Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2110 E. 2026/1320 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2110
Karar No
2026/1320
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/2110

KARAR NO:2026/1320

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:19/04/2022

NUMARASI:2021/109 E.- 2022/230 K.

DAVANIN KONUSU:Tazminat (Nakliyat sigortasından kaynaklanan)

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında iki ayrı emtia nakliyat sigorta poliçesi düzenlendiğini, bu poliçeler kapsamında deniz yoluyla taşınan mermerlerin varış yerinde konteynerlerin açılmasıyla birlikte hasarlı olduklarının tespit edildiğini, davaya konu hasarlardan ilkinin 18.07.2018 düzenleme tarihli, ... numaralı poliçe kapsamında Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderilen mermerlerde meydana geldiğini, 19.07.2018 tarihinde yüklemesi gerçekleştirilen mermerlerin ... numaralı ... ... gemisi ile yükleme limanı olan İzmir'den aktarma limanına (ABD) varmak üzere hareket ettiğini, alıcıya vardığında alıcı tarafından yapılan bildirime göre 63,68 metrekare ürünün hasarlı olduğunun tespit edildiğini, burada hasarlı mermerlerin toplam karşılığının 5.412,80 USD olduğunu, davacı başvurusu ile ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, dava konusu diğer hasarın ise 03.08.2018 düzenleme tarihli, ... numaralı poliçe kapsamında Polonya'ya gönderilen mermerlerde meydana geldiğini, 04.08.2018 tarihinde yüklemesi gerçekleştirilen mermerlerin ... isimli gemi ile yükleme limanı olan İzmir'den aktarma limanına (Polonya) varmak üzere hareket ettiğini, alıcı tarafından yapılan bildirime göre hasar gören mermerlerin miktarının 3.260,60 USD olduğunu, bu zarar için de ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, her iki hasar dosyası için de davalı sigorta şirketi tarafından davacıya cevap verilmediğini, ödeme de yapılmadığını, poliçelerin en geniş kapsamlı teminatları içeren poliçeler olduğunu, ayrıca taşınan malın mermer olduğunun da poliçelerde açıkça gösterildiğini, geniş kapsamlı emtia nakliyat sigortalarında klozlar teminat bakımından depodan depoya olduğunu, sigorta teminatları malın satıcısının deposunda yürürlüğe girip alıcının deposunda son bulacağını, buna göre, sigorta konusu taşıma, satıcının deposundan alıcının deposuna kadar geçen süreçteki yükleme, istifleme, taşıma, boşaltma vb. tüm aşamalarda meydana gelen hasarlar dahil tüm rizikoları kapsadığını ileri sürerek, 18.07.2018 düzenleme tarihli, ... numaralı poliçe kapsamında Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderilen mermerlerde meydana gelen hasar miktarı olan 5.412,80 USD'nin hasar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile 03.08.2018 düzenleme tarihli, ... numaralı poliçe kapsamında Polonya'ya gönderilen mermerlerde meydan gelen hasar miktarı olan 3.260,60 USD'nin hasar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı tarafa ait emtiaların 18.072018 yükleme tarihli İzmir/Türkiye-Newark/Amerika taşımasının ...-1 no'lu emtia nakliyat sigorta poliçesi, 03.08.2018 yükleme tarihli İzmir/Tüıkiye-Polonya taşımasının 18.07.2018 tarihli, ... no.lu emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu hasara uğradığı iddia edilen emtiaların satış faturaları incelendiğinde de görüleceği üzere, her iki taşıma kapsamındaki emtialar FOB kaydı ile satılmış olduğunu, FOB kaydı ile yapılan satışlarda, yükleme limanında emtialar geminin küpeştesini geçtikten sonra emtiayla ilgili tüm masraf ve riskler alıcının sorumluluğunda olduğunu, davacı tarafından dava dışı Amerika'da yerleşik alıcı .... ve Polonya'da yerleşik alıcı ... firmalarına satışı gerçekleştirilen emtiaların hasara uğraması, emtia geminin küpeştesini geçtikten sonra vuku bulduğundan, dava konusu zarara kadarıma yükümlülüğünün alıcı dava dışı .... ve ... firmalarının üzerinde olduğu, bu durumda, taşıma konusu emtianın hasara uğraması sonucu ortaya çıkan zarara katlanmakta yükümlü olan taraf, malların sabası davacı taraf değil, mallann alıcısı .... ve ... firmaları olduğunu, davaya konu olan emtianın satıcısı davacı taraf ve alıcısı ... firmaları arasında yapılan anlaşmalar ve taşımaya uygulanmasında mutabık kaldıkları FOB kuralı bunu gerektirmekte olduğunu, hasarın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğununu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hasarın, dava dışı ... tarafından yapılan hatalı lashing işlemleri sebebiyle meydana geldiğini ve davalının sorumluluğuna hükmedilmesi halinde rücu edileceğinden ... Liman Hizmetlerine davacın ihbarını talep ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava, nakliyat sigorta poliçesi kapsamında yük hasarı nedeniyle meydana gelen zarar bedelinin sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.Dava konusu taşımalara ilişkin düzenlenen ... numaralı konşimento incelendiğinde, yükletenin davacı olduğu, taşıma konusu 8 bundle mermerin içerisine istiflendiği 1 adet ... numaralı 20' konteynerin, 25.07.2018 tarihinde İzmir/Türkiye limanında "..." isimli gemiye yüklendikten sonra, ... limanına deniz yoluyla sevk edilmiş olduğu, ... numaralı konşimento incelendiğinde yükleteninin yine davacı olduğu, taşıma konusu mermerlerin içerisine istiflendiği 1 adet ... numaralı konteynerin, İzmir ... limanında "..." isimli gemiye yüklendikten sonra, geminin ... seferi ile ... limanına deniz yoluyla sevk edilmiş olduğu görülmektedir. Taşımaya konu yükün emtia nakliyat sigortası ile sigortalandığı, poliçeler incelendiğinde davacının sigortalı, davalının sigortalı olduğu, buna göre tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.Davacı taraf yük hasarı nedeniyle meydana gelen zarar bedelinin tahsilinin talep etmekte, davalı taraf satımın FOB teslim şekline göre yapıldığı, bu nedenle satıcı konumundaki davacının tazminat talep edemeyeceği, rizikonun teminat kapsamında olmadığını ileri sürmektedir. Dosyaya sunulan mal faturaları incelendiğinde satış FOB teslim şekline göre yapıldığı görülmektedir. Bu satış türünde mallar gemi küpeştesini aştıktan sonra her türlü hasar, kayıp ve masraflar alıcının sorumluluğunda ise de satıcı mal bedelini tahsil etmediğinde yük üzerindeki menfaati devam edecektir. Davacı taraf alıcılar ile arasındaki ticari ilişki kapsamında sonraki satışlarda davaya konusu hasar nedeniyle indirim yapıldığını belirterek buna ilişkin faturalar sunmuş olup, buna göre davacının zarar bedelini talep edebileceği anlaşılmaktadır.Dosyaya sunulan ekpertiz raporlarında konteynırlar üzerinde herhangi bir fiziksel hasarın olmadığı, hasarın konteynır içerisinde yapılan sabitlemenin yetersizliğinden kaynaklandığı belirtilmektedir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda ise uygulamada, yükün konteyner içerisine istiflenmesi ve sabitleme işlemleri yükleyici tarafından ya kendi fabrikasında kendi işçileri tarafından ya da kendisi namına liman sahasında liman işçileri tarafından yapıldığı, yük konteyner içerisine istiflenip lashingi/sabitlenmesi yapıldıktan sonra kapıları kapatılarak mühürlenip taşıyana teslim edildiği, tüm konteynerlerın yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra gerek liman ve acente görevlileri gerekse gemi görevlileri tarafından kontrol edilerek varsa gözle görülen hasarlar tespit edilip "Konteyner El Değiştirme Ve Hasar Tutanağına" kaydedildiği, ancak dava konusu olayda konteynırların dış gövdesinde herhangi bir fiziki hasar olduğuna ve içerisinde bulunan emtia hasarının denizyolu taşıması sırasında meydana geldiğine dair, gerek yükleme ve/veya tahliye limanlarında liman, gümrük ve acente yetkilileri tarafından, gerekse gemi görevlileri tarafından düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağına rastlanmadığı, uygulamada, deniz yolculuğu sırasında maruz kalınabilecek deniz tehlikelerine karşı malzemelerin konteyner içerisinde kaymasını/savrulmasını önlemek için, yüklemeden hemen sonra yükün tahta takoz, spanzet ve bağlama halatı kullanılmak suretiyle konteyner içerisinde sabitlenmesi gerektiği, hasarın oluş sebebinin, taşıma konusu emtiaların içerisinde bulunduğu konteynerlerın iç ambalajlama/sabitlemenin uygun olmamasından, yani lashing yetersizliğinden kaynaklanmış olduğunun belirtildiği, dava konusu poliçelere ilişkin Enstitü Yük Klozları 4.İstisnalar bölümünü düzenleyen 4.3 maddesinin " Sigorta edilen şeyin sigortalı seferin olağan olaylarına dayanıklı olarak ambalajlanması veya hazırlanması, sigortalı veya adamları tarafından ya da bu sigorta başlamadan Önce yapıldığında, ambalajlanmast veya hazırlanmasındaki yetersizlik ya da uygunsuzluğun neden olduğu zıya, hasar veya masraf. (Bu klozlar bakımından "ambalaj" konteynır İçine yapılan istiflemeyi kapsar sayılır ve "sigortalının adamları" bağımsız yüklenicilere dahil edilemez. " şeklinde düzenlendiği, somut olayda taşınan mermer emtiasının ambalajlanması, hazırlanması, konteyner içerisine istiflenmesi ve sabitlenmesi/lashing işlemlerinin davacı satıcı Bezirhan tarafından tayin edilen dava dışı ... firması tarafından yapıldığı ve hasarın lashing yetersizliğinden kaynaklandığı göz önüne alındığında rizikonun teminat haricinde kaldığı anlaşıldığından... " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararda atıf yapılan ekspertiz raporları tamamen davalı sigorta şirketince yaptırılmış olup huzurdaki davanın bilirkişiye verilebilmesi için davalıya verilen kesin süre sonuna kadar dosyaya bile sunulmadığını, davacının bilirkişi incelemesi aşamasında haberdar dahi olmadığı ekspertiz raporlarının tarafsızlıktan uzak ve hatalı tespitler içerdiğini, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ayrıca hükme esas alınan bu rapordaki bilirkişilerin uzmanlık alanlarına bakıldığında sadece bir tanesinin lojistik taşıma ve sigorta uzmanı olduğunu, inceleme konusu olayın ise "sigorta hukuku ve emtia nakliyat sigortası" konularına girdiğini, heyette "sigorta hukuku ve emtia nakliyat sigortası" konularında uzman bir bilirkişi yer almadığını ve olay uzmanlık alanlarının dışında kaldığı için hazırlanan raporun da yeterli olmadığını, bu yüzden de davalı tarafça yaptırılan ve huzurdaki davanın bilirkişiye verilebilmesi için davalıya verilen kesin süre sonuna kadar dosyaya bile sunulmamış ve davacı müvekkilinin haberdar olmadığı ekspertiz raporları doğrultusunda hareket edilmiş olduğunu, davanın reddine gerekçe yapılan hasarın konteynır içerisinde yapılan sabitlemenin yetersizliğinden kaynaklandığı hususunun ise dosya kapsamına ve gerçeğe uygun olmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan fotoğrafların renkli baskıları incelenmeden sonuca varıldığını, konteynere yükeleme sırasında çekilen bu fotoğraflardan görüleceği üzere her iki poliçeye konu sevkiyatta da hasara uğrayan mermerlerin tahtalarla konteynere sabitlendiğini, hava yastıklarıyla beslendiğini, dolayısıyla raporda ve gerekçeli kararda belirtilenin aksine "lashing, tahta daneç kullanarak sabitleştirme, hava yastığı" önlemleri alınarak tamamen taşımaya uygun durumda konteynera yükleme yapıldığını,Amerika'ya sevk edilen mermerlerin varış yerinde çekilen fotoğraflarına bakıldığında yükleme sırasında sıkı bir şekilde tahtalarla konteynera sabitlenen mermerlerin kırıldığı, tahtaların da parçalandığı görüldüğünü, her ne kadar konteynerın dış yapısının hasarlı olmadığı iddia edilmekte ise de mermerlerin ve mermerlerin konteynera sabitlendiği tahtaların kırılma şekli konteynerın gemiye yükleme veya gemiden indirme sırasında çok sert bir şekilde bırakıldığını gösterdiğini, ayrıca fotoğraflardan konteynerda hasar görünmemesi, konteynerın vinç ile sert bir şekilde gemiye veya limana bırakılması vb. sonucu mermerde hasar meydana gelmeyeceği sonucunu doğurmadığını, bu yüzden de davalı tarafın Amerika sevkiyatına yönelik davacının tazminat talebini (tarafımızca kabul edilmemekle birlikte) hasarın FOB satış kaydına bağlı olarak davacının sorumluluğunda olmadığından bahisle reddetmiş, istifleme hatasına dayalı savunma yapmadığını, Polonya'ya sevk edilen mermerlerin de tahtalarla sabitlendikten sonra hava yastıklarıyla desteklendiği yükleme sırasında çekilen fotoğraflardan çok daha açık görüldüğünü, indirme sırasında çekilen fotoğraflarda ise mermerler kırık, tahtalar parçalanmış ve hava yastıkları patlamış vaziyette olduğunu, bu görüntüler de hasarın konteynerın gemiye yükleme veya gemiden indirme sırasında çok sert bir şekilde bırakılmasından veya çarpmasından kaynaklandığını göstermekte olduğunu, bilirkişi heyetinin raporda belirttiği yükün geminin devinimi nedeniyle yerinden oynamasıyla yani istifin bozulmasıyla açıklanacak nitelikte olmadığını, her iki sevkiyat için de davacı müvekkilden kaynaklanan istifleme, sabitleme hatası olmadığını dava konusu hasarın, konteynerin kaldırılması sırasında sarsılma, sert bırakma, çarpma veya benzeri şekillerde meydana gelmiş olabileceğini, ancak fotoğraflarla sabit olduğu üzere konteyner içerisine istiflenmesiyle ilgili davacı müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir eksiklik ya da kusur olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte konteyner içerisinde yapılan lashing (sabitleme) yetersizliği olduğu varsayılacak olursa da aşağıda ayrıntılı olarak izah edileceği üzere, geniş kapsamlı emtia nakliyat sigortalarında klozlar teminat bakımından depodan depoya olduğu için yani malın satıcısının deposunda yürürlüğe girip ve alıcının deposunda son bulduğu için satıcının deposundan alıcının deposuna kadar geçen süreçteki istifleme,yükleme, taşıma, boşaltma vb. tüm aşamalarda meydana gelen hasarlar dahil tüm rizikolar sigorta kapsamında olduğunu, lashing işlemleri davacı sigortalı tarafından ve kendi deposunda değil, forwarder (taşıma) şirketin (... A.Ş.) yönlendiriği depoda (dava konusu olaylarda ... depo) ve yine bu şirketin yönlendiriği lashign firması (...) tarafından yapıldığını, bir başka ifade ile lashing işleminin yapıldığı depo ve firmanın davacı müvekkilin kendi iradesi ile seçtiği yer ve firma olmayıp tamamen ... şirketin yönlendirmesine bağlı olduğunu, davacının sadece ödemesini yaptığını, ayrıca davacının limanda lashingin yapıldığı alana geçebilme ve yapılan işleme müdahale etme imkanı da bulunmadığından yani lashing işlemleri tamamen davacının dışında geliştiği ve yapıldığından olası lashing hatasının da davacının kusuru olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla yapılan lashingin, Enstitü Yük Klozları (A) 4.3. maddesinde yer alan "istifleme sigortalı veya adamları tarafından yapıldığında ambalajlamaya dahil sayılır" ifadesindeki "sigortalı veya adamları" tarafından yapıldığı kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğin, daha açık bir ifade ile davacının kendi deposunda kendi çalışanları tarafından yapılmış bir lashing söz konusu olmadığı için sigortalının adamları istisnasının somut olaya uygulanamayacağını, kaldı ki böyle bir kabul halinde yapılması gerekenin davalı sigorta şirketi tarafından zararın ödenmesi ve sigorta şirketinin kusurlu olduğu belirtilen 3. kişiye yani lashing firmasına rücu edilmesi olduğunu, bilirkişi heyetinin ve yerel mahkemenin atıfta bulunduğu ekspertiz raporlarında da hasarın lashing hatasından kaynaklandığı yönünde kesin sonuç olmadığını, poliçelerin içeriği ve kapsamı hakkında da yeterli inceleme ve değerlendirme yapmadığını, dava konusu edilen ve aynı özelliklere sahip iki emtia nakliyat sigorta poliçesi de geniş kapsamlı poliçeler olduğunu, her iki poliçe de ... (A) yani Enstitü Yük Klozları (A) ile birlikte Enstitü Savaş ve Grev Klozları, Raydoaktif Kirlenme, Kimyasal, Biyolojik, Biyokimsal ve Elektromanyetik Silahlar İstisna Klozu, Nükleer Enerji Rizikoları İstisna Klozu, Sızıntı ve Kirlenme İstisna Klozu, Enstitü Klaslama Klozu, Emtia Uluslar arası Güvenli Yönetim Zeyili dahil en geniş kapsamlı teminatları içeren poliçeler olduğunu, ayrıca taşınan malın mermer olduğu da poliçelerde açıkça gösterilmiş ve poliçeler emtialar davacı müvekkilin deposundan çıkmadan önce yapıldığını, geniş teminat denilen bu kuvertürle (...) adından da anlaşılacağı üzere harici rizikolar ve etkenler de dahil olmak üzere malın uğrayabileceği tüm hasarlara karşı teminat veren bir kloz olduğunu, malların sigortalandıktan ve davacı müvekkilin deposundan çıktıktan sonra hasarın meydana geldiği noktasında herhangi bir şüphe olmadığını, tahtalarla sabitlenip hava yastıklarıyla beslenerek konteynera yüklenen emtianın hasara uğramasında davacıya yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, deniz yoluyla taşınan eşyada meydana gelen hasar sebebiyle doğan zararın emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında davalı sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacının Polonya ve ABD'deki alıcılara satmış olduğu mermer plakaların yüklemeden önce davalı sigorta şirketi tarafından ABD taşıması için 18.07.2018 düzenleme tarihli, ... numaralı emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, Polonya taşıması için 03.08.2018 düzenleme tarihli, ... numaralı emtia nakliyat sigorta poliçesi düzenlendiği, söz konusu emtiaların hasarlandığının tespit edildiği anlaşılmakta olup davacı bu sebeple uğradığı zararın davalı sigortacısından tazminini istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu uyarınca, zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporu HMK'nın 282. maddesine göre takdiri delil olup, hâkim, bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirerek karar verir. Somuta olayda, alınan bilirkişi raporu, Dairemizce hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmuştur. Mahkemece de, bilirkişi raporunun yanında dosya kapsamı itibariyle yazılı gerekçeyle karar verildiği, bilirkişilerin uzmanlık alanlarının dava konusu itibariyle uygun olduğu, alınan raporun yeterli olduğu, davacı tarafın rapora itiraz sebeplerinin ek rapor alınmasını gerektirecek nitelikte olmayıp hukuki değerlendirmeye ilişkin olduğu anlaşıldığından ek rapor alınmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Somut olayda, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, konteynerlerde her hangi bir hasarın bulunmadığı, gümrük işlemleri ardından konteynerin limandan çıkışı esnasında veya kara nakliyesi için teslim alındığı esnada düzenlenen bir hasar tutanağı bulunmadığı, konteyner içine yüklenen ve istiflenen yükün konteyner içinde devrildiği, hasarlandığı, kırılabilir niteliği gereği emtiaların hasarlandığı, konteynere istiflemenin yüklemenin, sabitlemenin gönderici davacı tarafından dava dışı firmaya yaptırıldığı, konteynerler açılınca derhal hasar tespiti yapıldığı, fotoğraflar çekildiği, söz konusu fotoğraflarda istifleme ve sabitlemenin yeterli olmadığının görüldüğü, bu sebeple hasarın konteyner içine yükleme ve istifleme-sabitlemeden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında akdedilen 18.07.2018 düzenleme tarihli, ... numaralı emtia nakliyat sigorta poliçesi ve 03.08.2018 düzenleme tarihli, ... numaralı emtia nakliyat sigorta poliçesinin ... (A) özel şartlarını ihtiva ettiği, ... (A) 1.1.82 CL.252 özel şartlar gereğince akdedildiği anlaşılmaktadır. Özel şartlar arasında bulunan ... (A) 1.1.82 CL.252 poliçe teminatının '' İstisna Edilenler'' başlıklı 4.maddesinin 4.3 kısmında "Sigorta edilen şeyin sigortalı seferin olağan olaylarına dayanıklı olarak ambalajlanması veya hazırlanması, sigortalı veya adamları tarafından ya da bu sigorta başlamadan önce yapıldığında, ambalajlanması veya hazırlanmasındaki yetersizlik ya da uygunsuzluğun neden olduğu zıya, hasar veya masraf. (Bu klozlar bakımından ''ambalaj'' konteyner içine yapılan istiflemeyi kapsar sayılır ve ''sigortalının adamları'' bağımsız yüklenicilere dahil edilemez.)'' hükmü yer almaktadır. Anılan hükümde "konteyner içine yapılan istifleme, bu sigorta başlamadan önce ya da sigortalı veya adamları tarafından yapıldığında "ambalajlama"ya dahil sayılır ifadesine yer verilerek konteyner içine yapılan istifleme sigortalı veya adamları tarafından yapıldığı takdirde bunun bakımından ambalajlamaya dahil sayılacağı, bu durumda meydana gelen ziya veya hasarın sigorta teminatı kapsamı dışında olacağı anlaşılmaktadır. Dava konusu taşımada da sigortalı emtianın konteyner içerisine istifleme işleminin sigortalı davacı şirket tarafından tayin edilen dava dışı ... firması tarafından yapıldığı, hasarın da lashing eksikliğinden kaynaklandığı, bu sebeple meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamında kapsamında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiş ve istinaf istemin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2- Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.09.07.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2110, K. 2026/1320, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2110-e-2026-1320-k-c599ce3f7d20