Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/833 E. 2026/996 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/833
Karar No
2026/996
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/833 Esas

KARAR NO:2026/996

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:24/02/2026

NUMARASI:2025/504 Esas, 2026/154 Karar

DAVA:TAZMİNAT (Rücuen Tazminat)

KARAR TARİHİ:02/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... AŞ'nin müvekkili nezdinde 29.04.2021 - 28.10.2022 vadeli ... Poliçesi sigortalı olduğunu, riziko adresinin... Havalimanı olduğunu, sigortalı şirketin faaliyette bulunduğu ... Merkezinde 04.11.2021 tarihinde pis su sızıntısı sonucu nedeniyle hasar meydana geldiğini, sigortalının zararının 131.129,93 Euro olarak tespit edildiğini, müşterek sigorta teminatı gereği müvekkilinin % 13 payı bulunması nedeniyle sigortalıya 21.04.2022 tarihinde 17.046,89 Euro ödendiğini, hasarın davalı restorant ve gıda şirketlerinin pis su giderlerine serbest yağ bırakmaları ve filtrelerin düzgün boşaltılmaması sonucu donan yağın boru hattını tıkamasından kaynaklandığını, bu nedenle davalı işletmelerin hasardan müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı ...AŞ'nin davalı ...AŞ'nin sigorta şirketi olarak, davalı ... Şirketinin davalı ...AŞ'nin sigortacısı olarak teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere hasardan sorumlu olduklarını ileri sürerek 17.046,89 Euro'nun ödeme tarihinden itibaren işleyecek yabancı para alacağı için kamu bankalarınca öngörülen en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketleri teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ...AŞ vekili cevabında; hasarın gerçekleştiği... Hava Alanı Gaziosmanpaşa adliyesine bağlı olup Ticaret Mahkemelerinin yetki alanı düzenlemesi ile davada Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, husumetin müvekkili şirketin sigortacısı davalı ... Şirketine yöneltilmesi gerektiğini, TBK'nın 73/2 fıkrası gereği tazminat ödenmesi istenilen kişinin durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorunda olduğunu, davacının müvekkiline karşı bildirim yükümlülüğüne yerine getirmediğini, davacı sigortacının sigortalısına ödeme yaptığı 21.04.2022 tarihinden iki yıllık zamanaşımı süresinde dava açmadığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin hasarda kusuru bulunmadığını savunarak davanın usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...AŞ vekili cevabında; sigorta şirketinin açtığı rücu davalarında, sigortacının sigortalısının sahip olduğu haklara sahip olduğunu, bu nedenle sigortalı için geçerli olan TBK'nın 72. maddesindeki zamanaşımı süresinin sigorta şirketi için de geçerli olacağını, davacının sigortalısına ödeme yaptığı 21.04.2022 tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkili şirketin atıkların depolanmasını mevzuata uygun yerine getirdiğini ve işletmelerinde bulunan filtrelerin düzenli bakımını yaptığını, mülk sahibi ...'nın periyodik bakım yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle biriken yağların gideri tıkaması sonucu hasarın meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemek üzere zararın müvekkili şirketin sigortalı olduğu poliçeden karşılanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili cevabında; iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının zararın meydana geldiğini ve sigortalısına ödeme yaptığını ispatlaması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin poliçe limiti ile sorumlu olup, poliçedeki koasürans, istisna ve muafiyetlerin dikkate alınması gerektiğini, tazminat tutarının fahiş olduğunu, faize hükmedilecekse dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi cevabında; davada yetkili mahkemenin müvekkili şirketin yerleşim yeri mahkemesi olan... Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, hasarın 04.11.2021 tarihinde meydana geldiğini ve zamanaşımı süresinin geçtiğini, hasara sebep olan gider birçok işletme tarafından kullanıldığından sigortalıları davaı ...AŞ'nin kusurlu olduğunun ispatı gerektiğini, sigortalının atık yağların kontrolü ile ilgili yönetmelik hükümlerine uygun davrandığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... Şti davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; rücu hakkı için hakkın doğduğu andan itibaren zamanaşımı başlayacağı, somut olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin, davacı tarafından ödeme yapılan tarihten itibaren 2 yıl olduğu, zira davacının, dava dışı şirkete ödediği bedelden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı ve alacağının ödeme yaptığı anda muaccel hale geldiği, bu nedenle zamanaşımı süresinin hesabında TTK 1420. ve TBK nın 73. maddesinin nazara alınması yani yapılan ödeme tarihinin dikkate alınması gerektiği, davacının 21/04/2022 tarihinde sigortalısına ödeme yaptığı, bu tarihten iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 11/07/2025 tarihinde bu davanın açıldığı bu durumda iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Karar yasal süre içerisinde davacı vekilince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın davalı sigorta şirketleri yönünden TTK'nın 1482 maddesi kapsamında sigortacıya yöneltilen tazminat talebi niteliğinde olduğunu, özel nitelikli olan TTK'nın 1482 hükmü gereği sorumluluk sigortalarında sigortacıya yöneltilecek talepler bakımından zamanaşımı üst sınırının 10 yıl olarak belirlendiğini, Mahkemenin sadece 2 yıllık süreyi esas alıp 10 yıllık süreyi gözardı etmesinin kanuna aykırı olduğunu, sigortalıya ödeme yaptıkları tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, sigortalıya ödenen hasar tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalı işletmeler ile sorumluluk sigortacı olduğu beyan edilen sigorta şirklerinden rücuen tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece, davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı sigorta şirketi hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, rücu alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunda toplanmaktadır.

1-Davalı sigorta şirketleri yönünden verilen hükmün istinaf incelemesinde;Davacı sigorta şirketi, sigortalısına ait işyerinde su sızması nedeniyle oluşan hasar için müşterek sigorta gereği payı olan 17.046,89 Euro ödediğini belirterek bu tutarın, davalı şirketler ile davalılar ...AŞ ve ...AŞ'nin sigortacıları olan davalı sigorta şirketlerinden rücuen tahsilini talep etmektedir. Halefiyete dayalı rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onunu halefi olarak sigortacı tarafından açılması olduğundan, sigortalı ile ona zarar veren arasındaki yasal hükümlere göre görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.Yargıtay'ın 17.01.1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla sigortacı, sigorta ettiren bakımından işlemeye başlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile zamanaşımı kesilmez ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz. (Yargıtay 17. HD'nin 2016/12992 Esas, 2017/6501 Karar sayılı kararı).Haksız fiilden kaynaklı alacak talebini düzenleyen TBK'nın 72 maddesi uyarınca tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar Somut olayda, davacının sigortalısı ile hasar sorumluları arasında herhangi bir sözleşme bulunmayıp, davacının alacak talebinin dayanağı haksız fiile dayanmaktadır. Sigortalısının haklarına halef olan davacı sigortacı 23.03.2022 tarihli ekspertiz raporu ile zararı ve zarar sorumlularını öğrenmesine rağmen dava iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 11/07/2025 tarihinde açılmıştır. Mahkemenin davacının ödeme yaptığı tarihi olan 21.04.2022 tarihini iki yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı olarak kabul etmesi doğru değilse de, bu tarihin davacı lehine olduğu ve hükmün de davacı tarafından istinaf edildiği gözetildiğinde, bu durum hükmün kaldırılmasını gerektirmemektedir.Bununla birlikte davacı vekili, davalı sigorta şirketlerinin sorumluluk sigortacısı olarak 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ileri sürmüşse de, davalı sigortacıların, sigortalılarının tabi olduğu zamanaşımına tabi olması gerektiği, kaldı ki sorumluluk sigortasında öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresi de tavan süre olup, sorumluluk sigortalarında alacağın TTK'nın 1420 ve 1482 maddeleri gereği 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu gözetildiğinde, davacı sigortacının bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.

2-Diğer davalılar yönünden verilen hükmün istinaf incelemesinde; HMK'nun 342/2-e bendi uyarınca istinaf dilekçesinde başvuru sebepleri ve gerekçesi gösterilir. Bununla birlikte aynı maddenin 3 fıkrasında, "İstinaf dilekçesi, başvuranın kimliği ve imzasıyla, başvurulan kararı yeteri kadar belli edecek kayıtları taşıması durumunda diğer hususlar bulunmasa bile reddolunmayıp, 355 inci madde çerçevesinde gerekli inceleme yapılır" düzenlemesine; HMK'nun 355. maddesinde ise, "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir." düzenlemesine yer verilmiş olup HMK'nun 352/1. maddesinde de başvuru şartlarının yerine getirilmemesi ya da başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde gerekli kararın verileceği belirtilmiştir.Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş, HMK’nun 342/3. maddesinde belirtildiği üzere, istinaf dilekçesini reddetmeden, HMK’nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere istinaf isteminin incelenip sonucuna göre karar verilmesidir. İstinaf yoluyla incelenen mahkeme kararında kamu düzenine aykırılık denetimi yönünden; işin esasına dair inceleme yapılmış olacağından, HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereği, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekecektir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2017/6010 Esas 2018/10990 Karar sayılı kararı).Somut olayda, davacı sigortacı, TTK'nın 1482 maddesi gereği davalı sigorta şirketleri yönünden 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek hükmü istinaf etmişse de, diğer davalılar yönünden istinaf sebeplerini açıklamamıştır. Mahkemenin diğer davalılar yönünden alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinde kamu düzenine aykırılık da bulunmamaktadır.Sonuç olarak ilk derece mahkemesinin alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinde hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusununHMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/504 Esas, 2026/154 Karar ve 24/02/2026 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/833, K. 2026/996, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-833-e-2026-996-k-bd27d747ead6