Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/11 E. 2026/1364 K. – Boşanma
Konu: Boşanma
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/11
- Karar No
- 2026/1364
- Karar Tarihi
- Konu
- Boşanma
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/11 Esas
KARAR NO : 2026/1364 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2023/551 Esas- 2023/936 Karar
TARİH: 27/09/2023
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
KARAR TARİHİ: 02/07/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin iki ortaklı olup ortakların evli olduklarını, Küçükçekmece 7.Aile Mahkemesi’nin 2022/136 esas sayılı dosyası üzerinden boşanma davasının görülmekte olduğunu, davalı şirketin 09/02/2023 tarihinde verdiği ilanla 06/03/2023 tarihinde genel kurul kararı aldığını ilan ettiğini, kurul gündeminin ise davacının şirket ortaklığından çıkarılması ve şirket merkezinin ... ...’ye taşınmak olduğunu, muhalefet şerhine rağmen karar alındığını belirterek 06/03/2023 tarihinde alınan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuka aykırı olup reddinin gerektiğini, şirket merkezinin taşınması kararının idari bir karar olduğunu, her zaman alınabileceğini, ekonomik sebeplerle karar alındığını, davacının haklı sebeple ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin dava açılmasına yönelik karar alınması kararının da haklı olduğunu, henüz bu konuda dava açılmadığını, taraflar arasındaki boşanma davasının halen çekişmeli olarak devam ettiğini, davacının şirket ortaklığından çıkarılması bakımından haklı sebepler bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 27/09/2023 tarih ve 2023/551 Esas- 2023/936 Karar sayılı kararında;
"Dava, 6102 sayılı TTK'nın 622. maddesi yollamasıyla kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanması gereken 445 vd maddeleri gereğince açılan genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça iptali/butlanı talep edilen genel kurul kararları, davacının limited şirket ortaklığından çıkarılması için dava açılması ve şirket merkez adresinin ... ... ilçesine taşınmasına ilişkin kararlardır.
TTK'nın 640'ncı maddesinde bir ortağın şirketten çıkartılması konusu özel olarak hüküm altına alınmış olup, anılan hükme göre şirket ana sözleşmesine konulacak bir hükümle bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılmaya ilişkin sebepler konulabilir. Aynı hükmün 3'ncü fıkrasında da anasözleşmede çıkarmaya ilişkin hüküm bulunmasa dahi şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararı ile haklı sebeplere dayanılarak şirketten çıkarılması mümkün hale getirilmiştir. Ancak ortaklardan birinin haklı sebeple ve mahkeme kararı ile şirketten çıkarılabilmesi için şirketin, genel kurulunda ortak hakkında haklı sebeple çıkarılması davası açılması için mahkemeye başvuru kararını genel kurulda temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan sermayenin tamamının salt çoğunluğu ile alınması şarttır. TTK'nın madde 621/1-h) Bu bağlamda anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde ana sözleşmede çıkarmaya ilişkin hüküm olmasa bile işbu davanın açılabilmesi için davalı hakkında çıkarma davası açılması yönünde bir karar alınmasının dava şartı olduğunun kabulü gerekir.
Ortağın haklı sebeplere dayalı olarak çıkarılması için açılacak dava öncesinde şirket tarafından öncelikle şirket genel kurulunda bu yönde karar alınması gerekmekte olup bu husus 6102 sayılı Kanun'un 621/1-h maddesinde emredici şekilde düzenlenmiştir. Bu nitelikteki bir karar kanun koyucu tarafından önemli kararlar arasında sayılmış olup kararın alınabilmesi için Kanun'un 621 inci maddesinde ağırlaştırılmış nisaplar öngörülmüştür. Haklı sebeplerle çıkarma davası açılması için şirket genel kurulunda geçerli bir karar alınabilmesi, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunmasına bağlıdır. Bu yeter sayı koşulu sağlanmayan genel kurul kararları yok hükmünde olup böyle bir karara dayalı olarak açılan çıkarma davasının da dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Davacı taraf, limited şirket ortaklığından çıkarma davası açmak üzere alınan genel kurul kararının iptalini talep etmiş ise de, davalı şirket iki ortaklı olup, her iki ortağın da genel kurul toplantısına katıldığı, böylelikle toplantı yeter sayısının sağlandığı, davacının olumsuz oy kullanarak usulüne uygun olarak muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdırdığı, davacının davalı şirkette % 25, davalının ise % 75 oranında pay sahibi olduğu, genel kurul toplantısında karar alınması için gerekli "oyların en az üçte ikisi" koşulunun sağlandığı, alınan kararda iptal/butlanı gerektirecek aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla bu karar yönünden iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın iptalini talep ettiği diğer karar, şirket merkez adresinin değiştirilmesine ilişkin olup, kararın her iki ortağın katıldığı genel kurul toplantısında, karar alınması için gerekli nisaba uyularak alındığı, davalı şirketin merkez adresinin değiştirilmesi konusunda mahkememizce yerindelik denetimi yapılamayacağı, kararın kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, iptal/butlanı gerektirir bir husus bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile,
''AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu iptali istenen 06.03.2023 tarihli genel kurul kararında ortaklıktan çıkartılma kararı için taraflarına hiçbir sebep sunulmadığını, sebep gösterilmeden tarafı aleyhine alınan ortaklıktan çıkarılma kararının hatalı olduğunu, bunun yanında karar alınması için gerekli çoğunluk da sağlanmadan genel kurul kararı alındığını, şirketin iki ortağının da iptali istenen genel kurula katıldığını, her iki ortağın da farklı oylar kullandığını, tarafının genel kurul kararına itirazı ve karşı oyu muhalefet şerhiyle birlikte genel kurul tutanağına geçirildiğini, TTK 621. Maddesine göre; "... temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilir:..." diye düzenlemede bulunduğunu, iki ortaklı bu firmada ise ortaklar farklı oylar vermiş ve istenilen 2/3 çoğunluk sağlanamadığını, Yargıtay kararlarında da iki ortaklı şirkette farklı oyların varlığı durumunda yeterli çoğunluğun sağlanamadığından çıkarma kararının geçersizliğine karar verdiğini ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/2945E.-2020/879K. 03.02.2020 tarihli kararı) iptali istenen genel kurul kararının yeterli çoğunluk sağlanamadan verilmesi sebebiyle iptal edilmesi gerekirken yerel mahkemenin haksız ve hatalı bir kararla taraflarınca açılan davayı reddettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; 6102 Sayılı TTK'nın 622 maddesi atfı ile aynı Kanun’un 445 vd.maddeleri uyarınca davalı limited şirketin 06/03/2023 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların iptali talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
6102 Sayılı TTK'nın "Oy hakkı ve hesaplanması" başlıklı 618/1 maddesinde; "(1) Ortakların oy hakkı esas sermaye paylarının itibarî değerine göre hesaplanır. Şirket sözleşmesinde daha yüksek bir tutar öngörülmemişse her yirmibeş Türk Lirası bir oy hakkı verir. Ancak, şirket sözleşmesi ile birden fazla paya sahip ortakların oy hakları sınırlandırılabilir. Ortak, en az bir oy hakkını haizdir. Şirket sözleşmesinde açıkça düzenlenmişse yazılı oy da verilebilir." hükmü, "Olağan karar alma" başlıklı 620/1. maddesinde; "(1) Kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararları, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır." hükmü, "Önemli kararlar" başlıklı 621/1 maddesinde "1) Aşağıdaki genel kurul kararları, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabilir: ....(f) Şirket merkezinin değiştirilmesi, (h) Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması.." hükmü düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17/03/2026 tarih ve 33199 sayılı Resmi Gazete yayımlanan 25/12/2025 tarih ve 2025/128 esas-2025/273 karar sayılı ilamı ile TTK'nın 616. maddesinin 1 numaralı fıkrasının (h) bendinin ve 621 maddesinin 1 numaralı fıkrasının (h) bendinde yer alan "Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması" ibaresinin "iki ortaklı limited şirketler" yönünden Anayasa aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş ise de söz konusu karar geriye etkili değildir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ışığında somut olay incelendiğinde, davacı tarafından iki ortaklı olan davalı şirketin 06/03/2023 tarihli ortaklar kurulu toplantısının 1 numaralı gündem maddesi ile alınan "Şirket ortakları kararlaştırılan tarih ve saatte toplanmış ve daha önce ilan edildiği gibi şirket ortaklarından 9025 kar pay oranına sahip ... T.C. numaralı ... in ortaklıktan çıkartılmasına ve bu konuda yasal yollara başvurulmasına" ilişkin kararın ve 2 numaralı gündem maddesi ile alınan "Şirket merkez adresinin İSTANBUL ili ... ilçesi ... mahallesi ....sokak n0:... adresinden ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... caddesi ... Blok apartman no:... adresine taşınmasına," ilişkin kararın iptali talep edilmiştir. Davalı şirketin toplam sermayesi 710.000,00 TL olup, bunun 535.000,00 TL'si dava dışı ortağa, 175.000,00 TL'si davacı ortağa aittir. Davalı şirket iki ortaklı olup, davacı şirkette 7.000 adet pay ile % 25 oranında, dava dışı diğer ortak ise 21.400 adet pay ile % 75 oranında hisseye sahiptir. Davalı şirketin ana sözleşmesinde ortağın haklı nedenle şirketten çıkarılmasına ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. TTK'nın 621/1 maddesinde düzenlenen özel nisabın iki ortaklı limited şirketler yönünden gerçekleşmesinin mümkün olmadığı ve kararların yok hükmünde olduğunun anlaşılmasına rağmen Mahkemece aksi yönde değerlendirme yapılması isabetli olmamıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/02/2020 tarih, 2019/2945 esas ve 2020/879 karar, 13/12/2017 tarih, 2016/4753 esas ve 2017/719 karar, 17/06/2020 tarih, 2019/3224 esas ve 2020/2963 karar sayılı ilamları)
Sonuç olarak, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarih ve 2023/551 Esas- 2023/936 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
2-Davanın KABULÜ İLE;
-Davalı şirketin 06/03/2023 tarihli ortaklar kurulu toplantısında 1 ve 2 numaralı gündem maddesi ile alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:
3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu ve tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile 552,10 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ve 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 162,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
9-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 745,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere; toplam 1.483,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Artan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.