaybı hesabı, davalının önceki hasar geçmişine ilişkin itirazlarını karşılayacak şekilde ve uygun yöntemle yapılmış olup, davalı vekilinin rayiç değerin dayanaklarının açıklanmadığı ve hesaplamanın fahiş olduğu yönündeki itirazları ek rapor ile karşılanmış, değer kaybı kök rapordaki tutarın üçte birine indirilmiştir. Bu itibarla 20.000,00 TL değer kaybı tespiti denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunmuştur. Teminat limiti yönünden; davalı sigortacının sorumluluğu, poliçede maddi zararlar için öngörülen teminat limiti ile sınırlıdır. Dosyaya celbedilen poliçe uyarınca maddi zararlar için teminat limitinin [araç başına 200.000,00 TL] olduğu anlaşılmış olup davacı da bu husus gözetilerek talebini ıslah etmiştir. Hasar onarım bedeli ve değer kaybı, maddi zarar teminatı kapsamında yer aldığından, tespit edilen toplam zararın (455.311,23 TL) teminat limitini aştığı gözetilerek davalının sorumluluğu teminat limiti ile sınırlı olmak üzere ve davacının ıslah edilmiş talebi doğrultusunda 180.000,00 TL hasar onarım bedeli ve 20.000,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 200.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Faiz başlangıcı yönünden; KTK'nın 99/1. maddesi uyarınca sigortacılar, hak sahibinin Genel Şartlar'da belirlenen belgelerle sigortacıya başvurduğu tarihten itibaren sekiz iş günü içinde sigorta sınırları içinde kalan miktarları ödemek zorundadır. Davacının davalı sigorta şirketine başvurduğu, sekiz iş günlük sürenin sonunda ödeme yapılmadığı anlaşıldığından davalının 15/12/2023 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda davalının sigortalısı olan aracın sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya ait araçta meydana gelen hasar onarım bedeli ve değer kaybından davalı sigortacının KTK'nın 85, 91 ve 97. maddeleri uyarınca poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu bulunduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KABULÜ ile 180.000 TL hasar bedeli ve 20.000 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 15/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 13.662,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.826,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.835,97 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin/nisbi harcı, 3.398,43 TL ıslah harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.057,40 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.311,03 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.340,00TL arabuluculuk ücretinin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/146, K. 2026/703, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-146-e-2026-703-k-7362a7103aca